6. Ceza Dairesi 2011/22035 E. , 2014/6344 K. Tebliğname No : 6 - 2009/95028 MAHKEMESİ : Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2008 NUMARASI : 2007/384 (E) ve 2008/355 (K) SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın 05.12.2006 tarihli kolluk ifadesinde "Bana abim olan O. A.'ın alıp hediye etmiş olduğu 358398009842515 İmei numaralı Nokia 2600 marka cep telefonumu 04.12.…
**6. Ceza Dairesi 2011/22035 E. , 2014/6344 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 6 - 2009/95028 MAHKEMESİ : Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 28/11/2008 NUMARASI : 2007/384 (E) ve 2008/355 (K) SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın 05.12.2006 tarihli kolluk ifadesinde "Bana abim olan O. A.'ın alıp hediye etmiş olduğu 3*** *** ****2515 İmei numaralı Nokia 2600 marka cep telefonumu 04.12.2006 günü saat 20:00 sıralarında F. Mahallesi'nde iken F. T. isimli arkadaşım benden aldı. Bana 'telefonunu beş dakikalık ver' dedi, ben de telefonu verdim. Kendisi ile 1,5 aydır tanışırım. Nerede oturduğunu, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmem. Sadece ismini F. T. olarak biliyorum. Bu şahıs benden telefonu aldıktan sonra içinde bulunan bana ait sim kartımı çıkarıp bana verdi. Ben kendisine ait olan ...nolu telefonu aradım. Benim telefonumu getirmesini istedim. Ancak bana birkaç gün sonra getireceğini söyledi. Telefonumu vermedi. Şu anda şahıs nerede bilmiyorum. Şikayetçiyim. Bu şahıs 20-21 yaşlarında, esmer, normal kilolu, 1.75 boylarında" şeklinde beyanda bulunduğu; 06.12.2006 tarihli ek ifadesinde "05.12.2006 günü saat 18.30 sıralarında Polis Merkezinize gelerek 04.12.2006 günü saat 20.00 sıralarında F. Mahallesi'nde ismini F. T. olarak belirttiğim ve yanında ismini bilmediğim şahısların cep telefonumu aldığını söylemiştim. Ayrıca aynı gün Hırsızlık Büro Amirliğince şahısları fotoğrafından teşhis edememiştim. 06.12.2006 günü saat 10:30 sıralarında polis merkezinizden beni arayarak gelmemi istediler. Burada B.. Ö.. ile F. Ç.'nu teşhis ettim. B.F.'in yanında duruyordu. Her ikisinin de elinde bıçak vardı. Bu bıçaklarla beni tehdit etmediler. Fakat ellerinde bıçakları gördüğüm için telefonumu korkudan geri isteyemedim", kovuşturma aşamasında "Olay tarihinde askerden yeni gelmiştim, parkta oturuyordum. Yanıma iki kişi geldi,bunların isimlerini daha sonradan öğrendiğime göre B.. Ö.. ile F. Ç. imiş. Ellerinde bıçaklar vardı, benim cep telefonumu istediler. Korkumdan vermek zorunda kaldım, içinde bana ait olan sim kart vardı. Bunu çıkarıp bana verdiler. Sanıklardan Fatih telefon cihazına kendi kartını taktı, arkadaşı ile konuşacağını söyleyerek telefonumu alıp her ikisi de gittiler. 10 Nisan Karakoluna şikayette bulundum. Sanıklardan şikayetçi değilim. Olaydan uzunca bir süre geçtiği için şikayetimden vazgeçiyorum. Zararım halen giderilmemiştir, davaya katılmak istemiyorum (06.12.2006 tarihli ifadesi okunduğunda) doğrudur aynen tekrar ederim. Sanıklar bana yalnızca bıçak gösterdiler. Her hangi bir şekilde bana tehdit içeren söz söylemediler. Her ikisi birlikte gelmişlerdi, ikisinde de bıçak vardı" şeklinde beyanda bulunduğu; yaşı küçük sanık F. Ç. hakkında ayrı yürütülen soruşturma sonucunda TCY'nın 155/1, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması için dava açıldığı, Denizli Çocuk Mahkemesi'nin 03.11.2008 gün ve 2008/264-604 sayılı kararı ile TCY'nin 155/1, 31/3, 62, 50/1-a, 52/1-2. maddeleri gereğince 2000 TL ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 17.02.2014 tarihli kararıyla "Suça sürüklenen çocuğun (F. Ç.) bir yeri aramak için mağdurdan geçici olarak aldığı cep telefonunu iade etmediğinin iddia edildiği olayda; şikâyetçinin soruşturma safhasında alınan beyanında, suça sürüklenen çocuğun hakkında tefrik kararı verilen ve şikâyetçiye karşı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.10.2007 tarih 2007/525 iddianame numarasıyla yağma suçundan kamu davası açılan B.. Ö.. ile birlikte ellerinde bıçakla geldiklerini ve korktuğu için telefonu verdiğini beyan etmiş olması karşısında; hakkında tefrik kararı verilen Bayram hakkında yürütülen dosya getirtilerek sonuçlanmamış ise birleştirme kararı verilerek, sonuçlanmış ise denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneği dosyaya konularak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.06.2012 tarih ve 2011/15-440 Esas, 2012/229 Karar sayılı ilamı gereğince; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1.maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, yakınanın 05.12.2006 tarihinde verdiği beyanlar ile daha sonraki aşamalarda verdiği beyanlar arasında çelişkiler bulunduğunun anlaşılması karşısında, hakkında ayırma kararı verilen F. Ç. hakkında yürütülen dosya getirtilerek, sonuçlanmamış ise birleştirme kararı verilerek, sonuçlanmış ise denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneği dosyaya konularak ve deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık B.. Ö.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.