19. Hukuk Dairesi 2015/6016 E. , 2015/15575 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/12/2014 NUMARASI : 2013/234-2014/644 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalılardan T.. T... T...S.. Tic. Ltd. Şti. ile 03.0…
**19. Hukuk Dairesi 2015/6016 E. , 2015/15575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/12/2014 NUMARASI : 2013/234-2014/644 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalılardan T.. T... T...S.. Tic. Ltd. Şti. ile 03.08.2006 ve 31.08.2006 tarihlerinde genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, sözleşmelerde diğer davalı S.. İ..'nin de müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, ayrıca davalı şirkete çek taahhütnamesine istinaden çek karnelerinin verildiğini, davalı şirket tarafından keşide edilen beş adet çekin hesapta karşılıklarının bulunmadığından bahisle karşılıksız şerhi yazılarak banka sorumluluğu olan tutarların muhataplarına ödendiğini, söz konusu ödenen tutarların bankaya ödenmesi ve 5941 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca iade edilmeyen iki adet çek yaprağı ile yedi adet karşılıksız çek yaprağı bedellerinin bankaya depo edilmesi için davalılara ihtarname gönderildiğini, ancak borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazları nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı T... T... T...S.... Tic. Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir. Davalı S.. İ.. vekili, davacı bankanın diğer davalı şirket ile kredi sözleşmeleri imzaladığını ve müvekkilinin sözleşmelere kefil olarak imza attığını, ancak müvekkilinin çek taahhütnamesinde imzasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin takibe çekler yönünden sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın takip tarihi itibariyle nakde dönmüş çek sorumluluk tutarından kaynaklı alacağının bulunmadığı, davacı banka tarafından gönderilen ödeme emrinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.