11. Hukuk Dairesi 2022/5288 E. , 2023/5487 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve T…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5288 E. , 2023/5487 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, ilgili vergi dairesi tarafından tanzim edilen raporla; davalının, yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde bir kısım naylon faturalar düzenleyerek şirket defterine kaydettiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin bu nedenle aleyhine tahakkuk ettirilen vergi aslı ve cezalarını ödemek zorunda kaldığını, davalının bu zarardan yönetim kurulu üyesi sıfatı sebebiyle sorumlu olduğunu, ayrıca, davalının, hisselerini 3. bir şahsa devrettiği hisse devir sözleşmesiyle de devirden önceki işlemler sebebiyle doğmuş vergi borçlarından sorumlu olduğunu kabul ettiğini, ödenmek zorunda kalınan vergi borcunun tahsili için yaptıkları takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun şirkete karşı değil vergi dairesine karşı olduğunu ve borcun da ödenmiş olmasından dolayı sorumluluğunun olamayacağını, yine yönetim kurulunun sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu olması gerektiğini oysa her hangi bir kusurlu hareketinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar