T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/359 Esas KARAR NO : 2025/1467 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/810 Esas - 2022/876 Karar TARİHİ: 27/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/359 Esas KARAR NO : 2025/1467 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/810 Esas - 2022/876 Karar TARİHİ: 27/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçludan aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı 62.745,70 TL alacağının olduğunu, alacağının tahsili için Küçükçekemce 2. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya faturalarda yazılı malları imal ederek yine davalının farklı yerdeki istasyonlarına davalının talimatı doğrultusunda teslim edildiğini, halen tankların davalıya ait istasyonlarda bulunduğunu beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun alacağının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı gibi davacı tarafça alacağını ispat eder nitelikteki hiçbir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığını, zira müvekkilinin davacı taraftan satın almış olduğu tüm ürünlerin bedellerini davacı tarafa ödediğini, takibe konu alacak likit nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun bir nitelik arz etmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/10/2022 tarih ve 2020/810 Esas - 2022/876 Karar sayılı kararında; ".....Tüm dosya kapsamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/5712 Esas, 2020/1709 Karar sayılı ve 16/10/2020 karar tarihli kaldırma ilamı hep bilirkte değerlendirilmesinde ;Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise borcunun bulunmadığını savunmuştur. Dosyada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporuna göre davacı ticari defterlerine göre davacının 57.745,70 TL davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı kayıtlarında yer alıp da davalıda gözükmeyen 43.719,00 TL'lik fatura ile davalı tarafından düzenlenen 19.026,70 TL bedelli faturadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf, davacı tarafından teslim edilen ... Şubesi'ndeki tankın delik olması nedeniyle 19.026,70 TL'lik faturayı düzenlediklerini savunmuş ise de, söz konusu bu savunma ayıplı mal teslimi kapsamında olup davalı tarafça bu hususta yapılmış bir tespit veya ayıp ihbarına ilişkin bilgi ve belge dosyaya yansıtılmadığından, davalı tarafın bu fatura nedeniyle karşı alacağı olmadığı ihtilaflı kısmın davacının düzenlediği 43.719,00 TL bedelli faturaya ilişkin olduğu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/5712 Esas, 2020/1709 Karar sayılı ilamı doğrultusunda , davalı şirketin 2014 Mayıs - 2015 Ağustos arası dönem için BA-BS formları celbedilmiş olup uyuşmazlık konusu 43.719,00 TL bedelli faturanın davalının BA formlarında yer almadığı anlaşılmış olup, tutanak tanığı ... talimatla alınan ifadesin de ''.ben Eskişehir Taşıma Kooperatifinde nakliyeciyim, hatırladığım kadarıyla İstanbul'da bir nakliyeci beni arayarak İstanbul'da bir fabrikada petrol tankı olduğunu ve onu götürüp götürmeyeceğimi sordu, ben de söylediği fabrikaya gittim, ancak fabrikanın ismini üzerinden zaman geçtiği için hatırlamıyorum, ancak 3 adet petrol yeraltı tankını belirtilen fabrikadan aldım, oradan da Kırklareli'ndeki petrol ofisine götürdüm ve teslim ettim, onlar da bu tankları vinçle indirdiler, ama kime teslim ettiğimi bilmiyorum, çünkü isimlerini sormadım, sadece bana söylenen adrese bu tankları teslim ettim, irsaliyede imzalarının olup olmadığını bilmiyorum, ancak yukarıda da söylediğim gibi bu 3 tankı belirtilen adrese teslim ettim,'' şeklinde beyanda bulunmuş olup davacının bildirdiği adreste Kırklareli ATM talimatla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış bilirkişi raporunda da davaya ve faturaya konu 17891-17892 ve 17893 ardışık seri numaralı üç adet LPG tankının hiçbirinin tesiste bulunmadığı şeklinde rapor düzenlemiştir. davacının 43.719,00 TL bedelli faturaya yönelik iddialarını ispat edememiş olup bu kapsamda davacının davalıdan (57.745,70 -43.719,00 TL )=14.026,70 TL alacağını talep edebileceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine, K.Çekmece 2. İcra Müd.nün... E sayılı icra takibe konu 14.026,70-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 14.026,70-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,5'i geçmeyecek şekilde avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında 2.805,34-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''Açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, 1-K.Çekmece 2. İcra Müd.nün... E sayılı icra takibe konu 14.026,70-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 14.026,70-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,5'i geçmeyecek şekilde avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında 2.805,34-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı şirketten olan alacağının tahsili için taraflarınca Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, yapılan takipte tek tek, takibin dayanağı 9 adet fatura tarih, miktar, seri numaraları olmak üzere ve sevk irsaliyelerinin de ayrıntılı belirtilerek yazıldığını, takibin borçlu tarafın haksız ve kötüniyetli itirazı neticesinde durduğunu ve taraflarınca Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/447 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali, takibin devamı ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı istemli olarak dava açıldığını, bu davada davanın kısmen kabulü ile takibin 57.745,70 TL üzerinden devamına karar verildiğini, İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesinin 2017/5712 Esas ve 2020/1709 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kaldırıldığını, kaldırma gerekçesinin ise "malın teslimine ilişkin araç soförü ...'nın dinlenmesi, yine ... şirketinin davalı şirket ile arasında bayilik sözleşmesi olup olmadığının araştırılması, yine tankın teslim edildiği yerde bulunup bulunmadığı yönünde keşif incelemesi yapılması" olarak açıklandığını,Yapılan yargılamada tanık ...'nın dinlenmediğini, keşif yapıldığını ve keşifte ... şirketinin davalı şirketin bayisi olduğu hususunun ortaya çıktığını, buna karşın mahkemece verilen "Davanın kısmen kabulü ile;14.026,70 TL üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı ve ferilerinin ödenmesine" karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davada ispat külfetinin davalı yanda olduğunu, davalının mahkeme içi beyanının olduğunu, bu beyanın kesin delil niteliğinde olduğunu, yapılan takipte ve açılan davada talebe dayanak tüm faturaların miktarları, tarihleri ve seri numaraları belirtilmek suretiyle tek tek bildiridiğini, Davalı tarafın dava dilekçesine verdiği beyanda belirtilen faturaları ve ticari ilişkiyi kabul ettiğini, teslim almadığına dair hiçbir beyanda bulunmadığını, devamında da "satın alınan mal bedellerinin ödendiğini" beyanla ödeme def'inde bulunduğunu, bu durumda ispat külfetinin ödeme def'inde bulunan davalı yanda olduğunu, davalı yanın ödeme iddiasını HMK'daki senetle ispat kuralı gereğince yazılı delil ile ispatlama yükümlülüğü altında olduğunu, Keşif yapılan adresin ... Pazarlama Ürünleri A.Ş'nin bayisine ait bir adres olduğunun tespit edildiğini, mahkemece yapılan keşif anında ...A.Ş'nin faaliyet gösterdiğinin tespit olunduğunu, davalı tarafın akaryakıt şirketi olduğunu, Trakya bölgesinde birçok yerde bayilik verdiğini, davalının ... şirketi ve ...şirketi ile bayilik anlaşması yaptığını ve bayisi olan şirketlerde bu istasyonun işletmeciliğini üstlendiğini, bu bayilerin işlettiği istasyon alanlarındaki ana ekipmanlar / tanklar ve özellikle yeraltı depolama ünitelerinin bayilik veren ana firmanın / davalının mülkiyetindeki mallar olduğunu, ana firmanın bu malları demirbaş olarak bayilik sözleşmesi ile bayilik alan şirkete verdiğini, bu bayilik sözleşmesi süresi bittiğinde ise başka bir şirket ile bayilik anlaşması yaparak o istasyonun işletilmesini ve demirbaşları yeni bayiine verdiğini, bu dönemde de yeni bayinin o istasyonun işletmeciliğini yaptığını, burada da davalının bayilik veren ana firma olduğunu, Trakya'da bu şekilde bayilik vermek suretiyle işletilmesini sağladığı "... Petrol" markalı ürün satışı yapan birçok istasyon bulunduğunu,... Turizm Petrol Ürünler Ticaret Ltd Şti'nin de bir dönem davalı şirketin bayisi olarak keşif yapılan adresteki istasyonu işleten bayi şirket olduğunu, o şirket ile olan bayilik sözleşmesinin süresinin dolması neticesinde diğer / yeni şirket olan ...