11. Hukuk Dairesi 2022/4326 E. , 2024/314 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/989 Esas, 2022/252 Karar DAVALILAR : 1.Eti Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... 2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/469 E., 2017/107 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının
**11. Hukuk Dairesi 2022/4326 E. , 2024/314 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/989 Esas, 2022/252 Karar DAVALILAR : 1.Eti Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... 2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/469 E., 2017/107 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının başvurusunun müvekkilinin markası ile aynı ve ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin markasının "mest" şeklinde olduğunu, 30 ve 32 nci sınıflarda tescilli olduğunu, davalının markasının, müvekkilinin markasının esaslı unsurunun tamamını ihtiva edecek şekilde, MEST ibaresinden oluştuğunu, aynı telaffuz ile aynı mal ve hizmetler bakımından tescil için başvurusunun yapıldığını, davaya konu "mest" markasının tescil edilmesi durumunda tüketiciler nezdinde markaların karıştırılacağını, davalı yanın "mest" markasının müvekkili markası olduğu izlenimi edinileceğini, davalı markasının müvekkili yanın tanınmışlığından şöhretinden, yaygın, pazarlama, dağıtım ağı ile reklam ve tanıtımlarından yararlanılacağını, "mest" markası ile kötü verilecek hizmetler ile kötü üretilebilecek ürünler nedeni ile de müvekkili yanın marka ve işletmesinin zarara uğrayacağını, marka değerinin düşebileceğini bu şekilde müvekkili yanın zarar görebileceğini ileri sürerek 2013/62674 başvuru numaralı "mest" ibareli markaya ilişkin olarak verilen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile davaya konu markanın 30 uncu sınıfın tamamı yönünden iptalini ve söz konusu markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtilaf konusu markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunmadığını, müvekkiline ait marka başvurusunun, 30 uncu sınıfın sadece “Bisküviler, krakerler, gofretler, şekerlemeler, çikolatalar.” mallarına ilişkin olarak yapılmış sınırlı bir başvuru olduğunu ve ilgili malların içeceklerle hiçbir ilişkisinin olmadığını, davacıya ait marka başvurusunun 30 ve 32 nci sınıflarda belirtilen sadece içeceklere ilişkin olarak yapılmış bir başvuru olduğunu, bu bakımdan ihtilaf konusu markaların malları aynı veya benzer olmadığından aralarında hiçbir ilişkinin mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının marka başvurusu kapsamında bulunan çekişmeli malların davacının tescilli markasının kapsamındaki mallarıyla düşük/orta düzeyli benzer olmakla birlikte, kolayda mallar olduklarından, dolaylı karıştırmaya dayalı benzerlik mevcut olduğu, dava konusu 2013/62674 başvuru numaralı "MEST" ibareli işaretin davacı marka işareti ile görsel, fonetik ve bıraktıkları genel intiba bakımından aynı/benzer olduğu, davalı başvuru kapsamındaki tüm mallar (30 uncu sınıf: Bisküviler, krakerler, gofretler, şekerlemeler, çikolatalar) açısından 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas oluştuğu, davalının önceki tarihli tescilli markası nedeniyle kazanılmış hakkının bulunmadığı, dava konusu 13.10.2015 tarih ve 2015-M-9258 sayılı YİDK kararının isabetli olmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen marka başvurusunun tescile bağlanmamış olması nedeniyle hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın YİDK iptal talebi yönünden kabulü ile, TÜRKPATENT YİDK‘in 2015-M-9258 sayılı kararının iptaline, hükümsüzlük talebi yönünden dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece “mest” ibaresinin zayıf bir ibare olduğunun hiçbir şekilde değerlendirilmeye alınmadığını, bu ibarenin zayıf bir ibare olup tek bir firmanın tekeline bırakılmasının beklenemeyeceğini, müvekkili Şirket markalarının “eti mest” şeklinde bir bütün olarak algılanması gerekirken sadece “mest” ibaresinin mahkemece dikkate alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece taraf markaları arasında düşük düzeyde sınıfsal benzerlik kurulmasına rağmen böyle bir karar oluşturulması hukuka aykırı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvurunun itiraz gerekçesi marka ile farklı ve ilişkilendirilemeyecek türden malları kapsadığını, taraf markalarında ortalama tüketici tarafından karıştırılmaya neden olabilecek türden emtia olmadığını, bu nedenle taraf markaların arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirketin "MEST" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "MEST" ibareli markasındaki ibarelerin aynı bulunduğu, ancak 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, markaların tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin de aynı ya da benzer olması gerekmekte olup, mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken, mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörlerin dikkate alınması gerektiği, bu bağlamla davalı Şirketin "MEST" ibareli marka başvurusu kapsamında bulunan 30 uncu sınıf: Bisküviler, krakerler, gofretler, şekerlemeler, çikolatalar emtiası ile davacının itirazına mesnet "MEST" ibareli markası kapsamında bulunan, 30 uncu sınıf; “Kahve, kakao, suni kahve, moka (kahve), kahve yerine geçen maddeler, kahve veya kakao esaslı içecekler. Bitki yapraklarından elde edilen çaylar, buzlu çaylar, ada çayı, ıhlamur. Sakızlar;” ve 32 nci sınıfta “Madensuları, kaynak suları, sodalar, tonikler. Sebze ve meyve suları ile bunların hazırlanmasında kullanılan şuruplar ve diğer müstahzarlar: sebze ve meyve suları, sebze ve meyve konsantreleri ve özleri; meyve ve bitki özlü içecekler; meyvelerden elde edilen toz granül halde içecekler, gazozlar ve kolalı içecekler, izotonik içecekler, şıra, şalgam suyu, domates suyu, boza, sahlep” emtiası arasında benzerlik bulunduğu, çünkü davalı Şirketin marka başvurusunun kapsamının atıştırmalık olarak nitelenen gıda emtiası olduğu, bunların genellikle yanında bir içecek ile birlikte tüketildiği, aynı reyonda bulunabileceği, tüketim biçimleri yönü ile birbirini tamamladıkları, bu itibarla da tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas oluştuğu, davalının önceki tarihli tescilli markası nedeniyle kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı Kurum vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükümünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.