İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 05/06/2018 tarihinde ... Pozisyon No'lu ve ... Pozisyon Notu Tedarikçi Taşıma Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, söz konusu s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/795 KARAR NO : 2026/171 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/10/2021 NUMARASI : 2018/864 Esas - 2021/710 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 05/06/2018 tarihinde ... Pozisyon No'lu ve ... Pozisyon Notu Tedarikçi Taşıma Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, söz konusu sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan 08/06/2018 Tarihli 7.200,00 EUR, 2.200,00 EUR, 2.400,00 EUR navlun bedelli üç adet fatura ile 22/06/2018 Tarihli toplam 3.850,00 EUR miktarında bekleme ücretlerinin faturalandırılmış olunduğunu, Davalı borçlu şirkete bu fatura ve belgelerin ödeme emri ile birlikte gönderilmiş olduğunu, taraflar arasında düzenlenen Tedarikçi Taşıma Sözleşmeleri'nde söz konusu sözleşmesel faaliyetten kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olarak kararlaştırıldığının açık olduğunu, tacir taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmünün de değerlendirilmesiyle birlikte İstanbul İcra Müdürlüğü'nün derdest takip üzerindeki tek yetkili icra makamı olduğunu, bu nedenle karşı tarafın yetki itirazının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu tarafın 24/07/2018 tarihli itiraz dilekçesinde, davacı alacaklı şirkete olan borcunun 15.682,64 EUR değil, 8.032,94 EUR olduğunu iddia etmiş ve geri kalan kısım ve ferileri için borca itirazda bulunmuş olduğunu, ancak davalı/ borçlu şirketin, söz konusu ödemeyi davacı şirketin hesabına değil; icra dairesi hesabına yatırmasının gerekli olduğunu, ödenen kısmın takip tarihinden sonra ödenmesinin tek başına kısım için dosya borcunun sona erdiği anlamına gelmeyeceğini, yapılan ödemenin kanuni gereklerinin yerine getirilmiş olması gerektiğini, söz konusu ödemenin İcra Dairesi'nde yapılması gerekirken haricen bir ödeme yapıldığının iddia edilmiş olunduğunu, dolayısıyla, davalı borçlu tarafın yapmış olduğu bu ödemenin, söz konusu kısma dair takibi sonlandırdığını kabul etmediklerini, dava konusu alacağın likit olduğunu, takibin dosya borcunun tamamı olan 15.692,94 EUR üzerinden devamını sayın mahkemenizden talep ettiklerini, davalının yaptığı haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı borçlunun takibe yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle, davalının asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket hakkında, ilamsız icra takibi başlatılmış olup, takibe hem yetki hem de borç yönünden (7650 EUR luk kasmına) kısmi olarak itirazda bulunmuş olduklarını, davacı tarafın yapmış olduğu takibin dayanağının, toplam 3 adet navlun ve 1 adet de bekleme faturası olduğunu, Faturaya dayalı olarak davalı hakkında takip başlatılmış ve davalı tarafından da takibe konu iş bu faturalara itirazda bulunmuş olduklarını, İcra dairesinin yetkisinin tartışılması gerektiğini, yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış ise işin esasına girilmesi gerektiğini, yetkisiz icra müdürlülüğünde icra takibi yaptırmış ise geçersiz takibe dayanılarak itirazın iptali davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmesinin gerekli olduğunu, davacı tarafın harca esas değer olarak belirttiği tutarın taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu tutarın ne şekilde ve hangi tarihteki kur oranı dikkate alınarak nasıl hesaplandığı hususunda hiçbir açıklamada bulunulmadığını, dava konusu olay da asıl çözülmesi gereken hususun, taşımada kullanılan araçlar için ödenmesi gereken navlun ve bekleme ücretleri olduğunu, davacı tarafın, davalının Ukrayna'dan ithal edeceği 2. el kaplama kesme makinesinin nakliyesini 2 adet araçla yapmayı üstlenmiş olduğunu, bu araçlardan bir tanesinin standart bir