İstasyon İşletmeciliği A.Ş ile yapılmış olan bayilik anlaşması neticesinde o istasyonun bu yeni şirket tarafından işletildiğini, malların teslim edildiği tarihte bayi olan şirket ile keşif aşamasında bayi olan şirketin farklı şirketler olmasınının bundan kaynaklandığını, ayrıca keşif mahallinde hazır bulunan istasyon / bayi müdürü ...'ın, ".. şirketinin 2020 yılından itibaren burayı bayi olarak işlettiğini, kendilerinden önce ...Turizm Petrol Ürünleri Tic Ltd Şti'nin burada davalı Enerji bayii olarak çalıştığını, buradan eskiden ...'in olduğunu,...'daki şubesinde de bir tankın olduğunu" açıkça beyan ettiğini, böylece yapılan keşifte bu adresin malların teslim tarihinde...Turizm Petrol Ürünleri Tic Ltd Şti'nin faaliyette bulunduğu ve bu şirketin "... Petrol" (markası) ... Pazarlama Ürünleri A.Ş'nin davalının bayisi olduğunun açıkça tespit edildiğini, Keşif mahallinde tespiti yapılan ... no'lu tankın teslim edildiği adresin Kırklareli Kavaklı yolu olduğunu, bilirkişilerce ... no'lu tankın gidilen adreste bulunduğunun tespit edildiğini, söz konusu tankın 15/05/2015 tarihli 034001 seri nolu sevk irsaliyesi ile "Kırklaeli Kavaklı yolu" adresine imza karşılığında teslim edildiğini, dolayısıyla bu tankın...istasyonunda teslim edilmediğini, bu durumun davalının tankları kullanılacak bayilere değil, değişik adreslere teslim ettirdiğini ve oradan da başka adreslere taşıdığını gösterdiğini, Tankların menkul mal olduğunu, davlaının kullanılacak istasyon dışında değişik adreslere teslimatını sağladığını ve tankları farklı adreslere taşıdığını, taraflar arasındaki ticarete bakıldığında birden fazla akaryakıt tankı ticareti olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkilin karşı yan ile olan ticaretinde ihtilaf konusu faturaya ilişkin ve diğer tüm malları davalının talimatı ile bildirilen adreslere teslim ettirdiğini, ancak menkul mal olan tankların davalı tarafından adreslerinden alınıp başka bir istasyon / adreste kullanıldığını, Müvekkilin davalı tarafından kendisine verilen eyanlar doğrultusunda tankların kullanılacak istasyon / bayilere teslim ettirildiğini düşünerek, davalının bildirdiği adreslere teslimatlarını sağladığını, keşif anında tespiti yapılan tankın teslim adresinin de keşif adresi değil,"Kırklareli Kavallı yolu" olduğunu, ... seri nolu tankın teslim yapıldığı adresten alınarak keşif yapılan adrese getirildiğini ve orada yeraltına monte edilerek kullanıldığını, tanığın teslim ettiğini beyan ettiği 3 adet tankın da (17891, 17892, 17893) davalı yan tarafından teslim alındıktan sonra herhangi bir bayi / istasyonuna taşınarak orada kullanıldığını, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/101 Talimat sayılı dosyası ile dinlenilen tanık ...'nın beyanında "3 adet yeraltı akaryakıt / petrol tankını İstanbul'dan alıp Kırklareli'deki akaryakıt istasyonuna adrese teslim ettiğini, tankları vinçle indirdiklerini" açıkca beyan ettiğini, malların tesliminin kanıtlanmış olduğunu, Davalının kötü niyetli olduğunu, teslim aldığı malı inkar ettiğini, inkar edilen malların tesliminin kanıtlanmış durumda olduğunu, yerel mahkemenin ispat külfetinin davalı yanda olduğunu dikkat almadan hatta açık tanık beyanı ile menkul mal niteliğindeki 3 adet tankın davalının bayisi olan ve davalının yetkisinin yönlendirdiği adrese teslim edildiğini de göz ardı ederek davanın kısmen kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya açıkca aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda tespiti istenen hiçbir tankın belirtilen yerde bulunmadığının