T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/74 - 2025/2915 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/74 KARAR NO : 2025/2915 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI :2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACILAR : 1- ... - 2- ... - 3- ... - 4- ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1- ... S…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/74 - 2025/2915 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/74 KARAR NO : 2025/2915 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI :2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACILAR : 1- ... - 2- ... - 3- ... - 4- ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- ... - 3- ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 05.02.2021 tarihinde davalılardan ...”ın kayden maliki ve işleteni bulunduğunu, zorunlu trafik sigortasının davalılardan ... Sigorta A.Ş.nin yapmış olduğunu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Dumlupınar Mah.Adnan Menderes Bulvarı Yasemin Kafe karşısında ölen ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete asli kusurlu eylemi ile çarpması sonucu müvekkillerin murisi olan ... vefat etmiş olduğunu, Sürücü ...'ın sanık sıfatıyla yargılaması Mersin 20.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, davalılardan ...'ın maliki ve işleteni olduğu ... plaka sayılı araç davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Tramer No: ..., ... nolu poliçe ile Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, davalı sigorta şirketlerine Trafik Kazası 20.05.2021 tarihi itibarıyla ihbar olunduğunu, olay nedeniyle müvekkili davacılar, genç yaştaki oğullarını ve kardeşlerini kaybetmiş olduğunu, davacı müvekkillerinin ağır ve telafisi imkansız manevi zararlara uğramış olduklarını, ... olay tarihinde 16 yaşı içerisinde olup öğrenim hayatına devam ettiğini, davalının dava konusu trafık kazasına karışan ... plaka sayılı aracı başkalarına devretmesi halinde dava sonucunda hak edeceğimiz maddi ve manevi tazminatları tahsil kabiliyeti kalmayacağını, bu nedenlerle bu aracın kaydı üzerine başkalarına devir ve temlikini önleme ve özellikle alacaklarını tahsil bakımından teminatsız ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, müvekkillerinin uğramış olduğu maddi (destekten yoksun kalma) zararları ile kazayla içine girmiş oldukları psikolojik bunalım ve eziyet nedeniyle, maddi tazminatlar yönünden ileride bilirkişinin belirleyeceği değere arttırma talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, maddi tazminat yönünden zorunlu arabulucuya gidilmiş olmasına rağmen taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, ölen ... için maddi tazminat olarak babası ... için 1.000 TL.nin tüm davalıların sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsilini, ölen ... için maddi tazminat olarak Annesi ... için 1.000 TL.nin tüm davalıların sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsilini, ölen ... için babası (... İçin 100.000 TL., Annesi ... için 100.000 TL. kardeşi ... için 70.000 TL. kardeşi ... için 70.000 TL.Manevi Tazminatın ayrı ayrı (davalı sigorta şirketi ayrık olmak üzere) davalılar ... ve ...'dan müştereken ve mütesilsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ... aleyhine dava açtığını, bu dava haksız ve mesnetsiz olup, davayı ve dava dilekçelerindeki iddialarını bir bütün olarak kabul etmediklerini, usul ve yasalara aykırı olan davanın reddini talep ettiklerini, davalılardan ... araç sahibi olup davalılardan ... ise ...'ın oğlu olduğunu, olay günü maktul küçük yaşta ve de fiziken kendisinden çok ağır olan ve de ehliyetsiz bir şekilde bir motosikleti kullanmak istediğini, olay günü kendisine ait olmayan ve kullanmasını bilmediği ilk defa eline aldığı yarış motoru olarak bilinen motosiklete binmiş ve gençlerin daimi surette yarış yaptıkları yer olan Mersin sahil yolunda bu motosikleti denemek için binmiş ve motosikletin anormal hız yapmasını sağlamış motorun çok ağır kilogramı olması sebebiyle de hakimiyetini kaybetmiş tek taraflı vaki kaza meydana geldiğini, Müvekkillerinden ... ise sahil yolu üzerinde bulunan Banka ATM sinden bankacılık işlemi yapmış aracına binmiş sinyalini yakmış, sol şeride geçmek ister iken arkadan gelenleri kontrol ettiği halde çok hızlı gelen motosiklet orta kaldırım refüjü ile müvekkilinin kullandığı aracın sol yanı arasında 3 metre den fazla bu mesafe ve iken oradan geçememiş aracın sağından da geçmemiş motosiklet aşırı