11. Hukuk Dairesi 2023/3244 E. , 2023/6017 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM :Kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN :Davacılar vekili Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ile feri müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzelti
**11. Hukuk Dairesi 2023/3244 E. , 2023/6017 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM :Kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN :Davacılar vekili Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ile feri müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili; müvekkilinin mirasbırakanı Mehmet Muammer Mülayim’in Egebank A.Ş.’nin Kayseri Şubesi’ne 100.000,00 DEM mevduatını vadeli yatırdığını, banka yönetimine el konulunca paranın Egebank Off Shore Ltd. hesabına aktarıldığı gerekçesiyle iade edilmediğini, Egebank A.Ş. ile Egebank Off Shore Ltd.’nin tek elden yönetildiğini, suç amaçlı planlı ve kasıtlı işbirliği içinde mevduat sahiplerinin dolandırıldığını, devirler ve birleşme sonucu davalı Bankanın zarardan sorumlu olduğunu, Egebank A.Ş. yöneticilerinin bankaları aracı olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını, işlemin havale görünümlü mevduat toplama niteliği taşıdığını, bankanın müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, kanuna karşı hile bulunduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, müşterinin kasten yanlış yönlendirildiğini, haksız fiil sorumluluğunun doğduğunu ileri sürerek 100.000,00 DEM= 51.129,18 euronun ½ hissesi olan 25.564,59 euronun davalı Bankadan tahsilini, alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasını talep etmiştir. Davacı vekili, 23.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 640 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mirasçılardan her birinin terekedeki hakların korunmasını isteyebileceğini, sağlanan korumadan mirasçıların hepsinin yararlanacağını, hakların korunmasını sağlamak amacıyla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünü 100.000,00 DEM= 51.129,18 euro alacak ve tazminatın davalı Bankadan hükmen tahsili, alacağa paranın yatırılma tarihi olan 17.11.1999 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi uygulanmasını şeklinde ıslah ettiklerini bildirmiş, davanın diğer mirasçıya ihbarını istemiştir. 2.Murisin diğer mirasçısı vekili; murisin iki mirasçısı bulunduğunu, davayı muvafakat verdiklerini belirtmiş, müdahale talebinin kabulünü, müvekkili yönünden kabul edilen tutarın miras payı oranında kararda belirtilmesini istemiştir. Bilahare ½ oranında lehlerine hüküm kurulması talebinden vazgeçtiklerini, davacının gerek duruşmada gerek ıslah konulu beyanına muvafakat ettiklerini belirtmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili; hisse devir sözleşmeleri uyarınca ...’nin mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini, davanın zamanışımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Feri müdahil ... vekili; davalı Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi için kıyı bankacılığını tercih ettiğini, iradesinin yanıltılmadığını, davalı Bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Feri Müdahil OYAK vekili; müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını, husumetin ...’ye tevcihi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 51.129,18 euronun 17.11.1999 tarihinden itibaren devlet bankalarının 1 yıl vadeli Euro cinsinden mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı nispetinde işleyecek faizi ile birlikte davalı İNG Bank A.Ş'den tahsili ile davacı ve asli müdahile veraset ilamındaki miras hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ile feri müdahiller vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 12.12.2022 tarihli ve 2020/2093 E., 2022/8893 K. sayılı kararıyla, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekili, davalı vekili, feri müdahil OYAK vekilinin tüm, feri müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacılar vekili; Dairenin yerleşik içtihadı değiştirmek için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (HGK) başvurusunun yasal koşulları taşımadığını, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun (2797 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin Anayasa'ya aykırılık taşıdığını, müvekkilinin parasının usulsüz şekilde off shore hesabına aktarıldığını, buradan da usulsüz kredilerde kullanılıp tüketildiğini, denetim kurumunun görevini yerine getirmediğini, bozma kararının hukuki güvenlik ilkesine, adaletli yargılanma hakkına, mülkiyet hakkına, sürpriz karar verme yasağına, dosyadaki maddi gerçeklere aykırılık taşıdığını, HGK içtihadı birleştirme kararının gerekçe içermediğini, süreç içinde Daire kararlarının değişikliğe uğradığını, davaların erken açıldığından bahisle ret kararları verilmesi üzerine mevduat sahiplerinin büyük çoğunluğunun dava açmadığını, ...'nin el koyma tarihinden itibaren bankaların, banka sahiplerinin ve banka iştiraki şirketlerin tüm mal varlığına mevduat sahiplerinin alacağını tahsile yönelik olarak el koyduğunu, zaman içinde bu mal varlıklarını satarak paraya çevirip kasasına aldığını, banka sahiplerinden ve iştiraklerinden olan alacağı tahsil ederken banka sahipleri ile ve alacaklı sıfatı ile hareket ederek borçlularla sözleşmeler imzalamak ve hem de banka sahiplerinden bu amaçla tahsilatlar yapmak suretiyle zamanaşımını kesen işlemler gerçekleştirdiğini, zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak paranın yatırıldığı tarihin esas alınması halinde mudinin daha yatırırken dolandırıldığını bildiği sonucuna ulaşılacağını, bu değerlendirmeninse hayatın olağana akışına aykırılık taşıdığını, bir alacağın Türk Mahkemelerinde ileri sürme olanağının bulunmadığı sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, bozma kararının HGK'nın kararının gerekçesi ile çeliştiğini, içtihadı birleştirme kararının geriye yürütülemeyeceğini, davanın emsal içtihatlara dayanılarak açıldığını, ...'nin mevduat sahiplerinin açtıkları davalar nedeniyle "alacağını ödeme riski altında olduğu" gerekçesi ile off shore mevduat alacağı bulunan kişilerin alacağını da gerekçe göstererek banka sahiplerinden mevduat sahipleri adına tahsilat yaptığını, bu tahsilatların zaman içinde kısım kısım yapıldığını, borçlu banka sahiplerinin borcunu ...'nin kamu gücünü kullanması nedeniyle mevduat sahibi yerine ...'ye ödemek zorunda kaldıklarını, banka sahibi kişilerin ve şirketlerinin yaptığı bu ödemelerin zaman aşımını kestiğini, zamanaşımı definin hakkın kötüye kullanılması kapsamında kaldığını, ...'nin sebepsiz zenginleşeceğini, bozma ilamında zamanaşımını durduran ve kesen olguların değerlendirilmediğini, borçlunun alacak üzerinde intifa hakkını haiz olduğu müddetçe zamanaşımının cereyan etmeyeceğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının ücreti vekalet yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı 187.55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.