tanesinin de ... (yarı römork,büyük yük taşıma amaçlı kullanılan) olarak kararlaştırılmasına rağmen ve bu 2 adet araç da aynı gün 04.06.2018 tarihinde yükleme yerinde olması gerekirken davacı tarafından aynı gün hazır edilememiş olduklarını ve bir sonraki gün 05.06.2018 tarihinde hazır etmiş olduklarını, yükleme yerine ... olarak gönderilen fakat ... olmayan araç plakası ..., standart aracın plakasının da ... olduğunu, standart aracın dorsesinde yükleme esnasında hasar oluştuğu için de bu aracın yerine ... plakalı bir başka araç temin edilmiş olduklarını, daha sonra da bu iki araca malzemenin tamamı yüklenemediği için ... plaka üçüncü araca da yükleme yapıldığını, ... olması gereken 1. araç ... plakalı olduğunu, bu aracın navlun bedeli 7.200 Eur ve bekleme ücretinin de günlük 150-eur olduğunu, “standart olan ... plakalı aracın navlun bedeli 2300 eur ve bekleme ücreti de 150 EURO günlük olduğunu, - standart olan ... plakalı aracın navlun bedeli 2400 EURO ve bekleme ücreti de 150 EURO günlük olduğunu, bu üç aracın da 12.06.2018 tarihinde Ukrayna gümrüğünden ayrılmış ve 19.06.2018 günü Safi/Derince gümrüğüne giriş yapmış olduklarını, bu üç araçtan ... olduğu belirtilen ... Plakalı aracın, Türkiye'ye girişte ... olmadığının anlaşılması üzerine, bu araç için istenilen ... ücreti ve bekleme ücretinin ... olarak değil de, standart araç bedeli olarak ödenmesi gerekirken, davacı tarafından bu ücretin, ... araç bedeli olarak ve araç bekleme sürelerinin anlaşmaya aykırı şekilde fazla olarak istenilmesi nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlık ortaya çıktığını, dava konusu alacağın likit olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalardan da açıkça anlaşılacağı üzere davacı tarafın sözleşme şartlarına uygun davranmaması nedeniyle hak etmediği bir bedeli tahsil etmek istemesi karşısında müvekkili tarafından bu hususa itirazda bulunulduğunu, bu hususun mahkemece yapılacak yargılama neticesinde ortaya çıkacağından davacının kötü niyet iddialarının kabulünün mümkün olmadığı ve bu nedenle davacı tarafın, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında davaya konu sözleşme dışında bir sözleşme ya da hizmet alanının söz konusu olmadığını, davacının müvekkili davalı tarafından yapılan ödemenin dosya borcuna mahsuben olmadığı yönünde bir itirazda bulunulmadığına buna rağmen davacı tarafından alınan ve kabul edilen ödemeler yok sayılarak takibin 15.692,94 EURO üzerinden devam etmesinin talep edilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya kapsamında; dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafça davacı tarafından taşımada kullanılan araçların sözleşmede belirtilen nitelikte yani ... olması gerekirken standart araç olması ve bekleme ücretinden sorumlu olmamaları nedeniyle davacıya borcu bulunmadığı savunulmuştur. Davacı ticari defter ve belgeleri ile davalı ticari defter ve belgeleri birbiri ile uyumlu olup defter kayıtlarına göre davalının davacıya icra takibine itiraz tarihi olan 24/07/2018 tarihinde yapılan 8.032,94-EUR ödemeden sonra 3.767,06-EUR borçlu olduğu tespit edilmiştir, her ne kadar davacı tarafından sözleşme ve yapılan taşıma kapsamında davalıya kesilen faturalar davalı defterlerine kayıt edilmişse de sözleşme ile nakliyede kullanılacak olan ... plakalı aracın ... araç olduğu kabul edilerek sözleşme bedelinin belirlendiği, dosyaya sunulan ek raporda ise ruhsat ve trafik bilgileri ile dosyaya celp edilen belge ve araç resimlerinin incelenmesi ile taşımada kullanılan 27 P 7839 plakalı aracın 3 dingilli kapalı tenteli yarı römork olduğu, standart yarı römork özelliklerini haiz olduğu ve ... özelliklerini taşımadığı yönünde kanaat bildirilmiş olmakla davacı tarafça sözleşmeye uygun ifa gerçekleştirilmediğinden davacının sözleşme ile belirlenen bedelin tamamını talep edemeyeceği değerlendirilmiş olup, bilirkişi raporu ile taşımada