T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1619 Esas KARAR NO : 2025/1742 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/355 Esas - 2025/590 Karar TARİHİ: 25/06/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1619 Esas KARAR NO : 2025/1742 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/355 Esas - 2025/590 Karar TARİHİ: 25/06/2025 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirkete karşı müvekkili tarafından Bakırköy 22.İş Mahkemesi’nin 2024/154 ve 19.İş Mahkemesinin 2024/248 esas sayılı dosyalarının açıldığını belirterek davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.Davalı tasfiye memuru dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/06/2025 tarih ve 2025/355 Esas - 2025/590 Karar sayılı kararında;"......Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinde, davacı şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-5 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... ... Teknoloji Anonim Şirketi’nin Bakırköy 22.İş Mahkemesi’nin 2024/254 ve 19.İş Mahkemesinin 2024/248 esas sayılı dosyaları ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-5 sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ... TEKNOLOJİ ANONİM ŞİRKETİ’nin Bakırköy 22.İş Mahkemesi’nin 2024/254 ve 19.İş Mahkemesinin 2024/248 esas sayılı dosyaları ile sınırlı olarak İHYASINA, 2-İhya kararının ticaret sicilde tescil ve ilanına, 3-...’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 4-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalı tasfiye memuru ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama gideri vc vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta ücreti olan 288,50-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalı tasfiye memuru ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının tasfiye edilen ... ... Teknoloji A.Ş. firmasına karşı açmış olduğu "işe iade ve tazminat" davası ve "Hizmet Tespit" davası bulunmakta olup dosyaların hali hazırda derdest olduğunu, tasfiyenin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının da kesinleşmiş herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının belirtilen dosyalar üzerinden ileri sürdüğü hak ve alacak iddiaları yönünden alınmış bir karar söz konusu olmadığından kesinleşmiş bir hak veya alacağın söz konusu olmadığını, kaldı ki davacının müvekkil firmadan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, husumet yöneltmesi gereken tarafın tasfiye edilen ... ... Teknoloji A.Ş. değil Amerika Birleşik Devletleri'nde mukim dava dışı firma ... Inc. olduğunu, Davacının tasfiye edilen firmadan hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, ihya talebinin kötü niyetli olduğunu, davacının 2023 yılı Temmuz ayında tasfiye edilen davalı ... ... firmasında çalışmaya başladığını ve 2024 yılı Mayıs ayına kadar çalışmış olduğunu, davacının taleplerinin tamamının bu dönem dışında gerçekleştirdiği çalışmalar olduğunu, gerçekleştiğini iddia ettiği çalışmaların tasfiye olan davalı firma değil Amerika'da mukim ... Inc. ile davacı arasında mevcut olan taşeronluk ilişkisi olduğunu, müvekkil firma ile olan ilişkisinden bağımsız ayrı bir sözleşmenin konusu olduğundan müvekkil firmaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını,Davacının, ilgili dosyada tasfiye olan ... ... Teknoloji A.Ş. firmasında işe başladığı 12.07.2023 tarihinden önce dava dışı ... Inc (ABD) firması ile kurduğu İş Kanununa tabi olmayan (dolayısıyla işçi sıfatıyla hizmet vermediği) 6 aylık taşeronluk (danışmanlık) hizmetini tasfiye olan firmadan istediğini, dolayısıyla davacının henüz kurulmamış olan bir firmada çalışmaya başladığı ve sigorta primlerinin yatırılmadığı iddiasına dayalı olarak açılan davanın zaten haksız bir dava olduğunu,Yine davacının müvekkil firmaya karşı işe iade ve tazminat davası açtığını, davacının tasfiye olan ... ... Teknoloji A.Ş. firması ile arasındaki iş sözleşmesi istifa ederek ayrılmış olması sebebiyle sona erdiği ve sonrasında dava dışı ... Inc (ABD) firmasına İş Kanununa tabi olmadan "taşeron" olarak hizmet verdiği halde her iki firma arasında organik bağ olduğu ve aynı emir komuta zinciri altında çalışılmaya devam ettiğinden bahisle tasfiye edilen firmaya karşı işe iade ve tazminat davası açtığını, dolayısıyla davacının istifa ederek iş ilişkisini sona erdirdiği ve sonrasında ABD merkezli ... Inc firmasına taşeron olarak hizmet vermeye başladığı halde tasfiye edilen firmaya karşı dava açtığını, bu davanın da tasfiye olan firmaya yöneltilen haksız bir dava olduğunu, Soyut iddialara dayalı olarak ihya talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, tasfiye edilen firmanın davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, ilgili davaların kötü niyetli olarak, dayanaktan yoksun iddialarla açıldığını, belirtilen dosyaların derdest olmaları itibari ile henüz karara çıkmamış olmaları ve dolayısıyla davacının da henüz kesinleşmiş hiçbir alacağının bulunmaması sebebiyle tasfiye işlemleri tamamlanarak ... ... Teknoloji A.Ş. firmasının tasfiye edilmiş olduğunu, tasfiye işleminin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilip sonlandırıldığını, dosyalar incelendiğinde görüleceği üzere davaların haksız yere ve tamamen dayanaktan yoksun soyut iddialar üzerine açılmış olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğin,i Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin müvekkile yükletilmesinin de hatalı olduğunu, davacının henüz kesinleşen resmi bir alacağının bulunmaması sebebiyle tasfiyenin gerçekleştirilmesinde müvekkile yüklenebilecek bir kusur ve sorumluluk söz konusu olmadığından karar kururlurken harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretlerinin tasfiye memuru olan müvekkile yükletilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Dairemizce çıkartılan ve dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 31/12/2024 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından ticaret sicilden terkin edilen ihyası istenilen şirket hakkında terkin tarihinden önce Bakırköy 22. İş Mahkemesinin 2024/254 Esas sayılı dosya ile 30/09/2024 tarihinde İşe İade Davası, Bakırköy 19. İş Mahkemesinin 2024/248 Esas sayılı dosya ile de 30/09/2024 tarihinde Hizmet Tespit Davası açıldığı, iş bu dosyalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmeden önce hakkında açılan davalar olduğu halde, ticaret sicilden kaydı silinen şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceğinden, davalı tasfiye memuru eldeki davanın açılmasına sebep olmuştur. İlanlar sırasında alacaklı tarafın başvuruda bulunmaması ihya talebine engel teşkil etmediği, bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir. Mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya karar verilmesi ve şirketin son tasfiye memuru olan ...'nun da tasfiye memuru olarak atanması TTK. 547/2 madde uyarınca yerindedir. TTK.547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olduğu ve davalı ... sicil memurluğunun yasal hasım olup tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı, 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmesine göre, tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi, hükmedilecek bu giderlerin tasfiye ek gideri olarak tasfiye edilen şirketten alınabilecek olması karşısında, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davalı tasfiye memurunun aleyhine yargılama gideri, vekalet ücretine hükmedildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir. (Yargıtay 11 HD. 2014/7827 Esas- 2014/10350 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 HD.nin 2019/5292 Esas- 2020/612 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Davalı tasfiye memuru vekilinin, diğer istinaf sebepleri iş mahkemelerinde görülmekte olan davalara ilişkin olup ihya davasının konusunu teşkil etmediğinden, yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davalı tasfiye memuru tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.