11. Hukuk Dairesi 2020/8002 E. , 2022/4625 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.11.2018 tarih ve 2014/1515 E- 2018/1191 K. sayılı kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.10.2020 tarih ve 2019/382 E- 2020/1170 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Y…
**11. Hukuk Dairesi 2020/8002 E. , 2022/4625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.11.2018 tarih ve 2014/1515 E- 2018/1191 K. sayılı kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.10.2020 tarih ve 2019/382 E- 2020/1170 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2022 günü hazır bulunan davacı- karşı davalı vekili Av. ... ile davalı - karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı- karşı davalı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayalı olarak alacağı bulunan müvekkilinin tahsil amacıyla başlattığı icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu, müvekkilinin davalıya ham ürün tedarik ettiğini, davalının ise vana ürettiğini, satılan ürünlerin hangi malda kullanılacağının müvekkilince bilinemeyeceğini, ham döküm ürünlerinde bir ayıbın teknik olarak mümkün olmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ileri sürerek itirazın iptalini, %20’den az olmamak üzere tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir. Davalı- karşı davacı vekili, 04.02.2014 ila 02.07.2014 tarihleri arasında sürmüş ticari ilişki çerçevesinde müvekkilinin karşı davalıdan aldığı hammadde ürünlerinin işlenip vana haline getirildiğini, bu ürünlerle ilgili olarak müşterilerden kırılma, deformasyon, patlama, çatlama şikayetleri gelip ayıp nedeniyle müvekkiline iade edildiğini, ürünlerde gizli ayıbın bulunduğunu, 10.10.2014 tarihli ihtarname ile ayıbın karşı davalıya ihbar edildiğini, TSE’nin 19.12.2014 tarihli raporunda dökme demirin GG 20 veya GG 25 malzemenin mekanik özelliklerini karşılamadığının belirtildiğini, müvekkilinin KDV hariç 189.674,03 TL zararının doğduğunu ileri sürerek asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile 189.674,03 TL+ KDV zarar miktarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, icra takibinde borçlu olunmadığının tespitini, davacı- karşı davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.