İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/116 KARAR NO : 2025/1414 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2023 NUMARASI : 2022/60 Esas - 2023/121 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... plakalı 2017 model ... Sport 2 aracı dava dışı 3.kişi ... Turizm İşletmeciliği Ticaret Ltd. Şti.' den satın alarak zilyetliği içinde kullanıma başladığını ancak araç üzerinde satın alınan şirketin banka kredi teminatları bulunması kaynaklı üzerine alamadığı dönemde, araç garanti kapsamında iken arızalar yapmaya başlayarak ... Esenboğa Şubesi' nde servise girmeye başladığını, aracın ilgili servis kayıtlarından sabit olduğu üzere aracın arızası davalı yanca bir türlü giderilememiş olduğundan, makul sayı ve sürenin üzerinde serviste geçen ve giderilemeyen arıza süreci sonrası nihayetinde 02/09/2019 tarihinde aracın tüm motoru aksamı ile birlikte değiştirildiğini, motor ve davalı servis hizmetinde kırılan ön camın değişimi sonrası araç itirazı kayıt ile; araç değer kaybı ile değişim haklarını saklı tutarak, servisten teslim aldığını, aracın bu değişimden sonra da arıza yapmaya devam ederek ayıplı olduğunun ortaya konulduğunu, müvekkili şirketin aracı üzerine alarak... plaka ile kullanım içinde araç Ankara ve farklı illerde arıza yapmaya devam ederek yolda kaldığını, son olarak şirket yetkilisinin ailesi ile sömestr tatilinde Kartepe' de kalarak mağduriyet yaşanmasına neden olduğunu, servis kayıtlarında sabit olduğu üzere bir çok parçası değişmiş ve uzun süreler serviste sorunun anlaşılması ve parça temini için kalan aracın açıkça ayıplı olduğunu, davalı şirket yetkililerinin aracın tüm sürecini bilmekte olduğunu, yasal haklarının kullanımına mani olmak için basiretli tacir hükümlerinden uzaklaşarak aracın yasal garanti uzatmasını yapma karşılığı taraflarından dava açılmayacağına dair ibraname talep edildiğini, taraflarınca keşide edilen Ankara 63. Noterliği' nin 27/12/2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi sonrası garantiyi ancak uzattıklarını, keşide edilen ihtarnamede aracın ayıplı olduğunu ve bu dava konusu değişim taleplerinin ihtar edildiğini, ihtarın davalı şirkete 30/1/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, dava konusu aracın en üst segmentte olan sıfır değerinin bugün itibari ile 1.400.000,00 TL' nin üzerinde bir araç olduğunu, çok büyük değer kaybına uğrayan bir araç olduğunu, bu nedenlerle servis kayıtlarında sabit kılınan ayıplı aracın aynı marka ve model araç ile değişimini, mümkün olmadığı takdirde aracın ayıpsız bedelinin tespiti ile taraflarına faizi ile birlikte ödenmesini, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL' nin ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya konu etmiş olduğu arıza ve/veya ayıp iddiası dava dilekçesinde de belirtilmiş olduğu üzere aracın ... Turizm A.Ş.' nin mülkiyetinde iken gerçekleştiğini, bu kapsamda basiretli bir tacir olan ... Tıbbi Laboratuvarları .... İnş. Tur. Oto. Kir. İth. İhr. San. Tİc. Ltd. Şti.' nin dava etme yetkisi olmayıp davanın bu nedenle öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddini, davacının üretimden kaynaklı ayıp iddialarını kabul etmemekle birlikte müvekkili şirket ... Servis ve Tic. A.Ş. Dava konusu aracın ithalatçısı ya da satıcı olmadığından üretimden kaynaklı ayıp iddialarına dayalı davanın müvekkili açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, yetki itirazında bulunduklarını, davanın açıldığı tarihte müvekkili şirketin "Firuzköy Bulvarı ... Avcılar/İstanbul" adresindeki ticari merkezinde faaliyetine devam etitğini, bu nedenle davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri' nde görülmesi gerektiğini, mahkememizin yetkisiz olduğunu beyan ederek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davanın yetkisizliği nedeniyle reddine, zamanaşımı süresi geçmiş olması sebebiyle davanın reddine, davacının TTK. M. 23'de düzenlenmiş gözden geçirme ve ayıp bildirimi yükümlülüğüne uymamış olması sebebiyle reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, ücretsiz onarım hakkını kullanan ve seçimlik hakkını tüketen davacının taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/04/2016 tarih, 2015/16169 Esas, 2016/5661 Karar sayılı ilamında; "Davalı, ayıplı olduğu ileri sürülen aracın bakım ve tamirini üstlenmiş olup, aracın satış sözleşmesinde herhangi bir sıfata haiz değildir. Bu nedenle tazminattan sorumlu tutulamayacağı gözetilerek pasif husumet ehliyeti yokluğundan bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır, " gerekçesinden de anlaşılacağı üzere davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ... araçlarını münhasıran Türkiye'ye tek ithal eden şirket davalı ... Servis Ve Tic. A.