7. Hukuk Dairesi 2010/1479 E. , 2011/419 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 101 ada 406 parsel sayılı 1853.18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve ... adlarına, 101 ada 404, 409 ve 545
**7. Hukuk Dairesi 2010/1479 E. , 2011/419 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 101 ada 406 parsel sayılı 1853.18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve ... adlarına, 101 ada 404, 409 ve 545 parsel sayılı sırasıyla 2972.66 m2, 2254.59 m2 ve 1955.07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedene dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava ve temyiz konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, dava ve temyiz konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava ve temyiz konusu taşınmazların sınırlarını 101 ada 703 parsel sayılı taşınmazın oluşturduğu, taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği, eylemli olarak da mera olduğu belirlenmiştir. Çekişmeli taşınmazlar ile sınırlarını oluşturan 101 ada 703 nolu mera parseli arasında ayırıcı unsur olarak doğal yada yapay bir sınır yeri bulunmamaktadır. Kaldıki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerindeki dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazların sınırlarını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen, 101 ada 703 parsel sayılı taşınmaza el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar ... ve ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin ödenen harcın mahsubu ile geriye kalan 23,90 TL harcın hükmü temyiz eden davalılardan alınmasına, 28.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.