surattan dolayı hakimiyetini kaybetmiş orta refüjdeki yolda bulunan levhaya kafasını çarpmak suretiyle malum kaza meydana geldiğini, burada müvekkili sürücü ... hiçbir kusur atfedılmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin motoru sıkıştırması da söz konusu olmadığını, müvekkili sol sinyalini yakmış ve sol şeride doğru ileride U dönüşü yapmak üzere yavaş gider iken arka kontrolünü yaptığında da herhangı bir aracın olmadığını görmüş yolda normal seyrini devam ettiğini, müvekkilinin trafik kurallarına aykırı hiçbir kusuru olmadığını, Müvekkili 10 yıldan fazladır ehliyet sahibi olduğunu, trafik kayıtları incelendiğinde hiçbir trafik cezası almadığını, trafik kurallarına azami dikkat eden bir insan olduğunu, olay günü ve bu olayda da yine trafik kurallarına azami dikkat ettiğini, bu nedenle olaya ilişkin hiçbir kusuru olmadığını, kaza neticesinde devam eden ... olay tarihinde 16 yaşında olduğunu, motosikletin ağırlığı ceza dosyasına tespit edilmiş olup 155 kilogram olduğunu, Maksimum hızı da 250 km olduğunu, bu motosiklet ile aşırı hız yapmak ayrıca bir kusur olduğunu, Bu durumda motosiklete hükmetmek onu yolda tutabilmek motor trafikte seyir ettirmek hele ilk defa kullanan çocuk için neredeyse mümkün olmadığını, Bu kaza tamamen yüzde yüz motosiklet sürücünün kusurları nedeniyle oluşmuş olduğunu, Ayrıca ceza dosyasında motosiklet sahibi belli olduğu ifadesinde de olduğunu, motosikleti kullanması için ...'a verdiğini ifade ettiğini, ehliyetsiz olduğunu bile bile, yaşının küçük olduğunu bile bile, bu motoru kullanmadığını, acemi olduğunu bile bile, bu motor kullanması halinde hız yapmak için kullanacağını bile bile motosikleti veren sahibinde ceza dosyasında sanık bu dosyamızı da asıl davalı olması gerektiğini, olası kasıtla adam öldürmesine sebebiyet vermek gibi bir husus söz konusu olduğunu, Bunun dosya kapsamında sayın Mahkememizce bilirkişi raporlarla tespitini de talep ettiklerini, soruşturmayı yapan C. Savcılığı soruşturma 2021/... nolu dosyasında da 2 tane rapor olup birinci rapor, birinci derecede kusurlu olarak sürücü ...'ı tespit etmiş olduğunu, İkinci rapor ise sadece dar açılı resimler ile oluşturulan rapor ile müvekkilin kusurunu yüksek olarak tespit etmiş olduğunu, Dosyadaki raporlarındaki müvekkilinin kusurlarını bir bütün olarak kabul etmediklerini, mahkememizce mahallinde keşif yapılarak kamera kayıtlarıyla örtüşen araç mesafeleri, yol ve kaldırım mesafeleri motorun hızı, sürücünün yaşının küçük ve ehliyetsiz oluşu motorun ağırlığı müvekkilinin aracı ile sağdaki ve soldaki kaldırımlar arasındaki motosikletin geçmesi için mesafenin bulunup bulunmadığı ölçümler yapılarak tespitini, bu bilgiler ışığında yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, Bu eksiklikler giderildikten sonara maddi ve manevi tazminatları taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı Sigorta Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; davacının haksız davasını ve taleplerini kesinlikle kabul etmediklerini, dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru şartı getirildiğini, İşbu davada da davacılar tarafından kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra dava açılmış olup öncelikle müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılırken ve arabuluculuk aşamasında gerekli belgelerin sunulmasını talep etmesine rağmen yine yeterli belgeler sunulmadığından ve müvekkili şirkete iletilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesinde, zarar görenin kusuru, öncelikle bizzat desteğin-zararın oluşumuna, artmasınaya da tazminat yükümlüsünün durumunun ağırlaşmasına yol açan-kusuru olarak kabul edildiğini, zira zarar gören destek, kendisi tazminat talep etme imkanına sahip olsaydı, kusuru sebebiyle tazminattan indirim yapılacak olduğundan, destek görenlerin tazminat taleplerinde de aynı şekilde indirim yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma zararının bir yansıma zarar olmasının doğal bir sonucu olarak, desteğin ölümü nedeniyle oluşan zararın nasıl yansıma yoluyla destek görenleri de etkilediğini kabul ediyorsak, desteğin tazminattan indirime neden olacak kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıdığını kabul edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerde dolayı müvekkili şirketin davacılara karşı sorumluluğu bulunmadığını, davacının kaza anında motosiklet sürerken kask ve koruyucu ekipman kullanmadığı kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, davacının kaza anında