6. Ceza Dairesi 2007/23184 E. , 2011/1433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mahkemenin işten el çektikten sonra hüküm kesinleşmeden verdiği 09/04/2007 tarih 2006/932-2007/311 sayılı ikinci uyarlama kararının hukuken yok hükmünde olduğu; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/06/2005 gün ve 2002/762-2003/524 sayılı kararında,
**6. Ceza Dairesi 2007/23184 E. , 2011/1433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mahkemenin işten el çektikten sonra hüküm kesinleşmeden verdiği 09/04/2007 tarih 2006/932-2007/311 sayılı ikinci uyarlama kararının hukuken yok hükmünde olduğu; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/06/2005 gün ve 2002/762-2003/524 sayılı kararında, “Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşüne uygun CMK 268/1. maddesi uyarınca aynı Yasanın 35. maddesine göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren 7 gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle itiraz yasa yolu açık olmak üzere karar verildi” şeklinde yazılması suretiyle yasa yolunun ne olduğu, yasa yoluna başvuru mercii ve şeklinin usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında; hükümlü ...'ın 28/12/2006 tarihli temyiz başvurusunun da süresinde olduğu kabul edilerek 30/06/2005 gün ve 2002/762-2003/524 sayılı ilk uyarlama hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre yakınanlar ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle verilmesi gereken cezaların anılan Yasanın 61. maddesindeki ölçütlerde gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması bakımından duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, hükümlünün kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek hükümlü hakkında hükmolunan cezadan yazılı biçimde indirim yapılması, 3-Hükümlünün eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1 (pek hafif), 40. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 62/1, 63. maddelerinin bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı TCK.nun hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına yapılan uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 17/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.