Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/633 E. , 2024/3958 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/633 Karar No : 2024/3958 DAVACI : ... Solar Enerji A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının EK-2'sinde yer alan 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak Nihai Tarife Tablosu’nun "L
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/633 E. , 2024/3958 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/633 Karar No : 2024/3958 DAVACI : ... Solar Enerji A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının EK-2'sinde yer alan 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak Nihai Tarife Tablosu’nun "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında dağıtım bedelinin 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmesine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dağıtım bedelinde yapılan artışın lisanssız üreticiler için %132 oranında olduğu, artış oranının fahiş düzeyde ve öngörülemez nitelikte olduğu, yapılan artışın gerekçesinin belirsiz olduğu ve artış oranı belirlenirken hangi objektif kriterlerin veya hesaplama tekniğinin kullanıldığının bilinmediği, enflasyon oranının üzerinde artış yapıldığı, dağıtım şirketlerinin lehine düzenleme yapıldığı, takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı, maliyet artışındaki tüm yükün lisanssız üreticilere yüklendiği, dava konusu işlem nedeniyle finansal olarak zor duruma düşüldüğü, lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticiler arasında ayrım yapıldığı ve lisanssız üreticilerin aleyhine olacak şekilde düzenleme yapıldığı, sistem kullanım bedellerinde lisanssız üreticiler yönünden 31/12/2021 tarihine kadar uygulanan %75 oranındaki indirimin kaldırılması sonrasında yapılan artışın adeta ikinci bir cezalandırma niteliğinde olduğu, dava konusu işlemde kamu yararı bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, kamu hizmeti niteliğindeki dağıtım faaliyetinin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyetin dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtıldığı, dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanmakta olan dağıtım bedellerinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinde sayılan unsurlar dikkate alınarak hesaplandığı, üreticiler ve tüketicilere yansıyacak fiyatlar üzerinden bir denge gözetilerek ve aralarında benzerlik kurulabilen kullanıcılara aynı fiyatın uygulanması suretiyle işlem tesis edildiği, 21 dağıtım şirketi için onaylanan gelir tavanının bir kısmının üreticilere bir kısmının ise tüketicilere yansıtıldığı, dolayısıyla üreticilerin dağıtım bedelinde bir azalışın tüketicilerin dağıtım bedelinde bir artışa, tam tersine üreticilerin dağıtım bedelinde bir artış tüketicilerin dağıtım bedelinde bir azalışa sebep olabileceği, kamu yararı gözetilerek işlem tesis edildiği, dağıtım tarifesi içerisinde dikkate alınan unsurların üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda makul bir dengenin gözetildiği, dağıtım bedellerinde ancak ve ancak enflasyon oranı ile sınırlı bir şekilde artırım yapılabileceği anlamını çıkarmanın doğru olmadığı, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca biri olmakla birlikte tarife kapsamında onaylanan fiyatlardaki artışların tek sebebi olmadığı, kullanıcılara yansıtılması gereken fiyat artışları doğru yansıtılmadığı takdirde düzenlemeye tabi faaliyetin kaliteli ve sürekli olarak yürütülmesinde aksaklıklar meydana geleceği, üreticilerin satmış olduğu elektrik fiyatında da artış yaşandığından mağduriyetten söz edilemeyeceği, lisanslı ve lisanssız üreticilerin yükümlülükleri bakımından pek çok farklılık bulunması nedeniyle eşitlik ilkesine aykırı bir durum bulunduğu iddiası gerçeği yansıtmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava, 30/12/2022 tarih ve 32059 2. Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının EK-2'sinde yer alan 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak Nihaî Tarife Tablosu’nun "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında dağıtım bedelinin 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. 31/12/2015 tarih ve 29579 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 30/12/2015 tarih ve 5999-3 sayılı kararıyla belirlenen Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar (Esaslar)'ın 16/2. maddesinde, "21'inci maddede belirtilen bağlantı durumlarına göre, dağıtım sistemi kullanıcısı üreticilere sadece üretim faaliyetleri için dağıtım bedeli ve bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen koşullar çerçevesinde reaktif enerji bedeli uygulanır." hükmü yer almakta iken, 29/12/2016 tarih ve 29933 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 26/12/2016 tarih ve 6808 sayılı kararı ile Esaslar'ın 16/2. maddesinin, "21'inci maddede belirtilen bağlantı durumlarına göre, dağıtım sistemi kullanıcısı üreticilere üretim faaliyetleri için dağıtım bedeli, güç bedeli ve gerekmesi hâlinde güç aşım bedelinin yanı sıra bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen koşullar çerçevesinde reaktif enerji bedeli de uygulanır. Elektrik Piyasası Kanununun 14'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabilir. Söz konusu lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre boyunca Kurul tarafından belirlenecek