11. Hukuk Dairesi 2025/2009 E. , 2025/7124 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1921 Esas, 2025/185 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/764 E., 2021/412 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulün…
11. Hukuk Dairesi 2025/2009 E. , 2025/7124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1921 Esas, 2025/185 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/764 E., 2021/412 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalısı dava dışı ...Elektrik firmasına ait 105.739,28 euro bedelli emtianın 29.11.2017 tarihinde Bulgaristan-Türkiye taşıması sırasında çalındığını, taşıma sürecinde gerçekleşen hırsızlık sebebi ile davalının mutlak bir şekilde sorumlu olduğunu, davacıya nakliyat abonman sigortası poliçesi ile sigortalı emtianın zayii sebebi ile sigortalıya 105.739,28 euro tazminat ödendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi gereği sigortalısına halef olan davacının davalı taşıyıcıya rücu ettiğini, meydana gelen tam zayi zararında davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek toplam 105.739,28 euro zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya ait çekici ile emtia yüklü römorkun çalındığını, konu hakkında Haskova'da soruşturma devam ettiğini, TTK'nın 876. maddesi gereği davalının sorumlu tutulamayacağını, önlenemez durumun söz konusu olduğunu, taşınan malın emtia kıymeti bildirilmediğini, CMR'nin 23. maddesi gereği zararın hesaplanması ve tazminatın belirlenmesi gerektiğini, davalının CMR sorumluluk sigortası ile taşıma yaptığını, tazminattan sigortacının sorumlu olacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bulgaristan yetkili adli makamlarına yazılan talimata verilen cevapta davacı tarafından sigortalanan aracın park edildiği park yerinin hırsızlığa karşı güvenli olduğunun belirtildiği, davalının CMR'nin 29. maddesine göre isteyerek kötü hareket etmediği, dolayısıyla anılan madde uyarınca tam zarardan sorumlu olmadığı, davalının eyleminin sınırlı sorumluluğa istisna kabul edilemeyeceği, bilirkişi kurulu CMR'nin 3. maddesi nedeniyle park yeri işleticilerinin davalı taşıyıcının ifa yardımcısı olduğundan bahisle bu kişilerin kusurlarından davalının da sorumlu olduğunu belirtmiş ise de,somut olay bakımından,park yeri görevlilerinin ihmalinden davalıyı sorumlu tutmanın CMR'nin 3. maddesinin uygulama alanını çok fazla genişletmek olacağı, davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek davacı tarafından sigortalanan emtiayı güvenli bir yerde muhafaza ettiği, bilirkişi kurulunun görüşü yerinde olmayıp davalı taşıyıcının gerçek zarardan sorumlu olmadığı, davalının sorumluluğunun CMR'nin 23... . maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, CMR'nin 23/3 hükmü uyarınca sınırlı sorumluluk esasına göre davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının 154.675,21 euro olarak belirlendiği, taşıyıcının sorumluluğunun anlaşmada öngörülen sınırlı sorumluluk esaslarına göre tespiti gerekli olup, davalı taşıyıcının sorumlu olacağı azami miktarın anlaşmanın 23... . maddeleri uyarınca hesaplattırılarak meydana gelen gerçek zararın bu maddeler uyarınca hesaplanan azami sorumluluk miktarını geçmesi halinde taşıyıcının gerçek zarar miktarı ile değil, anlaşma uyarınca ödemekle yükümlü olduğu azami miktarla sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmesi, gerçek zarar miktarının anılan maddeler uyarınca hesaplanacak azami sınırın altında kalması halinde ise gerçek zarar miktarı ile sorumlu tutulması gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacının gerçek zararının 105.739,28 euro olduğu, SDR hesabına göre taşıyıcının sorumlu olduğu üst limitin 154.675,21 euro olduğu, buna göre gerçek zararın daha az olması nedeniyle gerçek zarara hükmedilmesi gerektiği, emtianın gerçek değeri Bulgaristan-çıkış yeri satış fiyatının rayiç değerlere uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 105.739,28 euronun CMR'nin 27. maddesi gereğince dava tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşıma sırasında taşıyanın hizmet aldığı kişilerin ve yardımcılarının kusurundan taşıyanın sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davalının sınırlı sorumluluktan yararlandırılması gerektiği yönünde gerekçesinin yerinde olduğu, davacı vekilinin gerekçeye ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmediği, davalı vekilinin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında uluslararası karayolu taşıması sırasında meydana gelen hasar bedelinin davalı taşıyandan rücuen tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.