11. Hukuk Dairesi 2011/10062 E. , 2012/18377 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.04.2011 tarih ve 2008/247-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10062 E. , 2012/18377 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.04.2011 tarih ve 2008/247-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olup, şirketin kuruluşundan 2004 yılına kadar müdür olarak görev yaptığını, ancak 26.04.2004 tarihinde şirketi sokmuş olduğu borç yükünü kaldıramaz hale gelince bu görevinden istifa ettiğini, davalının ödemeleri kendine almak, sözleşmesiz işler yapmak, kendi adına ayrıca firma kurup müvekkili firmaya gelen işleri o firmaya aktarmak gibi müvekkili şirketi zarara uğratıcı yaptığı işler nedeniyle müvekkilinin zarar ettiğini ileri sürerek, 84.474.00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin menfaatlerini koruyarak görevini yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürü hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için gerekli olan ortaklar kurulu kararının davacı tarafça sunulduğu, davalının görev yaptığı dönemlerde satışını yaptığı kapı fiyatlarından 700.00 TL ve üzerindeki fiyatların piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ancak bu fiyatın altında yapılan satışlarda ise kapıların maliyet ve rayiç değerlerinin altındaki değerlerle satıldığı ve davacı şirketin toplam zararının 16.712,80 TL olduğu, davalının bu zarardan TTK'nun 320. maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 16.712,80 TL alacağın 12.11.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, 6762 sayılı TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 320 ve 336. maddelerine dayalı olarak limited şirket müdürü hakkında açılan sorumluluk davasıdır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme yeterli olmamıştır. İlk bilirkişi heyeti raporunda TTK'nun 320 ve devamı maddelerinden bahsedilerek davaya konu ticareti yapılan kapıların özellikleri ve fiyatları konusunda bilirkişi raporu alınması ve alınacak raporda kapıların fiyatlarının, sözleşmelerin yapıldığı tarihteki piyasa koşulları dikkate alınarak belli oranda farklı olduğunun tespiti halinde gerçekleşen zarardan davalının sorumlu olacağı; mimar ve inşaat mühendisinin katılımıyla hazırlanan ikinci teknik bilirkişi raporunda, bir kısım kapıların düşük satış bedeli ile satılması nedeniyle oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, o tarihteki ekonomik koşullar, davacı şirketin mali durumu, satış bedelleri ile rayiç bedel arasındaki farkın oranı ve verilen teklifler nazara alınarak davalının eylemlerinin müdür olarak sorumluluğunu gerektirip gerektirmediği ve objektif özen borcunu ihlal edip etmediği tam olarak irdelenmemiştir. Ayrıca davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları konusunda ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmesi düşünülmeyerek eksik inceleme sonucunda karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu nedenlerle, aralarında sektörden bir bilirkişi ile şirketler hukukunda uzman bir bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyetten birlikte ve davalı vekilinin önceki raporlara itirazlarının da değerlendiriliği, hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye imkan verir, Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.