oranda indirimli uygulanır." şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir. Buna göre, 5999-3 sayılı Esaslar'ın 16. maddesinde, 26/12/2016 tarih ve 6808 sayılı Kurul kararıyla yapılan değişikliklik uyarınca 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabilecek ve 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre (on yıl) boyunca Kurul tarafından belirlenecek oranda indirimli uygulanabilecektir. Anılan değişikliğin hayata geçirilmesi amacıyla tesis edilen 01/01/2017-31/03/2017 tarihleri arasında uygulanacak çeyrek dönem tarife tablolarının belirlendiği 29/12/2016 tarih ve 6838 sayılı Kurul kararının (c) maddesinde, dağıtım bedelleri yönünden, tek terimli tarife sınıfına tabi üreticiler için veriş yönünde dağıtım bedeli, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan lisanssız üretim tesisleri için dağıtım bedeli ve 31/12/2017 tarihinden sonra geçici kabul alan lisanssız üretim tesisleri için dağıtım bedeli şeklinde farklılaştırmaya gidilmiş; 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan lisanssız üretim tesisleri için dağıtım bedelinin 5346 sayılı Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre boyunca söz konusu tarife üzerinden %75 oranında indirimli uygulanmasına karar verilmiştir. Ardından, 11/05/2017 tarih ve 7070 sayılı Kurul kararıyla, 5999-3 sayılı Esaslar'ın 16/2. maddesi ile 29/12/2016 tarih ve 6838 sayılı Kurul kararında yapılan değişiklikle, 31/12/2017 tarihinden önce ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için geçici kabulün bu tutanağa istinaden yapılması halinde lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin indirimli uygulanacağı belirtilmek suretiyle, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan lisanssız üretim tesisleri için 6838 sayılı Kurul kararı ile getirilen geçiş düzenlemesinin kapsamı genişletilerek, 31/12/2017 tarihinden önce ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için de geçici kabullerin bu tutanağa bağlanması halinde uygulanacak dağıtım tarifesinde on yıl boyunca %75 oranında indirim uygulanacağı düzenlenmiştir. Daha sonra, Kurul'un 30/12/2021 tarih ve 10699 sayılı kararı ile, Esasların 16. maddesi değiştirilerek ikinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "Söz konusu lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre boyunca Kurul tarafından belirlenecek oranda indirimli uygulanır." düzenlemesi madde metininden çıkartılmış, 16. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinde, "Dağıtım seviyesinde kurulan lisanssız elektrik üretim tesislerinin ilişkili tüketim tesislerinin farklı ölçüm noktasında iletim sistemine bağlı olması halinde üretim tesisinden sisteme verilen enerji miktarının tamamı için lisanssız üreticilere ilişkin tek terimli dağıtım tarifesi uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 30/12/2021 tarih ve 10700 sayılı Kurul kararı ile, 29/12/2016 tarih ve 6838 sayılı Kurul kararının (c) maddesi yürürlükten kaldırılmış, 2022 yılı ilk çeyrek dönemine ait tarifelerin onaylanmasına ilişkin Kurul'un 31/12/2021 tarih ve 10708, 31/01/2022 tarih ve 10757 sayılı kararları ile, % 75'lik indirimli tarife kademesi tarife tablosundan çıkartılmış, dava konusu 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Kurul kararının 2 numaralı ekinde de, 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak Nihaî Tarife Tablosu’nun "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında dağıtım bedeli 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmiştir. Böylece, yukarıda belirtilen Kurul kararları ile, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler ve/veya ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için geçici kabulün bu tutanağa istinaden yapılması halinde %75 oranında indirimli dağıtım tarifesi uygulamasına son verilmiştir. 5346 sayılı Kanunun "Lisanssız elektrik üretim faaliyeti" başlıklı 6/A maddesinde, "Kendi tüketim ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten lisanssız elektrik üretim faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler, ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini iletim veya dağıtım sistemine vermeleri halinde I sayılı Cetveldeki fiyatlardan on yıl süre ile faydalanabilir. Bu kapsamda iletim veya dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisinin görevli tedarik şirketi tarafından satın alınması zorunludur. İlgili şirketlerin bu madde gereğince satın aldıkları elektrik enerjisi, ilgili görevli tedarik şirketi tarafından YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilir." kuralı yer almaktadır. Buna göre, yenilenebilir enerji kaynağına dayalı olarak elektrik enerjisi üreten lisanssız üretim tesisleri, ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini iletim veya dağıtım sistemine vermeleri halinde 5346 sayılı Kanun'un I sayılı Cetvelinde yer alan fiyatlardan (7,3-13,3 ABD Doları cent/kWh) on yıl süreyle faydalanabilecektir. Yukarıda da ifade edildiği üzere 6808, 6838 ve 7070 sayılı Kurul kararlarıyla 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler ve/veya ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için geçici kabulün bu tutanağa istinaden yapılması halinde YEKDEM'den yararlanılan süre (on yıl) boyunca dağıtım bedellerinin indirimli uygulanacağı öngörülmek suretiyle, lisanssız üreticilerin üretip iletim ve/veya dağıtım sistemine verdikleri elektrik enerjisi için dağıtım bedeli üzerinden indirim uygulanmasına olanak sağlanmıştır. Söz konusu teşvik uygulamasına 31/12/2021 tarihine kadar devam edilmiş, ancak, 6808, 6838 ve 7070 sayılı Kurul kararlarında öngörülen on yıllık süre henüz dolmadan, 01/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren Kurul kararlarıyla, ödenecek dağıtım bedelinde indirim öngören teşvik uygulamasına son verilmiştir. Uyuşmazlık, YEKDEM'den yararlanılan süre boyunca dağıtım bedellerinin indirimli uygulanacağına ilişkin teşvik uygulamasının kaldırılmasından kaynaklanmaktadır. