12. Hukuk Dairesi 2013/6772 E. , 2013/15658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İnegöl İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/01/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: TTK'nun 688/5.(6102 Sayılı
**12. Hukuk Dairesi 2013/6772 E. , 2013/15658 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İnegöl İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/01/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: TTK'nun 688/5.(6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 776/1-e) maddesi gereğince bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 688/5. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, lehtarın ünvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu ilke Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2001 tarih ve 2001/11-199 esas, 2011/244 sayılı kararında da vurgulanmıştır. Somut olayda, takip dayanağı 22.04.2010 tanzim ve 19.09.2010 vade tarihli bononun incelenmesinde senedin lehtar hanesinde Tic- ve Ort." ibaresinin yazılı olduğu ve ilk cironun da “ Ticaret ve Ortakları Adi Şirketi ” tarafından yapıldığı görülmektedir. Bu durumda; borçlu şirketin adi şirket olması sebebiyle tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Tüzelkişiliği olmayan, bu nedenle hak sahibi olabilmesi ve borç altına girebilmesine olanak bulunmayan adi şirket lehine düzenlenmiş senedin kambiyo senedi vasfı bulunmamaktadır ve bu belge ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacaktır. O halde İİK.nun 170/a maddesi gereğince, mahkemece takibin iptaline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.