11. Hukuk Dairesi 2023/2030 E. , 2024/4643 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/85 Esas, 2022/1590 Karar HÜKÜM : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/301 E., 2020/217 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2030 E. , 2024/4643 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/85 Esas, 2022/1590 Karar HÜKÜM : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/301 E., 2020/217 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.10.2015 tarihinde kurulan bir yazılım şirketi olduğunu, ticaret unvanının çekirdek unsurunu teşkil eden “Fİ” ibaresinin 42. sınıfa giren hizmetlerde marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, davalı gerçek kişinin başvuruya itirazının dava konusu YİDK kararıyla kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, oysa davacının kurulduğu 2015 yılından itibaren dava konusu “Fİ” ibaresinin ticaret unvanının yanında markasal olarak da mizanpajı ve tasarımı kendisine ait olan özel bir kompozisyonda kullanıldığını, davalı gerçek kişinin eserinden uyarlanan dizi fragmanının 11.03.2017 tarihinde yayınlandığını, davacının markasal kullanımının bu tarihten önce olduğunu, dava konusu markanın davacının iştigal alanına giren yazılım ve mühendislik hizmetlerinde kullanılacağını, davalı gerçek kişinin markasını kullandığı alanın bundan farklı bulunduğunu, davacının bir yazılım firması olarak kendisine “fi” sayısından gelen “Fİ” ibaresini ve Fibonacci spiralinin şeklini seçmesinin son derece doğal olduğunu, davalı şahsın “Fİ” isimli kitabının 2013 yılında çıkmış olmasına rağmen 2015 yılından sonra tanınmış bir eser haline geldiğini, bu nedenlerle somut olayda davacının markasını seçerken davalı şahsın eserinden esinlenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, tarafların iştigal alanları da çok farklı bulunduğundan haksız rekabet yaratan ya da yaratabilecek bir durumun söz konusu olmadığını ileri sürerek YİDK’in 2019-M-4598 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Fİ-Çİ-Pİ”, “AEDEN”, “GÖR BENİ” isimli eserleri ile ülkemizin en tanınmış yazarları arasında yer aldığını, “Fİ-Çİ-Pİ” isimli kitap üçlemesinin büyük bir başarıya ulaştığını, bu üçlemenin ilk kitabı olan “Fİ”nin 2013, ikinci kitabı olan “Çİ”nin 2014 ve son kitabı olan “Pİ”nin de 2015 yılında yayınlandığını, bu kitapların her birinin ülke çapında büyük ses getirdiğini, davalının "Fİ" isimli kitabının dizi filme uyarlanması konusunda 2016 yılında dava dışı Ay Yapım firmasıyla sözleşme imzaladığını, dizinin ilk fragmanının 11.03.2017 tarihinde yayınlandığını, davalı şahsın tanınmış hale getirdiği eser adının davacı tarafça marka başvurusuna konu edildiğini, ayrıca başvuruda kullanılan logonun davalının kitaplarında uyarlanan dizinin logosu ile ayniyete yakın benzer olduğunu, davalının “Fİ” ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğu gibi eser adından kaynaklı telif hakkı da bulunduğunu, davacının seçebileceği sonsuz ibare varken “Fİ" ibaresini marka olarak seçmesinin ve bu ibareyi de müvekkilinin eserinden uyarlanan dizinin ilk fragmanında halka sunulan logo ile ayniyet derecesinde benzer bir logo ile kullanmasının davacının kötüniyetini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, ancak davalının 2013 tarihinde yayımlandığı "Fİ" adlı eserden kaynaklı telif hakları nedeniyle dava konusu başvuruyu 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında engelleme hakkı bulunduğu, diğer yandan davacının dava konusu başvuruyu, davalı şahsın “Fİ” isimli eserinden uyarlanan dizinin ilk fragmanının yayınlandığı 11.03.2017 tarihinden az sonraki bir tarihte, 22.03.2017 tarihinde yapmış olması ve bu fragmanda halka sunulan logo ile davacının markasında tek unsur olarak yer alan logonun ayniyet derecesinde benzer bulunması hayatın olağan akışı içerisinde çok rastlanamayacak bir tesadüf durum olduğundan dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunduğu, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kurulduğu tarihten beri faaliyet konusu ile doğrudan ilişkili olması nedeniyle "Fibonacci Spirali" olarak bilinen şekli ve Fi ibaresini ticaret unvanında ve markasal olarak kullandığını, müvekkilinin başvuruda yer alan logoyu davalı gerçek kişinin kitabından uyarlanan dizi fragmanın yayınlanmasından