İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ davacı vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; davacı şirketin turizm acentesi olup davalı tarafın davacı şirketten muhtelif tarihlerde uçak bileti, seyahat sağlık sigortası, v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/358 KARAR NO : 2026/307 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/15 Esas TALEP: İhtiyati Haciz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ davacı vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; davacı şirketin turizm acentesi olup davalı tarafın davacı şirketten muhtelif tarihlerde uçak bileti, seyahat sağlık sigortası, vize hizmeti ve konaklama hizmetleri satın almış 03.09.2025 tarihinden sonra düzenlenen fatura bedellerinin hiçbirini ödemediğini, İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için yaklaşık ispat kafi olduğunu, somut olayda, dava konusu edilen davacı şirket alacakları, yaklaşık ispat kuralından ötesinde kesinliğe varan düzeyde ispat edildiğini, davacı şirketin muaccel olan alacağını konu alan işbu davanın neticelenmesi ve takip işlemlerinin de sonuçlanmasının beklenmesine kadarki sürede davalı borçlunun mal kaçırma olasılığı son derece yüksek olduğundan; İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına konu alacağın tahsilatının tehlikeye girmesinin önüne geçmek, davacının hak kaybına uğramasını önlemek adına ve alacağın tahsilini güvence altına almak için, borçlunun borcuna yetecek miktardaki menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu ara karar ile; "Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde yukarıda verilen bilgiler ışığında davanın yaklaşık da olsa ispatı yargılama gerektirdiğinden ve İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmemesi sebebiyle ihtiyati haciz isteminin reddine, ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı şirket turizm acentesi olduğunu ve davalı taraf davacı şirketten muhtelif tarihlerde uçak bileti, seyahat sağlık sigortası, vize hizmeti ve konaklama hizmetleri satın aldığını, 03.09.2025 tarihinden sonra düzenlenen fatura bedellerinin ise hiçbirinin ödemediğini, her iki tarafın BA-BS formları içerisinde davalı tarafın davacı şirketten satın aldığı hizmetlere ilişkin 92 adet fatura ve KDV hariç 2.477.559,16-TL bedelli kayıtların olduğunu, dava konusu edilen davacı şirket alacakları faturalar ile Türk Lirası ve Euro para birimi cinsinden cari hesap tabloları, faturalar içeriği seyahat - uçak biletleri ile konaklama belgeleri ve taraflara ait BA-BS formları doğrultusunda yaklaşık ispat kuralından ötesinde kesinliğe varan düzeyde ispat ettiğini, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davacı şirketin muaccel olan alacağını konu alan davanın neticelenmesi ve takip işlemlerinin de sonuçlanmasının beklenmesine kadarki sürede davalı borçlunun duyumlara göre mal kaçırma olasılığı son derece yüksek olduğunu, İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına konu alacağın tahsilatının tehlikeye girmesinin önüne geçmek için ve davacının hak kaybına uğramasını önlemek adına ve alacağın tahsilini güvence altına almak için, borçlunun borcuna yetecek miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, ihtiyati haciz kararının öncelikle teminatsız olarak verilmesini, aksi kanaatte olması halinde ise takdir edilecek teminat miktarını yatırmaya hazır olduklarını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, cari hesap alacağına istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin reddi kararına itiraz üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulanabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yaptıktan sonra takip kesinleşmeden önce aynı alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. (Prof.Dr Baki Kuru İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074)İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Salt fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir.Somut olayda İhtiyati haciz isteyen davacı cari hesaba konu faturaları dosya sunmuş ve mahkemece davacı ve davalı B/S ve B/A formaları dosyaya celp edilmiştir. Ankara Doğanbey Vergi Dairelerinden gelen 19.01.2026 tarihli yazı cevabında davacının BS formlarında davalı adına 92 adet belge nedeniyle KDV hariç 2.477.559,16 TL, Kozyatağı Vergi Dairesinden gelen 14.01.2026 tarihli yazı cevabında davalının 92 adet belge nedeniyle davacı şirket adına KDV hariç 2.477.559,16 TL bildirimde bulunduğu görülmüştür. Davaya konu alacak dönemine ilişkin davacı B/S formunda davalıya mal satış beyanında bulunduğu davalının da B/A formunda davacıdan mal alış beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki bu delillere göre davacının haklılığı yönünden yaklaşık ispatın şartlarının gerçekleştiği ve İİK'nın 257. Maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Bu durumda ihtiyati haczin koşulları oluştuğundan mahkemenin ihtiyati haciz talebini kabul etmesi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyatı haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 uyarınca ihtiyati haczin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, İİK. 259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin takibe konu asıl alacak miktarı yönünden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.01.2026 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; 2-Davacının İhtiyati Haciz Talebinin Kabulü ile, 2.114.339,14-TL (1.431.181,53TL + 13.556,14-EURO toplamı) alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül eden 317.150,87-TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında İİK'nın 257/1 maddesi gereğince davalı şirket yönünden kabulü ile borçlu davalı şirketin yedinde veya üçüncü şahıslarda bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile diğer hak ve alacaklarının borca yeter miktarın (2.114.339,14-TL) İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 259. maddesi uyarınca teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, alacaklı vekiline verilmesine, 4-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın davaya konu icra dosyası üzerinden İcra Müdürlüğünce infaz edilmesine, 5-İİK'nın 261. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren on gün içinde talep edilmediği takdirde, ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, 6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak; a-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı/alacaklı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana İADESİNE, b-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 23/02/2026