kullanılan araç için 2.200-EUR araç bedelinin makul olabileceği ve araçların özellikleri göz önünde alındığında davacının talep edebileceği bekleme süreleri ile ücretlerinin 2.100-EUR olabileceği, davacının davalı adına yapmış olduğu navlun hizmeti ve bekleme bedellerinden dolayı 8.900-EUR hak edeceği hususunda görüş bildirilmiş olup, mahkemece bilirkişi tarafından belirlenen bedele itibar edilmiş olup, davalının 24.07.2018 tarihi itibarı ile yapmış olduğu ödemenin faizler tahakkuk ettikten sonra ana paradan düşülmesi ile 24.07.2018 tarihinden sonra davacının 867,06 Euro takibe konu asıl alacağı kalacağı, 11.07.2018-24.07.2018 tarihleri arası işleyecek faizin toplam 8,24 Euro olacağı hesaplanmış olup, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 31. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 867,06 EURO asıl alacak, 8,24 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 875,30-EURO üzerinden devamına, asıl alacağa kısmi ödeme tarihi olan 24/07/2018 tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden açılacak bir yıl vadeli mevduata uygulanan faiz oranında faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince icra takibinden sonra 24/07/2018 tarihinde yapılan harici ödeme icra dosya borcunu sona erdirmeyeceği ileri sürülerek bu bedel düşülmeksizin talepte bulunulmuş ise de dava açılmadan önce yapılan ödeme yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmayacağından davacının bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir. Sözleşmenin ifasında kullanılan araçların sözleşmeye uygun nitelikte olmaması nedeniyle araç bedeli ve bekleme ücretinin bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl alacağının 15.682,94 Euro olduğunu, davalıya icra emri tebliğ edilmesine ve ödemelerin icra müdürlüğüne yapılması gerektiği icra emrinde belirtilmesine rağmen; davalının kötü niyetli olarak takibi durdurmak amacıyla 24.07.2018 tarihli ödemeyi doğrudan davacı şirketin hesabına ödediğini, icra takibine istinaden ödeme yapılmadığı dekonttaki açıklamadan açıkça anlaşıldığını, davalı/borçlu hukuku dolanmak suretiyle mahkemeyi ve icra müdürünü yanılttığını, dekontta belirtilen açıklama icra takibi ile ilişkilendirileyeceğini, aynı gün içinde hem ödeme yapılıp hem de yapılan ödemeye istinaden icra takibine itiraz edilemeyeceğini, nitekim ödenen kısmın takip tarihinden sonra ödenmesi tek başına o kısım için dosya borcunun sona erdiği anlamına gelmeyeceğini, yapılan ödemenin kanuni gereklerinin yerine getirilmiş olması gerektiğini,dava konusu alacağın likit olduğunu, davalı/borçlu tarafından icra dosyasına yapılmayan ödeme için istirdat davası açılmaksızın sunulan beyanların bilirkişi heyeti raporuna esas alınması usule ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca usule ve yasaya aykırı bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplamalar sonucu mahkemece ulaşılan sonucun hatalı olduğunu, takibin dosya borcunun tamamı olan 15.692,94 euro üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı/borçlu borcunu ikrar etmesine rağmen mahkemece çok düşük bir bedel üzerinden takibin devamına karar verildiğini, mahkemece verilen bu karar hatalı olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini, izin belgesinin ağırlık ve boyut olarak standart parametreleri aşan araçlar için verildiği de belge başlığından anlaşıldığını, yine araçların uzunluk, genişlik, yükseklik, tonaj bilgileri izin belgesinde yer almakta olup bu ölçüler standart araç ölçüleri dışında, standart ölçüleri aşan ... özelliklerine uygun ölçüler olduğunu ancak dosyaya sunulan bu bilgiler gerek bilirkişi heyet raporuna gerekse mahkemece verilen hükme esas alınmadığını, 05.06.2018 tarihli sözleşmeye göre ... plakalı araçların ... olduğu için navlun ücretinin 7.200,00 euro olması gerektiğini, bekleme bedellerinin buna göre hesaplanması gerekirken, hatalı hesaplandığını, mahkeme