11. Hukuk Dairesi 2024/3908 E. , 2025/2129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/498 Esas, 2024/727 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/747 Esas, 2023/791 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi t
**11. Hukuk Dairesi 2024/3908 E. , 2025/2129 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/498 Esas, 2024/727 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/747 Esas, 2023/791 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 14.09.2010 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca dava dışı taşınmaz maliki ile taraflar arasında üçlü bir protokol bağıtlanarak bu protokolün 6. maddesi gereğince davalı şirkete 750.000,00 USD+ KDV tutarında "Peşin Satış Destek Primi" ödemesi kararlaştırıldığını, bir kısmının banka havalesi bir kısmının da cari hesaptan mahsup yoluyla ödendiğini, davalı şirketin bayiilik sözleşmesini süresinden önce 26.06.2013 tarihinde feshettiğini bu nedenle davalıya yapılan ödemenin bu tarihten sonraki döneme isabet eden kısmının karşılıksız kaldığını ve iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek kıstelyevm usulünce hesaplanan 628.692,90 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek %10.50 ve bu orandan az olmamak üzere değişken avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Rekabet Kurumu kararları uyarınca protokol süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmenin ayakta kaldığı 2 yıl 10 ay sürede kararlaştırılan miktarın üzerinde alım yaptığını, sözleşmenin davacı tarafından tek yanlı ve haksız fesholunduğunu, ödenen destek priminin karşılığının davacı tarafından alındığını, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı, davalı şirket ve dava dışı taşınmaz maliki arasında düzenlenen 14.09.2010 tarihli protokol uyarınca davalının 5 yıl süre ile davacının bayiiliğini üstlendiği, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davacının davalıya toplam 750.000,00 USD tutarında peşin satış destek primi ödemeyi üstlendiği, protokolün 15/c maddesi uyarınca bayilik sözleşmesinin her ne suretle olursa olsun feshi halinde davacı tarafından yapılan ödemelerin kullanılmayan sözleşme süresine karşılık gelen kısmının avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte ödeneceği hususunun davalı bayii tarafından taahhüt edildiği, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği, sözleşmenin 5 yıl ayakta kalacağı düşünülerek davacı tarafından da davalıya "Peşin Satış Destek Primi" olarak toplam 1.410.312,40 TL prim ödemesi yapıldığı hususunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, fesih sonrası kalan süreye isabet eden kısmın davacı talebi ile bağlı kalınarak 628.692,90 TL olduğu, bayiilik protokolünün 15/c maddesi uyarınca davalı bayii tarafından avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davacıya iadesi gerektiği, diğer davalı ... tarafından sözleşmedeki imzanın inkar edilmesi üzerine alınan bilirkişi raporu ile taahhütnamedeki imzanın davalı ...'a ait olmadığı, bu kapsamda geçerli bir kefalet ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı ...'ın müştereken müteselsilen sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kalan sözleşme süresine isabet eden peşin satış destek priminin iade talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.