11. Hukuk Dairesi 2020/5960 E. , 2021/4228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.04.2017 tarih ve 2015/231 E. - 2017/96 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.02.2020 tarih ve 2017/4241 E. - 2020/439 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incele
**11. Hukuk Dairesi 2020/5960 E. , 2021/4228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.04.2017 tarih ve 2015/231 E. - 2017/96 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.02.2020 tarih ve 2017/4241 E. - 2020/439 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının Türkiye'nin en büyük ikinci özel sektör şirketi olduğunu, ticari faaliyetlerini yürütürken 2013/03458 numaralı tescil belgesine konu endüstriyel tasarımını da kullandığını, davalı şirketin “DİESEL” markası ile faaliyetlerini sürdürdüğü akaryakıt istasyonlarında davacı adına tescilli endüstriyel tasarımların aynısını kullanarak tasarım haklarına tecavüz ettiğini, davalı kullanımlarının Orhangazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/16 D.iş sayılı dosyasından tespit edildiğini ileri sürerek 554 sayılı KHK uyarınca davalının tecavüz teşkil eden fiillerinin tespitini, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf dava dilekçesine cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının TPMK'da tescilli 2013/03458 sayılı endüstriyel tasarımına bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakıldığında, davalının yakıt istasyonlarında "istasyon, kanopi, fiyat panoları, işaret panoları, müşteri hizmet birimlerini gösteren levha ve panolarında" endüstriyel tasarım açısından KHK'nın tanımladığı şekilde bir benzerlik görülmediğinden herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i istemidir. Davacı vekili, davalı kullanımının adına tescilli “Akaryakıt İstasyonu” başlıklı tasarıma tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, 554 sayılı KHK madde 7/1; Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile ikinci fıkrada belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır....7/son; Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarım geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.” düzenlemesi mevcuttur. Düzenleme karşısında tasarım kıyaslamasında farklılıklardan çok ortak özelliklere ağırlık verilmesi ve bu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izlenimin dikkate alınması gereklidir. Buna karşın yargılama aşamasında alınan 08.06.2016 tarihli ilk bilirkişi raporunda, tasarımlarda genel siluet benzerliği ve genel renklerdeki benzerlik bulunuyorsa da kullanılan malzeme, çizgilerdeki açılar dahil genel ve algı formunun farklılık taşıdığı ve netice olarak ürünlerin bazı yönlerden benzerlikler gösterse de genel anlamda farklıklar taşıdığı belirtilmiş, 08.02.2017 tarihli ikinci raporda ise davacı tasarımının kırmızı renk zeminde ve kırmızı beyaz renkte hazırlandığı, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle ilk planda dikkat çeken unsurun kırmızının koyu tonu yanı sıra "PO" ve "O" içerisindeki işareti olduğu, davalı tasarımının beyaz zeminde turuncu rengin hakim olarak hazırlandığı, ayırt edici olarak kullanılan sembollerin benzer olmadığı belirtilmiş, ilk derece mahkemesince iki bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği gerekçesiyle hükme esas alınmışsa da yapılan değerlemeler 554 sayılı KHK 7/son ve 10. maddelerinde yer alan ilke ve kurallara uygun olmadığı gibi, raporlarda yalnızca genel görünümü farklılaştıran ayrıntıların bulunduğu belirtilmiş, ancak genel görünümün farklılaştığı yönünde somut kanaat bildirilmemiştir. Bu halde, davacı vekilinin rapora karşı ciddi itirazlarını da karşılayacak şekilde ve 554 sayılı KHK 7/son ve 10. maddeleri doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak aralarında sektörde uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.