Ş. olup, tüm alt şirketlerin davalının bayisi olduğunu, T.C. Ticaret Bakanlığı'nda ve emsal yargı içtihatlarında bu durum açık ve sarih olup, ilk derece mahkemesi kararının yasal ve yerinde olmadığını, davalı şirketin aracı ithal eden tek şirket olmak ile birlikte araca tüm kusurlu servis hizmetini veren yan olduğunu, dava sadece kusurlu araca dair olmayıp aynı zamanda davalı yanca verilen kusurlu ve çözüm üretemeyen servis hizmetine de dayalı olduğunu, bu nedenle servis hizmetini veren; araç motoru defaten değiştiren, yan davalı ... olup ilk derece mahkemesini aktif ve pasif husumet dava ehliyeti değerlendirmesinin yasal ve yerinde olmadığını, dava konusu aracı tek ve münhasır ithal eden, alt bayilerine ve kendi aracılığı ile satışını yapan, müvekkili aracına kusur ve sonrası giderilemeyen kusurlu servis hizmetini veren davalı ... olduğu açık iken pasif husumet yokluğundan bahsedilemeyeceğini, ayıplı aracın aynı marka ve model araç ile değişiminin ilk derece mahkemesinden talep edilmiş olmasına karşın mahkeme esasa girmeden yerinde olmayan, aracı tek ve münhasır ithal eden dava şirket olması ve araca kusurlu servis hizmeti vererenin de davalı şirket olması nazarında yerinde olmayan aktif ve pasif husumet yokluğu yanlış değerlendirmesi ile işbu istinaf talebine konu yasal ve yerinde olmayan hükmünü kurduğunu, dava konusu araç servis kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere periyodik bakım harici birçok kez arıza kaynaklı servise gittiğini, bu servis hizmetleri sırasında motoru dahil bir çok parçasının değiştirildiğini, bu işlemlerin özellikle motor değişiminin değer kaybına sebep olmadığı iddiasının ülkemiz koşulları ve gerçek hayat ile bağdaşmadığını, açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/60 Esas ve 2023/121 Karar sayılı kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, ikinci el olarak satın alınan otomobilin ayıplı olduğu iddiasıyla ayıplı aracın aynı marka ve model araç ile değişimi, mümkün olmadığı takdirde aracın ayıpsız bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesice davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı şirket, davaya konu aracı ikinci el olarak 13.11.2019 tarihinde dava dışı ... Turizm İşletmeciliği Tic. Ltd Şti'nden satın almış olup, dosya kapsamına sunulan 14.04.2017 tarihli satış faturasına göre davaya konu aracın dava dışı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş tarafından ithal edildiği, aracın ilk satıcısının dava dışı ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. olduğu, aracın davacı tarafından satın alınmadan önceki servis kayıtlarında, servis hizmeti veren şirketin davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) "Ticari satış ve mal değişimi" başlıklı 23.maddesinde bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 219.maddesinde "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü mevcuttur.TBK'nın 227.maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme yönünden seçimlik haklardan birini kullanabileceği, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere taraf ve dava ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da başka bir anlatımla taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmamıştır. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. Taraf sıfatı, bir başka ifadeyle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, maddî hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddî hukuka göre tespit edilir. Sıfat dava şartı değil, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(15)6-609 Esas ve 2022/1424 Karar sayılı kararı)Somut olayda davalı ... Servis ve Ticaret A.Ş.'nin davaya konu araca, servis hizmeti veren şirket olduğu ihtilafsızdır . Dosya içerisinde bulunan otomobil yedek parça garanti belgesinde, ithalatçı firma dava dışı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve satıcı firma davalı ... Servis ve Ticaret A.Ş. olarak görünmekte ise de garanti belgesinde, yetkili servislerde yapılan onarım ve parça değişimleri sonucunda verilen ve garanti belgesi ile satılması zorunlu olan parçaları kapsadığı yazılı olmasına göre davalı ile davacının aracı satın aldığı ilk maliki arasında satım sözleşmesi bulunmadığı, davalının aracın satıcısı ve ithalatçısı olmadığı anlaşılmaktadır.Davacı tarafça uzatıldığı belirtilen garantinin otomobil yedek parçasına ilişkin olduğu gözetildiğinde davalının araca ilişkin bir garanti sorumluluğu da yoktur. Davacı tarafından davalı hakkında keşide edilen Ankara 63. Noterliği'nin 27.12.2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesinde aracın kusurlu ve ayıplı olduğu , eksik ve hatalı hizmet kaynaklı maddi zarara yol açtığı belirtilerek aracın aynı marka ve model araç ile değişimi, aracın garantisinin uzatılması, aksi durumda aracın değişimi, maddi kayıplar ile kullanım yoksunluğu kaynaklı hukuki ve cezai başvuru yapılacağı bildirilmiş ise de eldeki davada davacı, davalıya karşı TBK'nın 227.maddesinde yazılı ayıp nedeniyle seçimlik haklardan ayıpsız misliyle değişim olmadığı takdirde bedel iadesi talep etmiştir. Davacı tarafça dava öncesinde keşide edilen ihtarnamede, cevaba cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesinde, dava konusu araca servis hizmeti veren davalı şirketin ayıplı hizmet verdiği iddia edilmiş ise de davalıya karşı ileri sürülen taleplerin, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının ancak kendisinin yaptığı satım akdinin tarafı olan satıcısına karşı ileri sürebilecek olmasına ve ayıplı servis hizmeti iddiasına ilişkin bir talepte bulunmamış olmasına göre mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025