11. Hukuk Dairesi 2026/300 E. , 2026/1592 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/367 Esas, 2025/371 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I.…
11. Hukuk Dairesi 2026/300 E. , 2026/1592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/367 Esas, 2025/371 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 02.10.2010 tarihli bayilik sözleşmesi ve davalının asgari alım taahhüdü bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin haksız yere davalı tarafından feshedildiğini, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi halinde müvekkiline kar mahrumiyeti ödeneceğinin sözleşme ile hüküm altına alındığını, alım taahhüdüne göre müvekkilinin eksik alım miktarınca hesaplanacak kâr kaybının bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 02.12.2015 tarihli dilekçesi ile, talebini 361.837,56 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 02.10.2010 tarihli sözleşme ve taahhütnamenin taraflarca anlaşmaya varılamaması nedeniyle imzalanmadığını, taraflar arasında geçerli olan 01.03.2008 tarihli beş yıl süreli sözleşmenin sona ermesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmenin yenilenmeyeceğini ihtar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak; 02.10.2010 tarihli sözleşme ve taahhütnamenin asılları getirtilip, o tarih itibariyle davalıya ait imza asılları toplanıp huzurda da imzalar alınmak suretiyle anılan sözleşme ve taahhütnamedeki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespiti için rapor alınmaya çalışıldığı, ancak Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden, Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne devredilen, sonra Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilen dosya içerisinde ... bayi sözleşmesinin asıllarının dosya içerisinde bulunmadığı, Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 24.11.2024 tarihinde sözleşmenin kasaya teslim edildiğine dair tutanağın görüldüğü, bunun üzerine Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi ile yazışmaların yapılarak dosyaya sunulan sözleşmenin sorulduğu, sözleşme aslının Mahkemelerinin kasasında bulunmadığını bildirir cevap verildiği, mahkeme kasasında olma ihtimaline binaen tüm kasadaki evrakların kontrol edildiği, fakat tüm aramalara rağmen ... sözleşme aslının dosyada veya Mahkeme kasasında bulunamadığı, Adli Tıp Kurumundan alınan 18.09.2024 tarihli raporda; inceleme konusu belge fotokopisinde sağda atılı imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu belgenin fotokopi olması nedeniyle tanı unsurları net seçilemediğinden ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, inceleme konusu belge fotokopisinde .../... ..." isim yazıları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı hususunun belirtildiği, sözleşmenin davalı tarafından imzalandığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinin ihlali ve haksız fesih nedeniyle sözleşme uyarınca kar kaybı alacağı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle Mahkemenin 22.10.2025 tarihli celsesinde taraflardan tahkikatın tümüne ilişkin beyanlarının sorulması üzerine davacı vekilinin "Delillerimiz toplanmıştır. Toplanması gereken başka delilimiz yoktur." şeklindeki beyanı karşısında Mahkemece davacı tarafa yemin delilinin de hatırlatılmasına gerek bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.