7. Hukuk Dairesi 2007/1479 E., 2007/1500 K. 7. Hukuk Dairesi 2007/1479 E., 2007/1500 K. - ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ - HAZİNE ADINA TESCİL - KADASTRO TESPİTİ - TAPUDA KAYITLI OLMAYAN TAŞINMAZ MALLARIN TESPİTİ- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 15 ] "" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi…
7. Hukuk Dairesi 2007/1479 E., 2007/1500 K. **7. Hukuk Dairesi 2007/1479 E., 2007/1500 K.** **- ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ - HAZİNE ADINA TESCİL - KADASTRO TESPİTİ - TAPUDA KAYITLI OLMAYAN TAŞINMAZ MALLARIN TESPİTİ**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 15 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 110 ada 62 parsel sayılı 37956,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla davacı taraf adına tespit edilen taşınmazların toplam yüzölçümünün 100 dönümü aştığından söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Orhan Yüce vergi kaydına bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava ve temyize konu 110 ada 62 parsel sayılı taşınmazın davacı Orhan Yüce adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı tarafın tutunduğu 1937 tarih, 75, 76, 79 ve 140 tahrir sayılı vergi kayıtlarının dava ve temyize konu 110 ada 62 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu tesbit gününde taşınmaz üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmüne göre aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla bir kişinin edinebileceği toplam taşınmaz miktarı kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönümdür. Tesbit nedenleri dikkate alındığında çekişmeli taşınmaz norm fazlası açık bir anlatımla 100 dönüm fazlası olarak davalı hazine adına tesbit edilmiştir. Saptanan bu hukuksal olgu yerel mahkemenin ve taraflarında kabulündedir. Bu olgular karşısında davacı taraf vergi kayıtlarına dayanmıştır. Davacı tarafın tutunduğu 1937 tarih, 75 ve 140 tahrir sayılı vergi kayıtlarında özellikle, 75 tahrir sayılı vergi kaydında doğuda, 140 tahrir sayılı vergi kaydında ise güneyde "M… …." sınır yeri olarak tarif edilmiştir. Sözü edilen "M…