kask takmaması nedeni ile müterafik kusur durumlarını ihlal ettiği açık şekilde anlaşılmakla mahkememizce ilgili hususun indirim sebebi olarak gözetilmesini talep ettiğini, davayı ve davacının ileri sürdüğü tazminat taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile; işbu davada zamanaşımı itirazının olduğunu, davacının ikame ettiği işbu dava konusu maddi tazminat talepleri haksız olup, ayrıca zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın zamanaşımı itirazı doğrultusunda reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 1-davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacı anne ... için 446.181,66 TL, davacı baba ... için 209.626,01 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 04/06/2021 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacılara belirtilen miktarda verilmesine, ( sigorta şirketi yönünden 410.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile, Davacı baba ... için 80.000,00 TL , davacı Anne ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00TL ve davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 05/02/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsili ile davacılara belirtilen miktarda verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken geçmiş dönem, gelecek dönem ve yetiştirme gideri hesaplamalarının ayrı ayrı ve doğru bir şekilde yapıldığını, sonuç olarak geçmiş dönem ve gelecek dönemin toplanarak yetiştirme giderlerinin mahsup edildiğini, mahkemece geçmiş dönem nazara alınmayarak sadece gelecek dönem dikkate alındığını ve yetiştirme giderleri indirilerek hüküm kurulduğunu, maddi tazminat yönünden bilirkişinin raporuna itibar edilmeden hüküm kurulması ve sebebiyet vermedikleri halde aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, manevi tazminat yönünden de dosya kapsamına göre, müvekkillerinin uğramış olduğu derin üzüntü ve paranın satın alma gücü nazara alındığında taleplerinin tamamının kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılar ... ve ... vekili; davanın reddine karar verilmesi gerekirken verilen kararin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kusurlu olmamasına rağmen bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın maddi tazminata esas ıslah edilen kısımları yönünden reddine karar verilmesi gerekirken ıslaha karşı zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, manevi tazminat miktarlarının aşırı yüksek olduğunu, müvekkillerinin sosyal ve ekonomik durumları arasında yüksek bir seviye olduğunu, müvekkillerinin bu miktarı ödeme güçlerinin olmadığını, maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını/kaldırılmasını talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Sigorta Şirketi vekili; karar verilirken müterafik kusur indirimi yapılmadığını, 01.06.2015 tarihli kanun ve genel şartlarda yapılan değişikliklerden sonra düzenlendiğini, davacı tarafa ait maluliyetin özürlülük ölçütü üzerinden belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabı yapılacak ise TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiği, geçici iş göremezlik talepleri açısından genel şartlarda yapılan değişiklik gereği sigorta şirketlerinin sorumluluğu olmadığından bu yöndeki taleplerin reddi gerektiğini, tazminat hesabı teknik faiz kullanılmak sureti ile aktüeryal olarak yapılması gerektiğini, hesaplamada kullanılan progresif rant yönteminin hiç bir bilimsel dayanağının bulunmadığını, hukuka aykırı hükmün ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar; davacılar vekili, davalı ... Sigorta vekili ve davalılar Hakim ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar Hakim ve ... vekili 27.12.2013 tarihli dilekçe ile istinaf talebinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Aktüerya hesabına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 06.05.2023 tarihli hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak davacının zararının belirlendiği, ölenin kaza tarihinde 16 yaşında olduğu ve gelirinin bulunduğuna dair delil olmaması nedeniyle mahkemece rapordaki 18 yaş öncesi döneme ilişkin yapılan hesaplamanın mahsup edilmiş olmasının ve yetiştirme giderinin düşülmüş olmasının yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin hesap raporuna yönelik istinafları yerinde görülmemiştir. Ancak mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak tahsil kararı verilmişse de davacıların hak ettikleri tazminat miktarının toplamı poliçe limitini aştığından hükümde karışıklığa neden olmaması için