İSTİNAF KARAR TARİHİÇ 30/10/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, 21.12.2015 tarihinde sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir hal…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/379 KARAR NO : 2025/1627 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/10/2021 NUMARASI : 2016/906 Esas - 2021/757 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİÇ 30/10/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, 21.12.2015 tarihinde sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken davalıların maliki, zorunlu trafik ve kasko sigortacısı ve sürücüsü oldukları ... plaka sayılı aracın sürücüsünün kusurlu davranışı neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, sol ayak bileğinde kırık oluştuğunu, bacağına platin takıldığını, ameliyattan sonra 1,5 ay koltuk değneği kullanmak zorunda kaldığını, müvekkilinin tedavi süresince belgelendirebildiği 5.517,70-TL tutarında tedavi masrafı yaptığını, kaza sonrasında 6 ay 22 gün çalışamaz raporu düzenlendiğini, müvekkilinin motosikletinde hasar ve değer kaybı oluştuğunu, hasarın kasko sigortacısı tarafından karşılandığını ancak değer kaybına yönelik ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) geçici iş göremezlik nedeniyle 3.132,30-TL, sürekli iş göremezlik için 100,00-TL, motosiklette oluşan değer kaybı için 500,00-TL, SGK tarafından karşılanmayan 5.517,70-TL tedavi gideri zararının davalı sigorta şirketi yönünden 02.09.2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren davalı şirketler yönünden avans, davalı sürücü yönünden yasal faizi ile birlikte, manevi zararlarına karşılık 40.000,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 09.12.2019 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep ettikleri toplam 9.250,00-TL maddi tazminat miktarını 46.448,38-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 26.07.2021 tarihli dilekçe ile; maddi tazminat taleplerini 106.936,59-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.Davalılar ... ve ... İthalat...şirketi vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, SGK'dan iş göremezlik ödeneği alıp almadığının tespiti gerektiğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; ATK 3. İhtisas Kurulu'nun 05.11.2018 / 20372 karar numaralı raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %14,3, geçici iş göremez olduğu sürenin 6 ay olduğunun tespit edildiği, kusur bilirkişisi raporu ile, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun, ... plakalı motosiklette 1.450,00-TL değer kaybı oluştuğunun değerlendirildiği, davacının, sürekli iş göremezlik nedeniyle 103.611,59-TL, sağlık kurumlarına yapılan ödemelere ilişkin 3.804,53-TL, evde pansuman, bakım için gerekli tıbbi malzeme ve ilaç gideri, kontroller için ulaşım gideri ve diğer sosyal giderlere yönelik tedavi gideri olarak 1.875,00 TL maddi zararının oluştuğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, teknik, ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, davacı tarafça 26/07/2021 tarihli dilekçe ile, 3.804,53-TL'lik tedavi gideri hesabı dikkate alınmadan 09/12/2019 tarihli dilekçesindeki arttırılan miktarlar da belirtilmek suretiyle ıslah talebinde bulunulduğu, davalı yanca her ne kadar davacının birden fazla kez ıslah talebinde bulunduğu beyan edilmiş ise de, davacı tarafından açılan davanın, HMK'nun 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olduğu, belirsiz alacak davalarında ilki belirli hale getirme, ikincisi ıslah olmak üzere iki kez dilekçe verilmesi önünde her hangi bir engel bulunmadığı, davacının, 26/07/2021 tarihli dilekçesi dikkate alındığında kusur oranına göre, değer kaybı yönüyle 1.087,50 TL, tedavi gideri yönüyle 1.875,00 TL ve sürekli iş göremezlik yönüyle 103.611,59 TL olmak üzere toplam 106.574,09 TL maddi tazminatı davalı sürücü, işleten ve trafik sigortacısından müştereken ve müteselsilen talep etmekte haklı olduğu, davacının geçici iş göremezliğe yönelik zararları SGK tarafından yapılan ödemeyle karşılanmış olmakla bu yöndeki talebinin ve tedavi gideri ile değer kaybına yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, davalı sürücü ve işletenin 21/12/2015 kaza tarihi itibariyle, davalı sigorta şirketinin ise KTK'nun 99. maddesine uygun olarak temerrüde düşürüldüğü ispat olunamadığından dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, kazadaki kusur oranları, davacının yaralanmasının niteliği, iyileşme süresi, göz önüne alınarak manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerektiği kanaati ile:"1-Maddi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, değer kaybı yönüyle 1.087,50 TL, tedavi gideri yönüyle 1.875,00 TL ve sürekli iş göremezlik yönüyle 103.611,59 TL olmak üzere toplam 106.574,09 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...İthalat ve İhracat Ticaret Limited Şirketi yönünden 21/12/2015 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise 09/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bu yöndeki fazlaya dair istemin REDDİNE,2-Manevi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın 21/12/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve Viettürk İthalat ve İhracat Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, bu yöndeki fazlaya dair istemin REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yollarına başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; bilirkişi tarafından kusur oranlarının asli ve tali olarak belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken oransal olarak kusur tespiti yapılmasının hatalı olduğu, müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmemekle birlikte maddi tazminat yönünden reddedilen miktarın 362,50-TL olmasına rağmen davalı taraf lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiği, müvekkilinin 7 aya yakın tedavi görmesi, tedaviye rağmen ayağında şişlik kalması, tedavi süresince başkasının bakımına muhtaç olması, çalışamadığı için bakımının ailesi tarafından üstlenilmesi karşısında takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu hususlarına yöneliktir.Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesince, davacı tarafça sunulan ikinci ıslah dilekçesinin hükme esas alınmasının hatalı olduğu, kusur durumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce belirlenmesi gerektiği, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusurun hatalı ve fahiş olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kontrolsüz manevra ile yola katıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının koruyucu ekipman takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması ve davacının maluliyetinin ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından ve Erişkinler için engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanarak belirlenmesi gerektiği, bakiye ömrün TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi ve tazminat hesabında 1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerekirken tazminat hesabının hatalı yapıldığı, tedavi giderleri ve tedavi gideri kapsamında olan geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığı, bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybı miktarının kabulünün mümkün olmadığı hususlarına ilişkindir.Davalılar ... ve ... İthalat ve İhracat Tic. Ltd. Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; davanın ikinci kez ıslah edilmesinin mümkün olmadığı, ıslah ile artırılan miktar yönünden taleplerin zamanaşıma uğradığı, davacı hakkındaki maluliyet raporunun muayene edilmeksizin düzenlenmesinin hatalı olduğu, kazanın oluş şekline ilişkin yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, davacının iddialarının herhangi bir belgeye dayandırılmadığı, kaza tarihinden iki buçuk yıl sonraki uydu fotoğrafı esas alınarak kusur oranının belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, eksik inceleme ile düzenlendiği, müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmedikleri, kazanın meydana gelen yerin özellikleri dikkate alınmadan sadece trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden kusur değerlendirmesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 30.05.2024 tarihli 2024/3323 E. -2024/5474 K. sayılı ilamı)Somut olayda; kazanın 21.12.2015 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla davacının iş göremezlik oran ve süresinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekmesine rağmen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, davalı taraf vekillerinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir. O halde, yerel mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm tedavi evraklarının incelendiği, gerektiği takdirde davacının bizzat muayenesinin yapılması suretiyle usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli şekilde düzenlenecek yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.Açıklanan nedenle, davalı taraf vekillerinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçe ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2021 tarih ve 2016/906 Esas 2021/757 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,-Davacı vekilinin tüm, davalı taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde yatıran tarafa İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025