6. Ceza Dairesi 2016/6061 E. , 2016/7103 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre, sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, Hakim dünü bugünden öğrenir, bunun için de dayanağı delillerdir.…
**6. Ceza Dairesi 2016/6061 E. , 2016/7103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre, sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, Hakim dünü bugünden öğrenir, bunun için de dayanağı delillerdir. İddia savunma ve deliller tümüyle birlikte değerlendirilip iddiayı savunmaya üstün kılan nedenler bu aşamadan sonra belirlenmektedir. Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bu amaca ulaşılmasını mümkün kılmak için ceza muhakemesinde delil serbestisi esası benimsenmiştir. Kanun delillerin ileri sürülmesi, toplanması ve değerlendirilmesi konularında bir sıralama yapmıştır. Şüphelinin soruşturma aşamasında yaptığı açıklamaları sadece bu evre bakımından beyan delildir (şahsi delildir). Bunlar kovuşturmada gündeme gelebilir, hatta hükme esas alınabilir. Muhakeme konusu olay hakkında beş duyusu aracılığı ile öğrendiklerini aktaran üçüncü kişi tanıktır. Tanık ceza muhakemesinde uyuşmazlığın konusunu oluşturan olay hakkında duyu organları aracılığı ile edinilmiş bilgisi bulunduğu varsayılan kişidir. Tanığın açıklamaları delil, kendisi ise delil kaynağıdır. Teknik anlamda tanık uyuşmazlığın konusu olan olayın tarafı değildir. Mağdur (suçtan zarar gören) ise teknik anlamda tanık değildir. Tanığın beyanı olay hakkında beş duyusu aracılığı ile uyuşmazlık konusu olayı algılaması biçiminde olabileceği gibi, başkalarından olayı duyması şeklinde de olabilir. Tanık çoğunlukla olayı görendir. Bu nedenle görgü tanığı kavramı yaygın olarak kullanılır. Tanık bazen kendisine veya yakın olduklarına menfaat sağlama, tehlikeyi önleme, bazen toplumun etkisi, bazen de duyduğu ve gördüğünü yanlış algılması ve böylece inanması ile yanılgılı anlatımlara da yönelebilir. Yani tanık bazen çok çeşitli sebeplerle yanlış beyanda bulunabilir. Hakim tecrübelerine dayanarak tanığın beyanlarının sağlamlığını değerlendirir, bu özellikte olduğunu saptarsa delil olarak ele alabilir. Somut olaya gelince;