12. Hukuk Dairesi 2025/8012 E. , 2025/8479 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece h…
12. Hukuk Dairesi 2025/8012 E. , 2025/8479 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2020/328 Esas, 2020/1387 Karar sayılı ilamı ile; "dosyadaki bilgi ve belgelerden; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, Şişli’de bulunan daire yönünden yapılan bozmanın gerekçesinde; taşınmazın boşanma davasından hemen önce davalı kardeş adına satın alındığı, boşanma davası sırasında alınan bilirkişi raporunda da, 17.04.2002 tarihinde davalılar adına müşterek hesap açıldığı ve hesaba 28.899,89 Dolar yatırıldığı, 27.05.2002 tarihinde ise bu hesabın kapatıldığı ve 40.457,315 TL olarak davalı ... hesabına para yatırıldığı, daha sonra paranın nasıl değerlendirildiğinin belli olmadığı belirtilerek, bankadaki hesap hareketleri ve diğer deliller de incelenerek sonucuna göre karar verilmek üzere bozma yapılmışsa da özellikle atıf yapılan aile mahkemesi dosyasındaki bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla verilen hesap numarasına dair hesap hareketleri dosyaya kazandırılmadan sadece ilgili bankaya müzekkere yazılarak cevabi yazının dosya içerisine alınmasıyla yetinilmesi, gelen hesap numarasının aile mahkemesi bilirkişi raporu ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bozmasında atıf yapılan banka hesabı olup olmadığının ve hesap hareketlerinin değerlendirmesi ve karşılaştırması yapılmaksızın, belirtilen taşınmaz yönünden sadece taşınmazın gerçek değeri ile davalı ... tarafından üçüncü şahıstan satın alınırken ödenen bedel arasındaki farkın hayatın olağan akışına aykırı bir durum oluşturduğundan muvazaalı olduğunun kabulü ile bozmanın gereği yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; ...Sorumlu ... Oto Sanayi Sitesindeki 3. Kısım 13 üst blokta bulunan 4 15... nolu dükkanların ... tarafından ...'ya devir şeklindeki tasarruflarının iptaline yönelik hüküm Yargıtayca bozma dışı bırakıldığından bu hususta değerlendirme yapılmadığı, bozma ilamı doğrultusunda Aile Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda atıf yapılan hesap hareketlerinin istendiği, müzekkere cevabında davalılar adına kayıtlı 400..., 400..., 401... ve ... no'lu hesap bilgilerine rastlanılmadığı bildirilerek davalılar adına kayıtlı diğer hesaplara ait dökümlerin gönderildiği, tüm dosya kapsamında ... adına kayıtlı ... döviz hesabındaki 26.259,27 USD'in 17.04.2002 tarihinde davalılar adına müşterek hesap açılarak hesaba 28.899,89yatırıldığı, 27.05.2002 tarihinde ise bu hesabın kapatıldığı ve 40.457,315 TL olarak davalı ... ... nolu hesabına aktarıldığı, bu hesaba ait kayıtların bulunmaması nedeniyle paranın nasıl değerlendirildiğinin anlaşılamadığı, buna göre aile mahkemesi dosyasında celp edilen banka kayıtları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede dava konusu taşınmazın bu paranın aktarıldığı tarihten hemen sonra 28.05.2002 tarihinde alındığı, resmi senette satış bedelinin 10.000 TL alınan bilirkişi raporunda ise rayiç değerinin 154.370 TL olduğu, taşınmazın davalı borçluya ait bankadan çekilen para ile alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... İlçesi, ...Sokak 1009 Ada, 30 Parselde davalılardan ... adına tapuya kayıtlı 3. Kat , 5 nolu meskenin 20/100 paylı hissesinin satışına ilişkin tasarrufun iptaline, ...Sorumlu ... Oto Sanayi Sitesindeki 3. Kısım 13 üst blokta bulunan 4 15... nolu dükkanların ... tarafından ...'ya devir şeklindeki tasarruflarının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Dava, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Eldeki davada davacının amacı, açtığı dava sonucunda alacaklarının tahsili olanağına kavuşmaktır. Bir başka deyişle; boşanma davası nedeniyle oluşan alacağını tahsil edebilmek için yapılan dava konusu taşınmazların devrine ilişkin tasarrufların kendisi yönünden geçersizliğini sağlamak olup, davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğurur. Bu bakımdan, İİK’nın 283. maddesi düzenlemesi yol gösterici niteliktedir. Mahkemece, İİK’nın 283. maddesi hükmü gereğince, davacının dava konusu taşınmazların haczini ve satışını isteyebilmesi yönünde hüküm oluşturulması gerekirken yazılı şekilde yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru değil re'sen bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. ve 2. bendindeki “tasarruflarının iptaline” ifadesinden sonra gelmek üzere hükme “davacıya Şişli 1. Aile Mahkemesinin 2009/1092 E., 2010/21 K. sayılı dosyasında davacı lehine hükmedilen alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere; sözü edilen taşınmazlar üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.