ifade edildiğini, tüm bunlara rağmen davanın 14.026,70 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Müvekkil şirket kayıtlarında yer almayan fatura konusu malın müvekkil şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafça kötü niyetli olarak fatura oluşturulduğunu, irsaliyeyi teslim alan ve irsaliyede isim ve imzası buluna ...'nın müvekkil şirket çalışanlarından olmadığını, buna dair SGK'ya yazı yazılarak araştırılması gerektiğini, Davacı kayıtlarında faturanın davacıya gönderilmek üzere kargoya verildiğini, muhatabın iş yerini kapatması sebebiyle iade edildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, Davacının Ticaret Sicil Gazetesinde açıkça görüldüğü üzere mal beyanında firmanın alacağı ve borcu bulunmadığını beyan ettiğini, bu beyanından sonra iyi niyetli müvekkil şirkete birçok fatura kestiğini, fatura üzerinde belirtilen adres ile ticareti terkine dair bildirilen adresin aynı olduğunu, Takibe konu alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazda bulunan borçlunun haksız olması ve takip konusu alacağın borçlu tarafından tüm unsurlarıyla bilinebilir nitelikte olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.İstanbul BAM 16 HD. Nin 16/10/2020 tarih ve 2017/5712 Esas - 2020/1709 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, bakiye fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı kayıtlarında yer alıp da davalıda gözükmeyen 43.719,00 TL'lik fatura ile davalı tarafından düzenlenen 19.026,70 TL bedelli iade faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesinde, davacı taraftan satın almış olduğu tüm ürünlerin bedellerini davacı tarafa ödediğini, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürdüğü, bu durumda davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği uyuşmazlık konusu fatura davasını ispatlaması için yeterli değildir.Fatura içeriği malların teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacı satıcıya aittir. Davalı tarafından düzenlenen iade faturası dayanağının da düzenleyen davalı tarafça ispat edilmesi gerekir. Davalı taraf, davacı tarafından teslim edilen ... Şubesi'ndeki tankın delik olması nedeniyle 19.026,70 TL'lik faturayı düzenlediklerini savunmuş ise de, söz konusu malın ayıplı teslim edildiğine dair davalı tarafça iade faturasına dayarak belge ibraz edilmediği, davalı tarafça bu hususta yapılmış bir tespit veya ayıp ihbarına ilişkin bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmediğinden, davalı tarafın bu iade faturasından kaynaklı karşı alacağı olmadığının tespit edildiği, davacı tarafça düzenlenen 08/07/2015 tarihli 43.719,00 TL bedelli fatura içeriği mal, 08/07/2015 tarihli sevk irsaliyesi ile ... plakalı araç şoförü ...'ya teslim edilmiş ise de, araç şöförü ...'nın sevk irsaliyesi ile kendisine teslim edilen fatura içeriği malın davalı tarafa teslim edildiğine dair kayıt ve belge olmadığı, davalı şirkete ait mal ve hizmet alımına ilişkin BA formlarında da uyuşmazlık konusu 43.719,00 TL bedelli faturanın davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirilmediği, dolayısıyla tek başına, teslim alan imzası bulunmayan irsaliye faturanın malın teslimine ispata yeterli olmadığından fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz. Davacı tarafça, 08/07/2015 tarihli 43.719,00 TL bedelli fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ve bu faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu isbat edemediği anlaşılmakla;İlk derece mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında, mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu alacak faturadan kaynaklı olup likit olduğundan kabul edilen miktar yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 83,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 531,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 958,16 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 239,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 718,62 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.