önce kullandığını, ilgili logo görselini ilk oluşturan ve kullananın müvekkili olduğunu, müvekkilinin "Fİ" ibaresini seçmesinde "Fibonacci Spiralinin" etkili bulunduğunu, davalının "Fİ" isimli romanın yazılım, bilgisayar ve bilişim gibi konularla hiçbir bağlantısı olmadığını, ayrıca eser adının 6769 sayılı Kanun hükümlerince korunabilmesi için, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ayırt edici nitelikte olması gerektiği, ilgili hükme göre umumen kullanılmakta olan ve ayırt edici nitelikte bulunmayan eser adlarının korunmayacağını, somut olayda da ayırt ediciliği bulunmayan "Fi" isminden kaynaklı telif hakkının somut olayda nispi ret sebebi olarak kabul edilmesinin hukuken hatalı bulunduğunu, diğer yandan Mahkemece kötü niyete esas alınan logoyu ilk kullananın müvekkili olduğunu, bu kapsamda sunulan delillerin dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece dava konusu başvuruda yer alan logonun, davalı gerçek kişinin kitabından uyarlanan ve başvuru tarihinden önce yayınlanan dizi fragmanında yer alan logo ile ayniyet düzeyinde benzer olmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gerekçesiyle dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu kabul edilmişse de yine mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere mahkemece ayniyet düzeyinde benzer görülen logonun matematikte fibonacci sayılarını temsil eden "Fibonacci Spirali" ne ilişkin bulunması, yani davalı gerçek kişinin kitabından uyarlanan dizi fragmanında yer alan logonun yaratılmış, özgün bir şekil olmaması ve esasen dosya kapsamına davacı tarafından sunulan delillerden davacının dava konusu başvuruda yer alan logoyu "Fİ" ibaresi ile birlikte bahsi geçen dizi fragmanın yayınlanmasından önce kullandığının anlaşılması karşısında dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-4598 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; “Fİ” ibaresinin ... tarafından 2013 yılında basımı gerçekleştirilen ve piyasaya sürülen üçleme serisinin ilk kitabının adı olduğu, eserin daha sonra aynı isim ile televizyon dizisi haline getirildiği, itiraz sahibi ...'in "Fi" ibaresi üzerinde başvuru sahibinden daha önce hak sahipliğinin bulunduğu, başvuruya konu marka örneğinin ...’in eserinden uyarlanmış bulunan televizyon dizisine ait logo ile ayniyete yakın düzeyde benzerlik arz etmesinin ve işbu başvuruyu muterizin izni olmadan gerçekleştirmesinin iyiniyetli bir girişim olamayacağının açıkça ortada olduğunu, genel izlenim itibariyle markalar ele alındığında, "Fİ" ibaresi olan davalı markası ile davacı markalarının, görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbiriyle neredeyse aynı olup, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olduklarının aşikar olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü ve beşinci fıkrası, 5846 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı TÜRKPATENT vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı şirket 21.10.2015 tarihinde kurulan bir yazılım şirketi olup, ticaret unvanının çekirdek unsurunu teşkil eden “Fİ” ibaresinin 42. sınıfa giren hizmetlerde marka olarak tescili için 22.03.2017 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalı gerçek kişinin başvuruya itirazının dava konusu YİDK kararıyla kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada İlk Derece Mahkemesince dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, davanın kabulüne, dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. “Fİ” ibaresinin ... tarafından 2013 yılında basımı gerçekleştirilen ve piyasaya sürülen üçleme serisinin ilk kitabının adı olduğu, eserin daha sonra aynı isim ile televizyon dizisi haline getirildiği, davalı ...'in "Fi" ibaresi üzerinde başvuru sahibinden daha önce hak sahipliğinin bulunduğu, başvuruya konu marka örneğinin ...’in eserinden uyarlanmış bulunan televizyon dizisine ait logo ile ayniyete yakın düzeyde benzerlik arzettiği, genel izlenim itibariyle markalar ele alındığında, "Fİ" ibaresi olan davalı markası ile davacı markalarının, görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbiriyle neredeyse aynı olup, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar oldukları anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı TÜRKPATENT vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.