11. Hukuk Dairesi 2020/4959 E. , 2021/2347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.01.2018 tarih ve 2016/756 E. - 2018/63 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.04.2019 tarih ve 2018/1009 E. - 2019/879 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi
**11. Hukuk Dairesi 2020/4959 E. , 2021/2347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.01.2018 tarih ve 2016/756 E. - 2018/63 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.04.2019 tarih ve 2018/1009 E. - 2019/879 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ..., Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının dava dışı müflis Özgür Çimento A.Ş. unvanlı şirketin davalıya olan borçlarına karşılık kendi taşınmazları üzerinde davalı yararına 604.700,00 TL bedelli ipotek tesis ettirdiğini, davalının müflis şirketten alacaklı olduğunu, bu alacak kapsamında davacı tarafından ödeme yapıldığını, iflas masasına kayıtlı davalı alacağının silinerek davacı adına kaydedilmesine karar verildiğini, bunun sonucu olarak davalının dava dışı müflis şirketten alacağının kalmaması sebebiyle davacının vermiş olduğu ipotekler nedeniyle de sorumluluğunun sona erdiğini, buna rağmen davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davacı hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının dava dışı müflis firmanın ortağı olduğunu, davalı tarafından sınırlı tutarda tahsilat yapılabildiğini, geri kalan alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ipotekli taşınmazların davacının mülkiyetinde olup müflis şirkete ait olmadığını, müflis şirketin borcu henüz bitmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortağı olduğu şirket ile ilgili davacının ipotek verdiği taşınmaz ile ilgili açılan takipte yapılan ödemeden sonra borcun sona ermediği 2.044.803,74 TL borcun bulunduğu ve halen muaccel bulunduğu, ipotek fekki koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmekle birlikte, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun sadece gerekçe yönünden kabulüne, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2018 gün, 2016/756 Esas-2018/63 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, ödeme tarihi olan 15.02.2016 tarihi itibariyle davalının dava dışı müflis şirketten ipotek resmi senedinde yazılı tutarın üzerinde bir oranda alacağı bulunduğu, davacının dava dışı müflis şirketin borcunu teminen kendi taşınmazları üzerinde davalı yararına ipotek tesis ettiği ve davalının alacağı devam ettiğinden, davacının davasının bu gerekçe ile reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.