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesinin belki de en önemli unsurlarından biri, hukuk güvenliği ilkesine sahip olmasıdır. Başka bir söylemle, "güvenin korunması ilkesi” gereği, ilgilinin hukuki durumunun süreceğine olan güveni dolayısıyla hayal kırıklığına uğratılmaması gerekir. Güvenin korunması, her zaman mevcut hukuki durumun gözetilmesi anlamında olmasa da, her düzenleme değişikliğinde idarenin göz önünde bulundurması gereken bir konudur. Öte yandan, hukuk devletinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik ilkesi uyarınca, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakamından da zorunludur. Zira bu ilke, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (AYM.E:2015/41, K:2017/98) Kanunlara veya ilgili düzenlemelere güvenerek yaşamlarına yön veren, hukuki iş ve işlemlere girişen gerçek veya tüzel kişilerin, bu düzenlemelerin uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması gerekir. Bu şekildeki bir uygulama hukuki güvenlik ilkesinin gereği olarak karşımıza çıkmaktadır. Güvenin korunmasının, mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında da değerlendirilmemesi gerekir. Aksi halde, dinamik toplum yapısının sabit düzenlemelerle statik, durağan hâle getirilmesine yol açılabilecektir. Bu noktada, haklı beklentinin hukuki açıdan korunması için bazı şartların oluşması aranmaktadır. Haklı beklentinin korunabilmesi için, beklentinin haklı (meşru) beklenti seviyesine ulaşmış olması, idarece bireyin lehine olan düzenlemede öngörülemez bir değişiklik yapılmış olması, bu öngörülemez değişikliğin objektif olarak beklentiyi sonuçsuz bırakması ve ayrıca, beklentinin korunmasına engel teşkil eden bir kamu yararının da bulunmaması gerekmektedir. Kişi yararıyla kamu yararının karşı karşıya geldiği hallerde, ancak önemli bir kamu yararının bulunmadığı durumlarda haklı beklentinin korunması kabul edilebilmektedir. Bunun dışındaki bir uygulamanın, yasa koyucunun kamu yararını gerçekleştirmek üzere değişen koşulara göre yeni politikalar belirlemesi olanağını zedeleyebileceği açıktır. Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, "lisanssız elektrik üretim tesislerinin kendilerine kanunen tanınan muafiyet sınırını aşan şekilde, ticari bir faaliyet yürütür gibi davranmaları nedeniyle, bu tesislerin dağıtım sistemine verdikleri enerjiye uygulanacak dağıtım bedelinin yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu," gerekçesi ile, Kanunda belirtilen 10 yıllık süre henüz dolmamış ve lisanssız elektrik üreticilerinde, kendilerine tanınan bu muafiyet ve indirimden 10 yıl süre ile faydalanacaklarına dair, düzenleyici işlemle belirlenmiş haklı bir beklenti bulunmakta iken, 10700 sayılı Kurul Kararı ile, 29/12/2016 tarihli ve 6838 sayılı Kurul Kararının, %75 oranında indirim içeren (c) maddesi yürürlükten kaldırılmış, 10708 ve 10757 sayılı Kurul kararları ile, % 75'lik indirimli tarife kademesi tarife tablosundan çıkartılmış, dava konusu 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Kurul kararının 2 numaralı ekinde de, 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak Nihaî Tarife Tablosu’nun "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında dağıtım bedeli 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmiştir. YEKDEM'den yararlanılan süre boyunca dağıtım bedellerinin indirimli uygulanacağına ilişkin teşvik uygulamasının kaldırılmasına ilişkin Kurul kararlarının haklı beklenti ilkesini ihlal edip etmediği yönünden yapılan incelemede; davalı idarenin anılan Kurul kararlarından önceki düzenlemeleri ile, lisanssız elektrik üreticileri için, 10 yıl süre ile teşvik taahhüt ettiği, teşebbüslerin mevcut düzenlemeye dayanarak sektöre girdikleri ve buna göre yatırım planlarını yaptıkları, bu aşamada ilgili teşebbüslerde teşvik uygulamasının 10 yıl süre ile devam edeceğine dair haklı bir beklentinin oluştuğunda tereddüt bulunmadığı, bilahare idarece belirlenen on yıllık sürenin beşinci yılında, dava konusu Kurul Kararlarıyla, taahhüt edilen teşvikin, "lisanssız elektrik üretim tesislerinin kendilerine kanunen tanınan muafiyet sınırını aşan şekilde, ticari bir faaliyet yürütür gibi davrandıkları" gerekçesiyle kaldırıldığı, dolayısıyla söz konusu Kurul kararlarının, lisanssız elektrik üreticileri bakımından mevcut hukuki istikrarı bozduğu, bu kişilerin yatırım planlarını sekteye uğratarak haklarını kullanmalarına engel teşkil ettiği, daha önce tanınan hakkın (teşvik) hiçe sayılması sonucunu doğurduğu ve davalı idarece, dava konusu Kurul kararlarının alınmasında bulunması gerekli olan kamu yararının, açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı tespit edilmiş olup, anılan Kurul kararlarıyla, ilgililerin haklı beklentisinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; enerjide arz sıkıntısına çözüm olabilecek yenilenebilir enerji üretimi yatırımlarına ihtiyaç duyulan ve yeşil dönüşümün zaruri olduğu bir dönemde davalı idarece, "31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için 5346 sayılı Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre boyunca tek terimli dağıtım tarifesi üzerinden %75 oranında indirim uygulanmasına" dair karar alınmışken, daha sonra; "Kendisine tanınan muafiyet sınırını ölçüsüzce aşan bir şeklide faaliyet gösteren lisanssız üretim tesislerinin dağıtım sistemine verdiği enerjiye uygulanacak dağıtım bedelinin yeniden değerlendirilmesinin gerektiği" gerekçesiyle, söz konusu düzenlemelerin, süresinden önce kaldırılmasının, hukuki güvenlik ve haklı beklenti ilkelerine aykırı olduğu, nitekim, söz konusu Kurul kararlarının yürürlüğünden önceki Kurul kararları ile düzenlenen %75 oranında indirim uygulamasından yararlanan lisanssız elektrik üreticilerinin, bu indirimli uygulamanın devam edeceği yönündeki beklentilerinin düzenleyici işlem niteliğindeki Kurul kararlarına dayanması ve yeterli somutluğa sahip olması nedeniyle haklı beklenti niteliğinde olduğu, lisanssız elektrik üretim tesislerinin muafiyet sınırlarını aşmalarının önüne geçilmesi amacına matuf idarece başkaca tedbir alabilme veya yaptırım uygulama imkanı varken, anılan Kurul kararları ile indirim uygulamasına süresinden önce son verilmesinin hukuka ve hukukun genel prensiplerine uygun olmadığı sonucuna varıldığından, sözü edilen Kurul kararlarına dayanılarak tesis edilen 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Kurul kararının dava konusu 2 numaralı ekinde yer alan 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak Nihaî Tarife Tablosu’nun "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında belirlenen dağıtım bedeli tutarında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle 30/12/2022 tarih ve 32059 2. Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının 2 Numaralı Ekinde yer alan 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak Nihaî Tarife Tablosu’nun "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında dağıtım bedelinin 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmesine ilişkin kısmınının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDÎ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ: Davacı şirket lisanssız olarak elektrik üretimi yapmaktadır. 30/12/2022 tarih ve 32059 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Kurul kararı ile dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak fiyat tarifeleri belirlenmiştir. Anılan Kurul kararının Ek-2'sinde yer alan Nihai Tarife Tablosu’nda "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi"ne yer verilmiş, lisanssız üreticiler için uygulanacak tek terimli dağıtım bedeli 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazı geçerli görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanun'da yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanun'a uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur."; 5. maddesinde, " (...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen görevlerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki görevleri de yerine getirir: (...) c) Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak. (...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen yetkilerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki yetkilere de sahiptir: (...) e) İlgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini incelemek ve onaylamak. (...)" kurallarına yer verilmiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır."; "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde, "(ff) Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri, (...) ifade eder."; 17. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür. Lisans sahibinin, her yıl uygulayacağı tarifelerde yapacağı aylık enflasyon değişimi ve lisansında belirtilen diğer hususlarla ilgili ayarlamalar Kurul tarafından onaylanır. Onaylanan tarifeler kapsamında belirlenen fiyat formülleri mevzuatta belirtilen koşullarda tadil edilebilir. Onaylanan tarifeler içinde, söz konusu tüzel kişinin tarife konusu faaliyetine ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedelleri dışında piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsur yer alamaz. İletim ek ücreti bu hükmün istisnasını oluşturur. İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması hâlinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları, bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. Tüketiciler talep etmeleri halinde yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla belirlenen tarifelerden faydalanabilir. Kurulca düzenlemeye tabi tarifeler, doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılır. (...) Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: (...) ç) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir." kuralları yer almıştır. 19/06/2020 tarih ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin "Dağıtım tarifesi” başlıklı 9. maddesinde, "Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesi, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan tebliğ ile düzenlenir. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir." kuralı yer almıştır. 19/11/2020 tarih ve 31309 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Dağıtım Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in "Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller" başlıklı 5. maddesinde, "Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesinde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme- bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınır. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin Kurulca belirlenen hedef kayıp oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesinde, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasında bu Tebliğ hükümleri ve elektrik dağıtım şirketlerinin hedef kayıp oranlarının belirlenmesi için Kurul tarafından çıkarılan usul ve esaslar dikkate alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım gelir tavanı ve talep tahminleri dikkate alınarak hesaplanır. Dağıtım gelir tavanı, sistem işletim gelir tavanı ile kayıp enerji gelir tavanı unsurlarından oluşur. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; kullanıcılar bazında dağıtım bedeli, güç bedeli, güç aşım bedeli ve reaktif enerji bedeli gibi kalemlerden oluşur. Söz konusu bedeller; bağlantı durumuna, tüketim miktarına ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir. Bir dağıtım bölgesindeki kullanıcıların sınıflandırılması, kullanıcı gruplarına dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin hangi bedellerin yansıtılacağı ve bu bedellerin uygulanmasıyla ilgili diğer düzenlemeler dağıtım şirketlerinin tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esaslarında yer alır. Dağıtım şirketlerinin tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esasları her bir dağıtım şirketi tarafından hazırlanarak Kuruma sunulur. Kurul söz konusu usul ve esasları aynen veya değiştirerek onaylar ve onaylanan usul ve esaslar ilgili tarife uygulama dönemi boyunca uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul Ve Esaslar'ın "Dağıtım sisteminin kullanıma ilişkin bedeller" başlıklı 10. maddesinde, "Bu Bölüm kapsamındaki bedeller, dağıtım sistemine bağlı kullanıcılara uygulanır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım hizmetinin sunulması sırasında oluşan maliyetlerden mevzuat kapsamında uygun görülenler dikkate alınarak hesaplanan bedellerdir ve dağıtım sistemi kullanıcıları için en az birinin uygulandığı aşağıdaki bedellerden oluşur. a) Dağıtım bedeli: Tek veya çift terimli tarife sınıfına tabi abonelerden dağıtım sisteminden çekilen elektrik enerjisi miktarı üzerinden ve üretim faaliyetleri kapsamında üreticilerin dağıtım sistemine verdiği enerji miktarı üzerinden alınan kWh birim bedelidir. b) Güç bedeli: Dağıtım sistemine bağlı kullanıcılardan çift terimli tarife sınıfına tabi olanlar için bağlantı anlaşması veya sözleşmesinde belirtilen güç üzerinden aylık olarak alınan kW birim bedelidir. c) Güç aşım bedeli: Dağıtım sistemine bağlı kullanıcılardan çift terimli tarife sınıfına tabi olanlar için bağlantı anlaşması veya sözleşmesinde belirtilen gücü aşmaları halinde, aşılan güç miktarı üzerinden aylık olarak alınan kW birim bedelidir. ..." ; "Üretim faaliyetleri için tarifelerin uygulanması" başlıklı (değişik) 15. maddesinde de, Dağıtım sistemine bağlı lisanslı üretim tesisleri veriş yönünde tercih etmeleri halinde çift terimli veya tek terimli tarifeden birini seçebilir. 23. maddede belirtilen bağlantı durumlarına göre, dağıtım sistemi kullanıcısı üreticilere üretim faaliyetleri için dağıtım bedeli, güç bedeli ve gerekmesi halinde güç aşım bedelinin yanı sıra 13. maddede belirtilen koşullar çerçevesinde reaktif enerji bedeli de uygulanır. 14/03/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabilir..." kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuat hükümlerinden, davalı idarenin düzenlemeye tabi dağıtım tarifesini onaylamak ile yetkili olduğu, söz konusu tarifenin dağıtım faaliyetinin yürütülmesi hizmetini lisansa tabi olarak sürdüren tüzel kişilerin gelir düzenlemesinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı, bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetkiler çerçevesinde davalı idare tarafından tarifelerin belirlenebileceği anlaşılmaktadır. 6446 sayılı Kanun, dağıtım şirketlerini, dağıtım tesislerini yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kılmakta; özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyetinin kamuya ait olduğunu belirtmekte; özelleştirilen elektrik dağıtım tesis ve varlıklarına ilişkin her türlü işletme ile yatırım planlaması ve uygulamasında onay ve değişiklik yetkisini Kurula vermektedir. Bu kapsamda belirlenen dağıtım bedeli üreticilerin dağıtım sistemine verdiği enerji miktarı üzerinden hesaplanmakta olup, sisteme verilecek kWh cinsinden bir birim enerji karşılığında ödenecek birim bedel belirlenmektedir. Dağıtım tesislerinin varlığı, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunlu olup, kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyet, dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtılmaktadır. Kanun, dağıtım faaliyeti için onaylanan gelir tavanları ile öngörülen dağıtıma esas enerji ve abone grubu oransallıkları ile elde edilen dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnai kurala yer vermemiş, dağıtım sistemi kullanıcılarının tamamını yükümlü kılmıştır. Bu kapsamda, lisanssız üreticilerin de dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedelleri ödemesi gerektiği açıktır. Davalı idare tarafından dava konusu Kurul kararı tesis edilmeden önce hazırlık çalışmalarına başlanmış, öncelikle her bir dağıtım şirketinin 2023 yılı dağıtım gelir tavanı ayrı ayrı onaylanmış, toplam dağıtım gelir tavanı ile dağıtıma esas tahmini tüketim verilerinin dikkate alınması suretiyle tüketici grubu bazında dağıtım bedeli hesaplanmıştır. Dava konusu Kurul kararıyla yapılan hesaplamalar sonucunda belirlenen veriler dikkate alınarak, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına 01/01/2023 tarihinden itibaren uygulanacak tabloların onaylanmasına karar verilmiştir. Tarife hazırlıkları aşamasında yapılan çalışmalarda, lisanssız elektrik üreticilerine sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetlere göre farklı bir bedel uygulanmasının gerekli olduğu kabul edilerek bu üreticiler yönünden ayrı bir değerlendirme yapılmış, yapılan değerlendirme neticesinde, lisanssız elektrik üreticileri için belirlenen bedel, tek terimli kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer OG (orta gerilim) abone grubuna uygulanan dağıtım birim bedeline eşit bir biçimde 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmiştir. Aktarılan süreç neticesinde onaylanan tarife tabloları incelendiğinde, lisanssız üreticiler için uygulanan dağıtım bedelinde %132,37 oranında artış gerçekleştiği görülmektedir. Davalı idare tarafından artışın temel sebebinin, dağıtım şirketlerinin gelir tavanında meydana gelen artış olduğu ifade edilmektedir. Toplam gelir tavanı 2022 yılında 43.854.851.544-TL (TÜFE=Haziran 2022=688,85) olarak onaylanmış iken, 2023 yılı gelir tavanı ise 110.136.193.185-TL (TÜFE=Haziran 2023=1.353,61) olarak onaylanmıştır. Gelir tavanındaki artışta büyük ölçüde TÜFE ve yatırım kaynaklı şebeke büyümesinin etkili olduğu belirtilmiştir. Davalı idare tarafından lisanssız elektrik üreticilerinin dağıtım bedelindeki artışa yönelik söz konusu açıklamalarda bulunulması üzerine Dairemizin 03/05/2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden; " 4- Lisanssız üretim tesislerinin profillerinin gündüz yoğun diğer saatlerde ise daha az şebeke kullanımı yaptığından hareketle kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu (eski adıyla ticarethane) ile benzer şebeke kullanım yapısında olduğundan bahisle dağıtım bedelinin belirlendiği görüldüğünden, lisanssız üretim tesisleri ile kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubunun dağıtım bedelinin belirlenmesine ilişkin olarak maliyet yapıları arasında nasıl bir benzerlik bulunduğunun, söz konusu benzer maliyet yapısının hangi kalemlerden oluştuğunun açıklanmasının istenilmesine" karar verilmiştir. Ara kararımıza cevaben sunulan ve 23/06/2023 tarihinde kayıtlara alınan ... tarih ve E:... sayılı yazıda, lisanssız üretim tesislerinin, çok büyük bir oranda güneş santrallerinden oluştuğu, bu tesislerde şebeke kullanım profilini güneş enerji santrallerinin belirlediği, güneş enerjisine dayalı üretim yapan, farklı güçlerdeki lisanssız üretim tesislerinde gündüz saatlerinde şebeke kullanımının yoğun olduğu, diğer kaynaklara dayalı üretim tesislerinin ve tüketicilerin tüketim profilleri ile birlikte dikkate alındığında lisanssız üretim tesislerinin tek başlarına ve/veya tüketim tesisleri ile bütünleşik olarak gündüz yoğun diğer saatlerde ise daha az şebeke kullanımı yaparak kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu (eski adıyla ticarethane abone grubu) ile benzer şebeke kullanım yapısında oldukları ve şebeke üzerinde aynı maliyetlere sebebiyet verdikleri, Lisanssız elektrik üretiminin amacına uygun olmayacak şekilde piyasada faaliyette bulunan tesislerin ihtiyaç fazlası üretimlerini sisteme vermeleri durumunda aşağıda belirtilen problemlerin baş gösterdiği; *Enerji verimliliği, kalitesi ve devamlılığını esas alan bir sistemde meteorolojik bağımlılığı olan yenilenebilir enerji santrallerinin (özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi santralleri) oranı arttıkça ani gerilim değişikliklerinin sistemde gerilim dalgalanmalarına neden olduğu, ayrıca, bir dağıtım bölgesinde birçok noktadan lisanssız üreticiler tarafından şebeke limitlerinin dışında sisteme enerji verilmesi nedeniyle frekans ve gerilim kontrolünün yönetimi zor bir hale geldiği, *Bulutlanma ve rüzgâr hızındaki artış gibi nedenlerle dağıtık (dağıtım şebekesine bağlı) yenilenebilir üretim tesislerinden sisteme verilecek olan enerji miktarındaki anlık değişkenliklerin saatlik talep tahminlerini büyük oranda sapmalara uğrattığı ve bu durumun dağıtım şirketinin dengesizlik maliyetlerinin katlanarak artmasına sebep olduğu, *Dağıtık üretim tesisi içeren bir dağıtım şebekesinde kapasite artımı, yük yönetimi ve dağıtım otomasyonu tasarlanırken kayıplar, aşırı yüklenme senaryoları, güç kalitesi sapmaları ve çevresel faktörlere bağlı birçok değişkenin yönetilebilmesi sorununun ortaya çıktığı, Yukarıda belirtilen durumların tüketicilerin elektrik kullanımlarına bağlı olarak da benzer şekilde tüketici kaynaklı olarak görülebildiği, tüketicilerin, elektrik