11. Hukuk Dairesi 2012/11509 E. , 2013/11081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2012 tarih ve 2011/152-2012/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2012/11509 E. , 2013/11081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2012 tarih ve 2011/152-2012/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı ..., müvekkili ile davacı arasında yapılan hisse devir sözleşmesi ve alkollü içki tesisi intifa hakkı sözleşmesi uyarınca davalıya teslim edilen taşınmazın sonra ortaya çıkan emlak vergisinin müvekkilince ödendiğini, davalının bu miktarı sözleşme hükümlerine göre müvekkiline ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 34.152,27 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., müvekkili tarafından vergilerin ödendiğini, müvekkilinin davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, gayrimenkullere ait beyannameleri vermenin gayrimenkulün sahibine ait olup, talep edilen alacağın davacı tarafından yapılan beyanda ortaya çıkan bina ve arsa metrekare farklılıklarından oluştuğu, bu konuda davalının herhangi bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı ... temyiz etmiştir. Dava, intifa sözleşmesine konu gayrımenkulün sonradan çıkan emlak vergisinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf ilgili Belediye Başkanlığına taraflar arasındaki intifa sözleşmesine konu taşınmaz da dahil olacak şekilde belirttiği tüm taşınmazların emlak ve çevre temizlik vergi borcu bulunup bulunmadığını sormuş, Belediyece, akıllı kent operasyon sistemi ile yerinde yapılan inceleme neticesinde, dava konusu taşınmaz da bulunur şekilde geriye dönük olarak 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin emlak vergi borcu tahakkuk ettirildiği bildirmiş olup, davacı taraf, intifa hakkı sözleşmesine konu olan dava konusu taşınmazlara ilişkin sonradan ortaya çıkan emlak vergisinin rücuen tahsilini istemektedir. Taraflar arasındaki 27.02.2004 tarihli Alkollü İçki Tesisi İntifa Hakkı Sözleşmesinin 6. maddesinde, intifa hakkına konu taşınmazın kullanımından doğan vergi resim, harç ve benzeri yükümlülük ile emlak vergisinin hak sahibi davalı tarafından ödeneceği, dava konusu bina ve tesislerin her türlü vergiden ari olarak davacıya teslim edileceği açıkca düzenlenmiş olup, yine taraflar arasındaki 31.12.2008 tarihli tutanakta intifa sözleşmesi süresi içinde davalı tarafca taşınmaza ait tüm vergilerin ödendiği belirtildikten sonra aynı tutanağın birinci maddesinde "tüm yasal yükümlülük ve borçlardan teslim tarihinden sonra ödenmeyenlerin ortaya çıkması halinde Mey A.Ş. tarafından 1 hafta içinde ödenerek gerekli belgeler Tekel A.Ş'ye teslim edilecektir." şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. Bu durumda, dava konusu alacağın, intifa sözleşmesine konu taşınmazın alanının ilgili Belediyeye eksik bildirilmiş olması nedeniyle tahakkuk ettirilen bir ceza miktarı olmadığına göre, davacının davalının kullanımındaki alanı eksik bildirimde bulunması sonuca etkili olmayıp, sözleşme ilişkisi de gözetilerek, intifa sözleşmesine konu taşınmaz için sonradan ortaya çıkan emlak vergisinden intifa sözleşmesi kapsamındaki süreyle sınırlı olarak taşınmazı kullanan davalının sorumlu olduğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.