İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/11/2025 YAZIM TARİHİ : 24/11/2025 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü DA…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 21/11/2025 YAZIM TARİHİ : 24/11/2025 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin otomotiv alım satım işleriyle ilgilenmekte olup, şirket adına çek defteri bulunduğunu ancak, uzun süen aramalara rağmen çek defterini bulamadıklarını, bu hususta savcılığa suç duyurusunda da bulunduklarını, bankaya yazılan müzekkere sonucu gelen cevabı yazılarda ...... Şanlıurfa Şubesi'ne ait, 17.07.2024 tarihli, 600.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından sunulduğunun ve imza uyuşmazlığı nedeniyle davalıya ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, akabinde davalı tarafından müvekkili aleyhine Konya... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, öncelikle icra takibinin yetki yönünden reddine karar verilerek takibin iptali gerektiğini, esasa yönelik olarak da, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını kaldı ki, davalı ile ticari bir ilişki olmadığı gibi, çek karşılığında fatura ibrazının da söz konusu olmadığını, dava konusu çekin hem bedelsiz hem de hükümsüz olduğunu, davalı ve cirantaların müvekkiline yaptıkları gibi piyasada iştirak halinde resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işleyip tehditle haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını ileri sürerek, takibin müvekkili yönünden durdurulması ve iptalini, haksız olan davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, kambiyo senedi sebepten mücerret olup, davacının borçlu bulunmadığı iddiasını senetle aynı kuvvette bir delil ve belgeyle ispat etmesi gerektiğini, iddia kambiyo senedine dayandığından senedin ticari defterlere işlenmiş olmasının gerekmeyeceğini savunarak, davanın reddini, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ayrıca, davacı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayımızda; Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabii olduğu, Mahkememizin 14/05/2025 Tarihli duruşması ile; "Taraflarca davanın takip edilmemesi nedeniyle ve 6100 sayılı HMK'nın 150/1 ve 320/4 maddesi gereğince dava yenileninceye kadar 3 ay süreyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği" anlaşılmakla, daha sonrasında davacı vekilinin 14/05/2025 tarihli yenileme dilekçesi üzerine Mahkememizin 15/05/2025 tarihli tensip tutanağı ile davanın kaldığı yerden devamına şeklinde karar verildiği, Mahkememizin 08/10/2025 tarihli duruşmasında davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu , mazeret dilekçesinde mahkeme bilgi verdiği ancak dayanak belgesinin olmadığı, davalı vekilinin de mazereti kabul etmediği, davayı takip etmediğini beyan etmiş ve Mahkememiz dosyasının basit yargılamaya da tabii olduğu değerlendirildiğinde davanın 2. kez takipsiz bırakılması nedeniyle 6100 sayılı HMK 150/6 maddesi kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek...." gerekçesiyle, davacı tarafından davalı aleyhine açılan ve basit yargılama usulüne tabi olan davanın 2. kez takipsiz bırakılması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 150 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ön inceleme duruşmasında yokluklarında ön inceleme yapılmasına muvafakat ettiklerini beyan ettiklerini, akabinde ikinci celsede de 08.10.2025 tarihinde mazeret dilekçesinde belirtikleri dava dosyası ile toplamda 30 duruşmanın bulunması nedeniyle katılım sağlanmadığından dosyanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ancak, işbu karar yerinde olmayıp, davanın daha önce de takipsiz bırakıldığına dair karar da verilmediğini, tüm dosya kapsamına bakıldığında davanın takip edilmediğinden işlemden kaldırılması yönünde karar verilmediğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, dosyanın incelenmesinde, mahkemece karar celsesi olan 08/10/2025 tarihli celse ara kararı ile, ''davacı vekilinin mazeretine bir dayanak sunmaması, davalı vekilinin beyanı da dikkate alınarak davacı vekilinin ön inceleme duruşmasına yetki belgesi ile duruşmaya başka bir meslektaşının katılımının sağlanması hususları dikkate alınarak mazeretinin reddine'' karar verildiği oysa, davacı vekili tarafından ibraz edilen mazeret dilekçesinde, duruşma günü ile Diyarbakır.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının duruşma gününün aynı olması ve Diyarbakır'da olacak olmalarından dolayı duruşmaya katılamayacaklarının bildirildiği, mahkemece, mazeret dilekçesinde mahkeme bilgisinin verildiği ancak dayanak belgesinin olmadığı hususu celse zaptına geçilmiş ise de, davacı vekilince mahkeme ve dosya esas numarası verilmek sureti ile gerekçelendirilen mazeretin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle mazeretin reddi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2025 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...