ve bilirkişi davalı/borçlu tarafından yapılması gereken ödemeleri ... plakalı araçların ... olmaması üzerine kurgulayarak hatalı sonuca ulaştığını, hal böyle olunca dosyaya sunulan veriler dikkate alındığında araçların ... olduğu açıkça belli olduğunu, ancak bilirkişi heyet raporunda bu husus sehven dikkate alınmamış olup mahkemece hatalı rapora istinaden hüküm kurulmuş, davacının hukuken korunması gereken menfaati zarara uğratıldığını, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, diğer yandan icra takibinde yetkiye itiraz edilmesi halinde yetkili icra müdürlüğü itiraz dilekçesinde belirtilmesi gerektiğini, ancak davalı/borçlu yetki itirazında bulunmasına rağmen yetkili icra müdürlüğünün hangi yargı çevresinde olduğunu belirtmediğini, davalının icra dosyasına itiraz ederken borçlu olduğunu ikrar ettiğini ancak itirazın akabinde davacı şirketin hesabına neye istinaden ödeme yapıldığının anlaşılamadığını, açıklamada ''3 adet navlun-1 adet bekleme ücreti'' olarak belirtildiğini ancak bu ödemenin icra prosedürüne aykırı yapıldığını, icra müdürlüğüne ödenmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun ve bekleme ücretine ilişkin fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taşımanın yapıldığı araç ve bekleme ücretinden sorumluluk noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 15.650,00 Euro asıl alacağın 32,94 Euro işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle 11/07/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, 8.032,94 Euro borç kabul edilerek 7.650,00 Euro asıl alacağa itiraz üzerine bu kısım yönünden takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 15.692,94 Euro üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davaya konu taşımanın 3 farklı araçla yapıldığı taraflar arasında ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki tedarik sözleşmesine göre taşıma araçlarından birinin "..." olması kararlaştırılmıştır. Sözleşmede ... plakalı araç ... olarak belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda ... plakalı aracın araç ruhsat ve trafik belgeleri ile araç resimlerine göre üç dingilli kapalı tenteli yarı römork olduğu, ... özelliklerini taşımadığı tespit edilmiştir. Sözleşmede "..." özellikteki araç için 7.200,00 Euro navlun ücreti kararlaştırılmış ise de taşımanın bu özellikte bir araç kullanılmadan yapılmasına göre sözleşmede yazılı ücretin talep edilmesi mümkün değildir. Bilirkişi raporunda ... plakalı araç için 2.200,00 Euro navlun bedelinin makul olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davacı söz konusu araçla yapılan taşıma için 7.200,00 Euro değil, 2.200,00 Euro navlun ücreti isteyebilecektir. Buna göre, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere toplam navlun ücreti 6.800,00 Euro ve bekleme ücreti 2.100,00 Euro olmak üzere 8.900,00 Euro davacı alacağı bulunmaktadır.Davacı tarafça, ... plakalı araçların ... özelliklerine uygun taşıma yapabilmesi için Ukrayna makamlarından "ağırlık veya boyut parametreleri normatif olanları aşan araçların trafiğe katılması için izin" başlıklı izin belgesi alındığı iddia edilmiş ise de bu husus taşımanın ... araçla yapılmaması nedeniyle sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Davalı tarafça 8.032,94 Euro borç kabul edilerek 7.650,00 Euro asıl alacağa itiraz edilmesine rağmen 15.682,94 Euro üzerinden itirazın iptali davası açılması karşısında itiraz edilmeyen 8.032,94 Euro yönünden dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince, yukarıda tespit edilen davacı alacağından davalının, davacının ticari defterinde de kayıtlı olan ödemesi düşülerek davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu alacağın miktarı bilirkişi incelemesiyle yargılama sonucu belirlendiğinden alacak likit olmayıp, icra inkar tazminatının koşulları oluşmamıştır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026