İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/09/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalılar ... Tic. A.Ş, Oto ...Tic. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş şirketlerinin aile şirketleri olup kendi hisselerinin yanında babasından, annesinden miras yolu ile kendisine kalan hisse payları da; hatta bir kısım şirketin ortağı olan davalı şirketlerin paydaşlığı da ticaret sicil gazetesi ilanlarına göre yok olduğunu, şirketlerin yıllarca genel kurulları yapılamadığını, yönetim kurulu sürelerinin dolmasına rağmen yeni…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1176 KARAR NO: 2025/1316 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/06/2025 (Ara Karar) NUMARASI: 2024/828 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/09/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalılar ... Tic. A.Ş, Oto ...Tic. A.Ş. ve ... Tic. A.Ş şirketlerinin aile şirketleri olup kendi hisselerinin yanında babasından, annesinden miras yolu ile kendisine kalan hisse payları da; hatta bir kısım şirketin ortağı olan davalı şirketlerin paydaşlığı da ticaret sicil gazetesi ilanlarına göre yok olduğunu, şirketlerin yıllarca genel kurulları yapılamadığını, yönetim kurulu sürelerinin dolmasına rağmen yenilerinin seçilemediğini şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunmadığını, pay defterine ulaşılamadığı ve anılan şirketlerin faaliyetinde şirketin yönetim organının bulunmadığının anlaşıldığını, tarihten bu yana genel kurulların yapılamadığı gibi 14 yılı aşkın sürede de yönetim kurulu seçilemediğini, şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin on yıl ve daha öncesinde dolduğunu, genel daha evvel atanan kayyım tarafından icra edilen genel kurullarda da pay defterlerinde usulsüzlüklerin bulunduğunun sabit olduğunu; organ yokluğu halinin mevcut olduğu ve organ boşluğunun başka türlü yoldan sağlanamadığını, davalı şirketlerde yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar şirkete acil ve zorunlu işleri yapmak üzere yönetim kayyımı atanması gerektiği aksi durumda ise davalıların şirket defter ve kayıtları üzerinde geçmişe yönelik işlemler yapabileceği gibi geçmişe yönelik temlik, sözleşme, borçlandırıcı işlemlerde bulunma ihtimallerinin bulunması ve böyle bir durumda huzurdaki davanın akim bırakılması tehlikesi bulunduğundan taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacı vekilinin 29.05.2025 tarihli dilekçesindeki talebi olan davalı şirketlere tedbiren temsil ve yönetim kayyımı atanmasına ilişkin olarak, kayyım atanması istenen şirketlerde organ eksikliğinin bulunmadığı, ayrıca bu şirketlere ilişkin iddialarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, davacının mevcut durumda bu şirketlerde ki ortaklık durumu ve şirketlerin yönetim yapıları, İstanbul Anadolu 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nin eldeki dosya davalılarını da kapsayan beraat kararı ve TTK 365., 408/2-b maddesi de dikkate alındığında, bu aşamada dosyada mevcut deliller çerçevesinde yukarıda açıklanan yaklaşık ispat şartının oluşmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiş,talep dilekçesinde ki iddialarını tekrar ederek ara kararın kaldırılarak davalı şirketlere yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacının talebi davalı şirketlerde hissedarlığın tespitine ilişkin olup, davalı şirketlerin tüzel kişiliğinin devam ettiği; yönetim organlarının görev süresinin sona ermesinin temsil yetkisinin kendiliğinden sona ermesine yol açmayacağı ,davacının talebinin hissedarlığın tespiti ve tescili davası olduğu, tebligatların ticaret sicilinde kayıtlı adreslere yapıldığı; davacının şirketlerde paydaş olduğu yolunda bu aşamada yaklaşık ispat sağlanamadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/202