11. Hukuk Dairesi 2014/11033 E. , 2014/16103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 gün ve 2011/122-2012/308 sayılı kararı bozan Daire’nin 03.03.2014 gün ve 2013/14460-2014/4005 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin acentelik sözleş
**11. Hukuk Dairesi 2014/11033 E. , 2014/16103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 gün ve 2011/122-2012/308 sayılı kararı bozan Daire’nin 03.03.2014 gün ve 2013/14460-2014/4005 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin acentelik sözleşmesine dayalı olarak 19 yıl boyunca davalı ... şirketi ile çalıştığını, davalı şirketinin, müvekkilinin başka bir sigorta şirketinin düzenlediği bir tür eğitim seminerine katılmış olmasını bahane ederek 11.05.2008 tarihinde müvekkilinin acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin ürettiği sigorta poliçelerinden dolayı komisyon alacağı bulunduğunu, müvekkilinin portföyü sayesinde davalı ... şirketinin uzun yıllar muazzam bir kazanca sahip olduğunu ileri sürerek, şimdilik 25.000,00 TL komisyon alacağı ve 1.000,00 TL portföy tazminatının reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının acentelik ilişkisine özgü güven ve sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğindeki davranış ve eylemleri nedeniyle acentelik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının sözleşmeden doğan herhangi bir hakkının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı ... şirketince davacının sigorta acenteliğinin haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, davacı ... acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve kusuru olmaksızın sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre portföy tazminatına hak kazandığı, hakkaniyet gereğince uzun süreli akdedilen hayat sigorta poliçelerinden doğan komisyonun davacı acenteye ödenmesi gerektiği, davacının delil olarak sunmuş olduğu hayat sigortalarından doğan komisyon alacağının 5.992,30 TL olduğu ve 1.929,05 USD portföy tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.992,30 TL komisyon alacağının ve 1.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, sigorta acenteliği sözleşmesinden kaynaklanan bakiye komisyon alacağı ile portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, taraflar arasında sigorta acenteliği sözleşmesi olduğunu, davalının bu sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL komisyon alacağı ile 1.000,00 TL portföy tazminatının tahsilini istemiştir. Hükme temel alının bilirkişi kök ve ek raporunda davacının 15.589,59 TL komisyon ile 5.992,30 TL ve 1.929,05 USD portföy tazminatı alacağının bulunduğu açıklanmıştır. Mahkemece, portföy tazminatının 1.000,00 TL talep edildiği ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı vekili, mahkemeye sunduğu 13.12.2012 tarihli dilekçesinde hukuki değerlendirme hatası yapıldığını, 25.000,00 TL alacak içerisinde bilirkişi ek raporunda açıklanan portföy tazminatının da yer aldığını, aksi düşünülecek ise portföy tazminatının 4.992,30 TL ve 1.922,05 USD olarak ıslah edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. O halde, davacının bu dilekçesinin HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah istemini içerdiği dikkate alınıp, kendisine ıslah harcını yatırması için uygun süre veya süreler tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yanlış olmuştur. Bu durum karşısında, davacı vekilinin portföy tazminatı istemine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.03.2014 Tarih, 2013/14460 Esas-2014/4005 Kararının (1) numaralı bendindeki '...davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.' ibaresinin tamamen çıkarılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.03.2014 Tarih, 2013/14460 Esas-2014/4005 Karar sayılı bozma kararının (1) numaralı bendindeki '... davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.' ibaresinin tamamen çıkarılmasına ve yukarıda açıklanan bozma nedenin (3) numaralı bozma bendi olarak eklenmesi suretiyle, kararın bu nedenle de BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.