(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/10013 E. , 2011/417 K. "" Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan süpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/03/2010 tarih ve 2010/258/212 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2010 tarih ve 2010/17 id…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/10013 E. , 2011/417 K.** **"İçtihat Metni"** Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan süpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/03/2010 tarih ve 2010/258/212 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2010 tarih ve 2010/17 iddianame değerlendirme sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/05/2010 gün ve 2010/6083/33252 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/06/2010 gün ve 2010/139650 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, mahkemece kamu görevlisi olan şüphelinin üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, nitelikli dolandırıcılık suçunun 4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma iznine tabi bulunduğu ve... Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun soruşturma izni verilmesine dair kararının kesinleşmediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,... İlçe Tarım Müdür Vekili olarak görev yapan şüphelinin ... iline atanmış olması nedeniyle şahsi özlük haklarına ilişkin olarak kendisine ödenecek yolluk miktarının belirlenmesine esas olacak beyanında, bakmakla yükümlü olmadığı halde anne ve babasını da beyana eklemek suretiyle fazladan yol gideri alması şeklindeki eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158.maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma iznine tabi bulunmadığı cihetle, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebiecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde iddianamenin iadesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu, kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. Dosya incelenerek gereği düşünüldü;