6. Ceza Dairesi 2023/19615 E. , 2025/4803 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/593 E., 2023/355 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/593 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemine yönelik dilekçelerinin temyiz sebebi ihtiva etmediği, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müda…
**6. Ceza Dairesi 2023/19615 E. , 2025/4803 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/593 E., 2023/355 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/593 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemine yönelik dilekçelerinin temyiz sebebi ihtiva etmediği, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerine tefhim edilen istinaf kararında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (5271 sayılı Kanun) 294. ve 295. maddesindeki ihtaratın yer almadığı anlaşılmakla; yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun iki dereceli kanun yolu sistemi benimsenmiş olup 291 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde temyiz süresi; "Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde ... yapılır;" şeklinde kaleme alınmıştır. Buna göre ilgilisi aleyhine temyiz yoluna başvurmak istediği karara karşı bu kararın tebliği ya da tefhiminden itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek ve hâkime onaylattırılmak koşuluyla zabıt kâtibine bir beyanda bulunmak suretiyle temyiz hakkını kullanır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için öngördüğü tek koşul, temyiz iradesinin usûlüne uygun şekilde on beş gün içinde açıklanmasından ibaret değildir. Şöyle ki; 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde belirtilen; “Yargıtay … temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm karşısında, 5271 sayılı Kanun’un temyiz sisteminde sebeple bağlılık ilkesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. O hâlde temyiz dilekçesinde hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedenleri de belirtilmelidir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlıklı 295 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini belirten dilekçeyi de sunmak durumundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında ayrıntıları izah edildiği üzere, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/593 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararında; 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında ifade edildiği üzere kanun yolunun, süresinin ve merciin açıkça belirtildiği ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için benimsediği iki aşamalı süre koşulunun göz ardı edilmesiyle süre konusundaki ihtarın, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı tutulduğu, suça sürüklenen çocuklar müdafiine, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında, temyiz nedenlerini içeren dilekçenin sunulması için öngörülen yedi günlük süre ihtarının bulunmadığı belirlenmiştir. Somut olayda bölge adliye mahkemesinin karar eteğinde, "SSÇ ... ve müdafiisi Av. ... ile SSÇ ... müdafi Av....'ın yüzüne karşı, hazır bulunanlar yönünden kararın tefhiminden itibaren 15 gün içinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle C. Savcısının huzurunda mütalaaya uygun ve Yargıtay nezdinde TEMYİZİ KABİL OLARAK oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." denildiği ve Kanun'un 295/1. maddesindeki ek yedi (7) günlük süreden hiç söz edilmediği için, yanıltma nedeniyle; temyiz istemine yönelik dilekçelerinde temyiz sebebi içermeyen suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuklar müdafilerine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi (7) gün içerisinde gerekçelerini bildirmemeleri halinde, meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek mâkul bir sürede temyiz gerekçelerinin, diğer bir ifadeyle sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz başvurusunun sebep yokluğundan ret edileceği" ihtarını içerir tebligat yapılarak, tebliğ belgesi ve sanıklar veya sanıklar müdafii tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle 05.05.2025 tarihinde karar verildi.