garame hesabı yapılarak davalı sigorta şirketinin her iki davacı yönünden sorumlu olduğu miktarın hükümde gösterilmiş olması gerekmektedir. Poliçe limiti 410.000 TL olup garame hesabı yapıldığında sigorta şirketinin toplam tazminattan davacı anne ... yönünden 278.863,54 TL, davacı baba ... yönünden 131.136,46 TL'sinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun azalması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda, davacıların desteğinin kaza anında kaskının takılı olduğu anlaşıldığından mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerindedir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinafının incelenmesinde: 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/...) Somut olayda 05.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacı Adnan ve Raziye'nin oğlu, diğer davacıların kardeşi Tunahan'ın kullandığı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacıların desteği Tunahan'ın vefat ettiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %70 oranda kusurlu olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ve ölenin yaşları, davacıların ölene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalılardan ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun REDDİ ile; 3-Davalılar Hakim ve ... vekilinin istinaf başvurusunun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 5-Maddi tazminat yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davacı anne ... için 446.181,66 TL, davacı baba ... için 209.626,01 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 04/06/2021 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacılara belirtilen miktarda verilmesine, (davalı sigorta şirketinin davacı ... yönünden 278.863,54 TL, davacı baba ... yönünden 131.136,46 TL'si ile ((=toplam 410.000 TL)) sorumlu olması kaydı ile) ...-Manevi tazminat yönünden davanın KABULÜ ile; -Davacı baba ... için 100.000,00 TL , davacı Anne ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 70.000,00TL ve davacı ... için 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 05/02/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsili ile davacılara belirtilen miktarda verilmesine, Harç yönünden: ...-a-)Maddi tazminat yönünden Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 62.558,82 TL ilam ve karar harcından peşin yatırılan 1.168,11 TL harcın ve 2.357,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 59.033,71 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-)Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.225,40-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, c-) İlk derece mahkemesince 19.10.2023 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, d-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, Yargılama giderleri yönünden: 7-Davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.168,11 TL peşin harç, 2.357 TL tamamlama harcı, 571,90 TL keşif harcı, 2.695,20 TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti masrafı olmak üzere toplam ....872,91 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre ....098,90 TL'lik kısmının davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Vekalet ücreti yönünden: 8-Maddi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 68.465,43 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,(sigorta şirketi yönünden 410.000,00 TL poliçe limiti dikkate alınarak 63.400,00 TL vekalet ücreti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) 9-Maddi tazminat yönünden davacı ... hakkında reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 10-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a ödenmesine, 11-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a ödenmesine, 12-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a ödenmesine, 13-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a ödenmesine, 14-6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi uyarınca arabuluculuk aşamasında Devlet tarafından sarf edilen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, İstinaf giderleri açısından; 15-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacılara iadesine, 17-Davacı tarafından yapılan 203,00-TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 18-Davalılar Hakim ve ... istinaftan feragat ettiklerinden taraflarınca yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde iş bu davalılara iadesine, 19-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.25.12.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.