10. Ceza Dairesi 2023/5159 E. , 2024/70 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/213 E., 2022/257 K. SUÇLAR : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci ma…
**10. Ceza Dairesi 2023/5159 E. , 2024/70 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/213 E., 2022/257 K. SUÇLAR : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarih ve 2014/67 Esas, 2014/ 511 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca da 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bismil Asliye Ceza Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.10.2020 tarihli ve 2020/387 Esas, 2020/6150 Karar sayılı kararı ile; "1-Kenevir ekme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: Sanığın kullanımında olan arazide dikili olarak ele geçirilen farklı boylarda toplam 10224 kök kenevirden olgunlaştıklarında elde edilecek esrarın, kişisel kullanımları için gerekli miktardan çok fazla olacağı, Dairemizin genel uygulamalarına göre, ticari amaçla ekildiklerine ilişkin başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında ekildiğinin kabul edilebileceği dikkate alınarak, sanıkların eylemlerinin esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 2313 sayılı Kanunun 23. maddesinde yapılan değişiklikten sonra suç tarihine göre lehe aleyhe yasa tartışması yapılarak uygulanacak yasanın belirlenmesi hususlarının, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddeleri uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 2- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 2- Sanık hakkında hükmolunan 5 gün adli para cezasının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca gün karşılığı belirlenerek paraya çevrilmemesi, 3- Sanık hakkında aynı kararda kenevir ekme suçundan hüküm kurulurken gerekçe gösterilerek TCK'nın 62. maddesinin uygulanması, ancak 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 62. maddesinin tartışılarak uygulanmaması suretiyle çelişkili hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA;" karar verilmiştir. C. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2022 tarih ve 2022/213 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna; 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca da 10 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kenevir ekme suçu yönünden suçun oluşmadığına, 2. 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kenevir ekme suçundan yapılan incelenmede: Sanığın kullanımında olan arazide dikili olarak ele geçirilen farklı boylarda toplam 10224 kök kenevirden olgunlaştıklarında elde edilecek esrarın, kişisel kullanımları için gerekli miktardan çok fazla olacağı, yerleşik Yargıtay genel uygulamalarına göre, ticari amaçla ekildiklerine ilişkin başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında ekildiğinin kabul edilebileceği dikkate alınarak, sanığın eylemlerinin esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunu oluşturduğunun mahkemece kabul edildiği, 2313 sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası; “Münhasıran esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden, tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır” şeklindeyken, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda “Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden, tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.” şeklinde yeniden düzenlenmiş, 15.08.2017 tarihli ve 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesi ile bu fıkrada yer alan "on iki yıla kadar hapis" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve beşyüz günden onbin güne kadar adlî para" ibaresi eklenmiş, bu ibare 08.03.2018 tarihli ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7078 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile aynen kabul edilerek kanunlaştığı, yasal düzenlemelerden açıkça anlaşılacağı üzere suç tarihinde yürürlükte olan yasa sanık lehine olmakla, sanık, değişiklik öncesi yasa kapsamında cezalandırıldığı, sanığın ektiği kenevir bitkisi kök sayısına göre temel ceza, kök sayısı ile orantılı olarak teşdiden belirlendiği, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan yapılan incelemede: Sanığın kullanımında olan yerde yapılan arama sırasında, 1 adet Star marka 890834 seri numaralı 9 mm çapında ruhsatsız tabanca, bu tabancaya ait 3 adet şarjör ve 20 adet fişeğin ele geçirildiği, sanığın samimi olarak silahın kendisine ait olduğunu, kendisini korumak için aldığını beyan ettiği, uzmanlık raporunda söz konusu yarı otomatik tabanca, sarjörü ve aynı çap ve tipte 20 adet fişeğin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz olduğu bildirildiği, bu suretle sanığın 6136 sayılı Kanun'a aykırı olarak ateşli silahla bunlara ait mermileri bulundurma suçunu işlediğinin sabit görüldüğü gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiini temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2022 tarih ve 2022/213 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.