taleplerine ilişkin bir beyanda bulunmadan ihtiyaçlarına göre enerji tükettiği, bu duruma bağlı olarak, tüketimde farklılaşmalar, dengesizlikler, frekans ve gerilim kontrol güçlüğü gibi yukarıda sayılan aynı durumlarla karşılaşıldığı ve dağıtım şirketlerine bu durumların mali yük getirdiği, Lisanssız üreticilerin sayısının giderek artması ve sistemi yoğun bir şekilde kullanmalarına paralel olarak; dağıtım şirketlerince bağlantı anlaşması düzenlendiği, sayaç tesisi sağlandığı, üreticilerin sayaçlarının okunduğu, üreticilere ödeme bildirimi bırakıldığı, arıza onarım işlemleri yapıldığı, uzlaştırma işlemlerinin yürütüldüğü, sunulacak hizmetler için personel alımı yapıldığı, bu işlemler kapsamında sayaç okuma gideri, IT (teknoloji) gideri, sistemde reaktife yol açılmasından kaynaklı reaktif ceza maliyeti, personel gideri, idari giderler, kira gideri vb. giderlerin oluştuğu, Dağıtım şirketlerinin hizmet verdiği tüketiciler için sayaç yatırımı yapıldığı, ödeme bildirimi ve ikinci bildirim bırakma giderleri, çağrı merkezi giderleri, bakım onarım gideri, donanım ve/veya yazılım hizmetlerinden oluşan teknoloji gideri, personel, malzeme, araç- bina kira gideri ile idari giderlerin oluştuğu ve bu maliyetlerin tüketicilere yansıtıldığı, Kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu ile lisanssız üretim tesislerinin aynı kullanım profilinde olması; kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu için oluşan diğer işletme ve yatırım maliyetlerinin aynı şekilde lisanssız üretim tesisleri için de oluşuyor olması; dengesizlik, frekans ve gerilim kontrolü gibi sayılan hususların lisanssız üretim tesisleri tarafından, tüketicilerle aynı şekilde karşılanmaması nedeniyle lisanssız üretim tesislerinin kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu ile aynı maliyet yapısında ve grubunda yer almak durumunda olduğu, Lisanssız üretim tesislerinin güçleri de göz önüne alınarak bu tesisler için kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer OG abone grubu için belirlenen katsayıların uygulanmasının gerektiğinin değerlendirildiği, bu minvalde, lisanssız üretim tesislerine, oluşturdukları maliyetlere esas olarak kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu dağıtım bedelinin uygulandığı şeklinde beyanda bulunulmuştur. Yapılan açıklamalardan, lisanssız üreticilere uygulanacak dağıtım bedellerinde ortaya çıkan artışın asıl sebebinin dağıtım şirketlerinin gelir tavanındaki artış (%251 oranında) olduğu, bu artışta TÜFE ve yatırım kaynaklı şebeke büyümesinin etkili olduğu, gelir tavanının yaklaşık %27'lik kısmının ise kontrol edilemeyen maliyet bileşeni olarak dikkate alınan ve dağıtım şirketlerinin doğrudan TEİAŞ'a ödedikleri sistem kullanım ve sistem işletim bedellerinden oluştuğu, lisanssız üreticilerin aynı zamanda tüketici olduğu, şebekeye oluşturdukları ilave işletme ve yatırım maliyetlerinin normal tüketicilerle benzer nitelikte olduğu, ayrıca lisanssız üreticilerin elektrik şebekesi kullanım profilinin kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubuyla benzer olduğu, bu kapsamda benzer şebeke kullanım profiline sahip olmaları nedeniyle lisanssız üreticilere uygulanacak artış oranının anılan abone grubuna uygulanacak artış oranı ile aynı olacak şekilde belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, 6446 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetki kullanılmak suretiyle dağıtım bedellerinin maliyet esaslı tarife belirleme yetkisi kapsamında Kurul tarafından belirlendiği; tarifede yaşanan artışın temel sebebinin dağıtım şirketlerinin gelir tavanındaki artış olduğu, lisanssız üreticiler açısından yapılan artış oranının objektif kriterler gözetilerek benzer şebeke kullanım profiline sahip oldukları kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubundaki tüketicilerle aynı oranda olacak şekilde belirlendiği, dağıtım bedellerini belirleme yetkisi kullanılırken 6446 sayılı Kanun'un amacı doğrultusunda dağıtım tarifesi içerisinde dikkate alınan maliyet unsurlarının, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda makul bir dengenin de gözetildiği, bu suretle tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasının, aynı zamanda da dağıtım faaliyetinin sürdürülebilmesi için gereken gelir ihtiyacının mevzuat doğrultusunda belirlemesinin amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında dağıtım bedelinin 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan her ne kadar davacı tarafından lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticiler arasında ayrım yapıldığı ve dağıtım bedellerinin lisanssız üreticilerin aleyhine olacak şekilde belirlendiği iddia olunmuş ise de, ilgili mevzuat ile lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sistemi kullanım bedelinin, üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturduğu ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabilmesine imkan tanındığından bu iddiaya itibar edilmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından, 30/12/2021 tarih ve 10700 sayılı Kurul kararıyla lisanssız üreticilere uygulanacak dağıtım bedellerinin on yıl süreyle %75 indirimli olarak uygulanması şekilindeki uygulamanın sona erdirildiği, söz konusu indirimin kaldırılması ile dağıtım bedellerinde artış yaşandığı, dava konusu karar ile bu artış gözetilmeden ilave bir zam yapıldığı iddia edilmekte ise de, 10700 sayılı Kurul kararının dağıtım bedellerinin belirli bir süre ile %75 oranında indirimli olarak uygulanmasının sona erdirilmesine ilişkin olduğu, dava konusu Kurul kararının ise anılan karardan bağımsız olarak mevzuatta tanınan yetki çerçevesinde dönemsel olarak tarifelerin belirlenmesine ilişkin olduğu, bu bakımdan dava konusu işlem ile 10700 sayılı Kurul kararı arasında herhangi bir sebep-sonuç ilişkisinin bulunmadığı, kaldı ki 10700 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davalarda Dairemizce "davanın reddi" yönünde kararlar verildiği ve söz konusu kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği göz önüne alındığında, davacının bu iddiasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, davacı tarafından, tarifede meydana gelen artışın enflasyon oranının çok üzerinde ve fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca birisi olduğu, dağıtım şirketlerinin dağıtım gelir tavanı bileşenleri ve nitelikleri de dikkate alındığında, fiyat artışının enflasyon oranları ile sınırlı olmadığı, sisteme ilişkin bütün maliyetlerin dikkate alındığı bir metodoloji çerçevesinde artış gerçekleştirildiği anlaşıldığından, bu iddiaya da itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4 Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5 Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 15/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kurulu gücü azami bir megavatlık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisinin lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf faaliyet kapsamında olduğu; üçüncü fıkrasında, lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin sisteme verilmesi hâlinde elektrik enerjisi son kaynak tedarik şirketince, 10/05/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'da kaynak türü bazında belirlenen fiyatlardan alınacağı; dördüncü fıkrasında, bu kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasında, "Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur."; ikinci fıkrasında, "Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir." kuralına yer verilmiştir. Elektrik piyasasında dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetler esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Maliyet esaslı belirlenecek dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ancak; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklılaştırılabilir. Dağıtım bedelinin, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenmesi ana kural olduğuna göre, lisanssız elektrik üreticilerinin lisanslı elektrik üreticilerinden farklı olarak sistemde hangi ilave maliyet unsurlarına neden olduğunun davalı idare tarafından teknik bir analiz yapılmak suretiyle ortaya konulması gerekir. Örneğin aynı bağlantı noktasından dağıtım sistemine bağlanan lisanslı elektrik üreticisi ile lisanssız elektrik üreticisinin ödeyeceği dağıtım bedelinin farklılaştırılmasını gerektiren ilave maliyet unsurlarının somut olarak açıklanması gerekir. Bağlantı durumlarına göre, dağıtım sistemi kullanıcısı üreticilere üretim faaliyetleri için dağıtım bedeli, güç bedeli, gerekmesi hâlinde güç aşım bedeli, belirli koşullarda reaktif enerji bedeli uygulanmak suretiyle tarife oluşturulurken, lisanssız elektrik üreticilerinin bu maliyet unsurları dışında dağıtım sistemine ne gibi ilave maliyetler getirdiği davalı idare tarafından somut ve objektif bir şekilde açıklanamamıştır. Başka bir deyişle, lisanssız elektrik üreticilerinin hangi ilave maliyet unsurları itibarıyla lisanslı elektrik üreticilerine göre farklılaştırıldığı teknik bir analize dayalı hukuken kabul edilebilir somut delillerle ortaya konulamamıştır. Ayrıca, kendi ihtiyacı olan elektrik enerjisini ürettiği için dağıtım sistemi üzerinde oluşan yükü kısmen azaltan lisanssız elektrik üreticilerinin, ihtiyaç fazlası ürettiği elektrik enerjisini dağıtım sistemine verirken dağıtım bedeli olarak objektif bir ölçüt olmaksızın genel bir yaklaşım ile hareket edilerek orta gerilim seviyesinden dağıtım sistemine bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubundaki tüketicilerle eşitlenmesinin adil ve hakkaniyete uygun olduğunu söylemek de mümkün değildir. Bu itibarla, lisanssız elektrik üreticilerinin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisini sisteme vermesi kanunun verdiği bir hak iken, belirsiz ilave maliyet unsurlarından söz edilerek dağıtım bedeli farklılaştırılmak, teknik bir analize dayalı objektif ölçütler ortaya konulmadan dağıtım bedelini fahiş oranda artırmak suretiyle, kanunun yenilenebilir elektrik enerjisi üretimini teşvik amacının etkisiz kılındığı ve ihtiyacın üzerinde üretilen enerjinin satışına dair hakkın kullanımının zorlaştırıldığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Kurul kararının "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi"ne ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle, 29/12/2022 tarih ve 11537 sayılı Kurul kararının EK-2'sinde yer alan Nihai Tarife Tablosu’nun "Lisanssız Üreticilere İlişkin Tek Terimli Dağıtım Tarifesi" başlığı altında dağıtım bedelinin 66,8442 kr/kWh olarak belirlenmesine ilişkin kısmının iptali gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.