TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/06/2024 NUMARASI : 2022/740 Esas- 2024/444 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2022 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekil…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1262 Esas 2026/267 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1262 KARAR NO : 2026/267 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/06/2024 NUMARASI : 2022/740 Esas- 2024/444 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2022 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortalı olduğunu, davacıya ait aracın 12/03/2021 tarihinde dava dışı sürücü ... idaresindeyken olay yerinde orta refüjde bulunan bordür taşlarına çarparak hasarlandığını ve ön hava yastıklarının açıldığını, kaza sonrası alkol muayenesinin yapıldığı ve sürücü ...'nun alkolsüz olduğunun anlaşıldığını, davacının araç tamiri için 323.773,59 TL harcama yaptığını ve hasarın davalı kasko sigorta şirketinden tahsili için talepte bulunduğunu ancak davalı kasko sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 323.773,59 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili olarak taraflarınca araştırma yapıldığı ve suistimal bulgusu edinilmiş olunduğunu, araçta yolcu olduğu belirtilen ...'nun kaza öncesi arkadaşlarının yanındayken kendisini alması için babasını aradığını belirtmesine rağmen önce arkadaşlarını sonra da babasını aramış olduğunu, ...'nun arkadaşlarıyla beraber arkadaşının evinde oldukları saatlerde (zabıtta belirtilen kaza saatinden önce) temin edilen beyanında ... ve ...'ı aramasının hayatın doğal akışına aykırı olması, ...'nun hastane kaydının saat 03:12 olması, ...'nun hastane kaydının saat 03:20 olması, ...'nun zabıtta belirtilen kaza saatinden önce saat 02:52 ve 02:56 da babasını aramış olmasının, ...'nun zabıtta belirtilen kaza saatinden önce yoğun telefon görüşmelerinin olmasının olayda suistimal olduğu kanısı doğurduğunu dolayısıyla kazanın oluşumu ile ilgili olarak kusur raporu aldırılmasının gerektiğini savaunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacıya ait ... plakalı aracın pert-total olacağının ve hasar tutarının 155.000,00 TL olduğu belirlenmek suretiyle, davalı tarafça hasarın teminat dışı kaldığının ispat edilemediği dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile 155.000,00 TL'nin 06/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini,mahkemece aracın pert- total olduğunun kabul edilmesinin yerinde olmadığını, aracın onarım bedelinin hüküm altına alınması gerektiğini ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte araç sovtaj bedelinin 135.000,00 TL olmasını da kabul etmediklerini, bilirkişinin sovtajın nasıl hesapladığının belirli olmadığını, bilirkişi tarafından belirlenen ve hükme esas alınan rapordaki pert bedelinin eksik hesaplandığını bildirerek, ilk derece mahkemesinin kararının reddedilen kısmının kaldırılarak , reddedilen kısım yönünden talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda sürücü değişikliği ihtimali olduğunu düşündüklerini, bu haliyle hasarın teminat dışında olduğunu, onarımı yapılmış ve trafiğe kazandırılmış ağır hasar kaydı oluşmasına rağmen trafikten çekilmeyen araç hasarına ilişkin olarak pert bedelinin tahsiline karar verilmesinin mümkün olmadığını, kaza tarihindeki araç rayiç değerinin fahiş olduğunu, piyasa rayicine göre tespit edilen değer kaybı bedeli, hasar göz önüne alındığında yapılan hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını, denetime elverişli ek rapor veya konusunda uzman olan bir heyetten rapor alınarak hüküm kurulması gerektiğini, kasko sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca hasar tarihinde aracın piyasa rayiç değerinin uzman sigorta eksperince yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan araç hasar tazminatı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan genişletilmiş kasko sigorta poliçesi incelendiğinde; davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 30/11/2020- 30/11/2021 tarihleri arasında ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafa herhangi bir hasar ödemesi yapılmadığı görülmüştür. 12/03/2021 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; Kazanın 12/03/2021 tarihinde saat 03.20 civarında, yerleşim yeri içi 30 km/h limitli (2) şeritli (7) metre platform genişlikli, dönel adalı kavşakta, gece vakti yağmurlu hava ve ıslak zeminde, tek araçlı ve engel cisme çarpma şeklinde meydana geldiği, kaza mahalline intikal ettikten sonra kaza mahalline yarım saat sonra gelerek sürücü olduğunu söyleyen ...'nun idaresindeki ... plakalı aracı ile Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı üzerindeyken ... kavşağına geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sol ön teker ve çamurluk kısımları ile orta refüjde bulunan bordür taşına çarpması şeklindeki kazanın meydana gelmesinde sürücü olduğunu söyleyen ...'nun 2918 KTK'nun 52/b maddesi kural ihlalini işlemiş olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında yer alan alkol raporu incelendiğinde, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun alkolsüz olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 15/05/2024 tarihli raporda özetle; kasko sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK’nun 52/a-b. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının da 155.000,00 TL olacağı, trafik kazası tutanağına göre dava konusu olayda sürücü ...’nun trafik ekiplerinin olay yerine intikal etmesinden 30 dakika sonra hastaneden çıkarak olay yerine gelmesinin Genel Şartlar’ın A.5.10 bendinde yer alan zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) uzaklaşma olarak kabul edilmesi halinde dava konusu kazanın poliçe kapsamında olacağı ve davalı sigorta şirketinin hasarı ödemekle yükümlü olacağı aksinin kabulü halinde kazanın teminat dışında kalacağı ve sigorta şirketinin hasarı ödeme yükümlülüğünün bulunmayacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/(1). maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün TTK'nın 1409/(2) maddesi hükmü gereğince sigortacıya aittir. Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'nun direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sol ön teker ve çamurluk kısımları ile orta refüjde bulunan bordür taşına çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, dava konusu kazaya ilişkin 12/03/2021 tarihi saat 03.20' de tutanak tanzim edildiği, davacı tarafça hasarın ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen sigorta şirketince açılan hasar dosyası kapsamında olumsuz görüş bildirilmesi nedeniyle hasarın teminat dışı bırakıldığı, davacı tarafça hasarın tazmini talebiyle eldeki davayı açtığı, mahkemece hasarın teminat kapsamı dışında olduğunun davalı tarafça ispat edilemediğinden davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği ilgili karara karşı her iki taraf vekilinin de istinafa geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın, dava konusu kazaya karışan aracın sürücü değişikliği olup olmadığı, hasarın poliçe teminat kapsamı içerisinde bulunup bulunmadığının tespiti ile hüküm altına alınması gereken gerçek hasar miktarının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. Davacı tarafça dava konusu aracın tamir edildiğini, buna göre mahkemece aracın pert-total kabul edilmesinin yerinde olmadığını, tamirat bedelinin kendilerine ödenmesini gerektiğini bildirerek, hesaplanan ve hüküm altına alınan hasar bedeline yönelik istinafa gelindiği görülmüştür. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu aracın hasar onarım bedelinin 196.437,00 TL yedek parça ve yine KDV hariç 7.200,00 TL onarım ve işçilik olmak üzere toplam (KDV hariç) 203.823,84 TL hesaplandığı, kaza tarihinde aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç bedelinin 290.000,00 TL olduğu dikkate alındığında dava konusu aracın tamirinin kesinlikle ekonomik olmayıp, aracın pert-total durumda kabul edilmesi gerektiği, aracın hasarlı halde ki sovtajının da 135.000,00 TL olacağı kanaatine varılmakla, hasar tutarının 155.000,00 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Tarafların mahkemece hüküm altına alınan hasar miktarına yönelik istinaf itirazları değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde "bilirkişi incelemesi" ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenen maddelere uygun olarak uzman bilirkişiden olayı aydınlatacak rapor alınması amacı ile mahkemece kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasar miktarının tespiti için dosyanın konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, hükme esas alınan raporda araçta meydana onarım gideri ile ilgili olarak parça bedeli + işçilik + KDV gösterilmek suretiyle ayrıntılı değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, aracın tamir masrafları raporda ayrıntılı bir şekilde gösterildiği, olay nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar miktarı dikkate alındığında aracın pert total kabul edilmesinin (ve aracın sovtajının davacının iddia ettiği gibi 200.000,00 TL olarak değil, bilirkişice belirlendiği şekliyle 135.000,00 TL olarak kabul edilmesini) davacının lehine ve ekonomik olduğuna ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve ve hüküm vermeye elverişli rapor sunulduğu, yine aracın pert total kabul edilerek hesaplanan hasar miktarının ödenmesi için aracın trafikten çekilmesi gerekmediği dikkate alındığında ,davacı ve davalı tarafın hasar miktarının belirlenmesine yönelik istinaf itirazının dinlenme olanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın hasarın teminat dışı kaldığına ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkesin iddiasını ispatla yükümlü olup, HMK'nın 190. maddesi gereği, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı gibi davalı sigortacının, dava konusu kazayı yapan araç sürücüsünün aracın maliki olan davacı olduğu ve hasarın teminat dışı kaldığını TTK'nun 1409/(2). maddesi hükmü gereğince ispat edemediği, davalının dayanmadığı delillerin gerek mahkememizce gerek Dairemizce resen celb edilip incelenemeyeceği anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından alınması gerekli olan 10.588,05 TL harçtan peşin alınan 2.647,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.941,04 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/03/2026 Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -