T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/849 - 2025/1684 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/849 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1684 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2021 ESAS-KARAR NO : 2021/29 E 2021/581 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/849 - 2025/1684 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/849 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1684 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2021 ESAS-KARAR NO : 2021/29 E 2021/581 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/353 E. sayılı dosyası ile halen derdest olan zayi nedeniyle çek iptali davasında verilen 04/12/2020 tarihli celse ara kararı ile müvekkili aleyhine istirdat davası açmak üzere süre verildiğini belirterek Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2020/8262 E. sayılı dosyasına dayanak keşidecisi ... olan ... Şubesinden keşide edilen 0019920 çek numaralı 47.980,00 TL bedelli 25/08/2020 keşide tarihli bir adet çekin istirdadına, dava sonuna kadar çek bedellerinin ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, bonoları elinde bulunduran davalı hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin arkasında yer alan davacıya ait cirantadaki imzalar her ne kadar davacı şirketin temsilcilerinin eli ürünü değil ise de söz konusu davacı cirosundan sonra çekin ... Dış Giyim .... Ltd.Şti.'ne, ondan sonra ....Ltd.Şti.'ne ve en son olarak davalı ... Hazır Beton....Ltd.Şti.'ne ciro edildiği, yetkili hamilin davalı ... Hazır Beton....Ltd.Şti. olduğu, davaya konu çekin davalı yetkili hamil tarafından doğrudan davacıdan alınmadığı, arada iki farklı cirantanın bulunduğu, söz konusu çekin ciro silsilesinde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı, davaya konu çekin istirdatına karar verilebilmesi için 6102 sayılı TTK' nın 792. maddesi gereğince davalı yetkili hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunun veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunun ispatlanması gerektiği, mevcut olayımızda davalının söz konusu çeki kötüniyetle iktisap ettiğine veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğuna dair dosyada hiçbir delilin bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, müvekkili tarafından dava konusu çekin çalındığına dair savcılığa şikayette bulunulduğu, cirantalardan ...Ltd. Şti.’nin başka çeklerde de cirosunun bulunduğu, mahkemece savcılık dosyasının sonucu beklenmeksizin davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, müvekkili ile cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davalı yanın kötüniyetli olduğu bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık çek istirdatı şartları noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, çek istirdatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Öncelikle, uyuşmazlığa hangi yasa hükmünün uygulanacağının belirlenmesinde yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 687. maddesi “ (1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ait hükümler saklıdır.” Hükmünü içermektedir. Yine TTK' nın 790. maddesinde, (1) Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı.; 792. maddesi ise, iyiniyetli çek hamilinin korunacağı hükmünü taşımaktadır. Buna göre; çek ister hamiline, ister emre yazılı olsun, çek hamili onu kötü niyetle ya da ağır bir kusuru bulunarak iktisap etmiş olmadıkça, önceki hamilin elinden ne suretle çıkmış olursa olsun, onu geri vermeye mecbur değildir (Turgut Kalpsüz, Çek Hukukuna İlişkin Bazı Meseleler Hakkında Yargıtay Kararlarının Tahlili, Batider, C: XI, s. 37 vd.) TTK' nın 792. maddesi, hamile yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamaktadır. Maddeye göre, “zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde istihkak davası açılabilecektir. Kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, - örneğin, hamilin hüviyetinin sorulmaması gibi- senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK.nun 686/2. maddesindeki “poliçe hamilin elinden herhangi bir surette çıkmış bulunursa...” ibaresi, poliçenin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak senedi çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin sahte ciro ile devretmesi halinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan; eş söyleyişle, kötüniyetli ve ağır kusurlu bulunmayan (yeni) hamil korunur. (Poroy-Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15. baskı, s. 154 vd.). Çekin, keşidecinin elinden rızası hilafına çıktığı iddiası, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Somut olayda davalı çeke ciro yoluyla hamildir. TTK.nun 686. maddesi uyarınca kötüniyetli hamil olup olmadığı, diğer bir anlatımla çekin çalıntı olduğunu bilerek eline geçirdiği hususunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Somut olayda, başka senetlerde de benzer ciro silsilesinin olduğu, ceza soruşturmasının halen devam ettiği anlaşılmakla birlikte, ceza soruşturmasının içeriği istinaf incelemesinde denetlenememektedir. Buna göre ceza soruşturması ve dava konusu çekle ilgili ceza yargılamasına yansıyan soruşturma varsa incelenerek, davalının iktisabında ağır kusuru olup olmadığı değerlendirilerek, ceza soruşturması sonucunun beklenip beklenmeyeceği konusu irdelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gereklidir. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile yukarıda belirtilen ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/29 Esas, 2021/58 1Karar ve 12/10/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."