İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; davacıların annesi ... ile babası ...'ın İstanbul 14. Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilmiş 06.07.2018 tarihli karar uyarınca boşandığını ve bu kararın kesinleştiğini, mahkeme kararının 13. maddesinde taraflarca düzenlenen 20.06.2018 tarihli pr…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/885 KARAR NO : 2025/1942 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/03/2024 NUMARASI : 2023/196 Esas - 2024/217 Karar DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; davacıların annesi ... ile babası ...'ın İstanbul 14. Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilmiş 06.07.2018 tarihli karar uyarınca boşandığını ve bu kararın kesinleştiğini, mahkeme kararının 13. maddesinde taraflarca düzenlenen 20.06.2018 tarihli protokolün aynen tasdikine ve taraflarca yerine getirilmesine karar verildiğini, söz konusu protokolün 3.5. maddesinde; tarafların, hali hazırda davalı ...'a ait ... Merkez Mahallesi Eyüp İstanbul (... ...) adresinde bulunan, tapuda İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Köyü, ... parsel ... blok ... no'lu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkulün, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tarafların ortak 3 çocuğuna devredilmesi konusunda mutabık olduklarını, dava dışı ...'ın davalı şirketin ortağı olması nedeniyle söz konusu taşınmaz için kendisine bir adet nama yazılı intifa senedi verildiğini, bu intifa senedinin boşanma protokolü çerçevesinde davacı küçüklere ciro edilerek teslim edildiğini, intifa senedi devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için TTK'nın 499/4 maddesi uyarınca devrin pay defterine kaydedilmesinin gerektiğini, bu konuda davalı şirkete başvurular yapılmış olmasına rağmen bir işlem yapılmadığını, davalının geçerli bir hukuki sebep olmadan pay defterine kayıt yapmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacı küçüklerin ... Merkez Mahallesinde bulunan, tapuda İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Köyü, 15-16 pafta ... parsel ... blok ... no'lu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkule ilişkin intifa senetleri üzerindeki hak sahipliğinin tespitine, davacı küçüklerin adının intifa senedi pay defterine ve ortaklık pay defterine kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacıların dayandığı boşanma protokolünün 3.5. maddesinin uygulanma imkânı bulunmadığını, zira protokolün anılan hükmünde yer alan bağımsız bölüm mülkiyeti dava dışı ...'a ait olmadığı gibi davalı şirkete ait de olmadığını, taşınmazın Hazineye ait bir taşınmaz olduğunu, bu sebeple ... tarafından davacılara devrinin yapılmasının hukuken imkansız olduğunu, dava konusu edilen intifa senedinin, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesi gereği B grubu hissedarlardan katılım payı avansı sağlayan hissedarlara özgülenmiş olduğundan, şirketin hissedarı olmayan davacı küçüklerin pay senedini devralmalarının mümkün olmadığını, yalnızca intifa senedinin devrinin ve bu intifa senedinin sahipliği pay sahipliği hakkı doğurmayacağını, intifa senedi sahibinin aynı zamanda şirkette pay sahibi olduğu anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle davacı küçüklerin intifa senedini devralması ve zilyedi olması gerekçesiyle ortaklık pay defterine kayıt edilmelerinin mümkün olmadığını, intifa senedinin 3. maddesinde, intifa senedinin, sahibinin verdiği avans nedeniyle şirketten olan alacağını da senedi devrettiği kişiye temlik etmesi koşuluyla devredilebileceğinin belirtildiğini, buna göre intifa senedinin devrinin müvekkili şirketin onayının yanında intifa senedi, sahibinin şirkete verdiği avansı temlik etmesi şartına bağlı olduğunu, ancak davacılar ...'ın alacağını kendilerine temlik ettiklerine dair herhangi bir belge sunmadıklarından, intifa senedinin devri şartlarının gerçekleşmediğini, ayrıca davacılar B grubu hissedar olmadığından intifa senedi sahibi olmalarının mümkün olmadığını, dava dışı ...'ın B grubu hisselerini davacılara devretmesinin ise müvekkili şirket yönetim kurulunun onayına tabi olduğunu, devre onay verilmemesinin ise çok ortaklı olan şirketin SPK'nın 16. maddesi gereği 500 ortağa ulaşarak halka arz zorunluluğuna tabi olmak istememesinden kaynaklandığını, bu kapsamda intifa senedi sahibi B grubu hissedarların hisselerini ancak tek bir kişiye devrine onay verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; kurucu intifa senetlerinin, anonim şirketin kurucu ortaklarına verilen intifa senetleri olduğu, sadece kuruluş ana sözleşmesinde öngörülmüş olmaları durumunda geçerlilik kazandıkları, intifa hakkının, şirketin kuruluş ana sözleşmesinin veya ana sözleşme değişikliğinin tescili ile kendiliğinden oluştuğu, senede bağlanmasının, intifa hakkına sadece tedavül olanağı sağlayacağı, yoksa intifa hakkının kullanılmasına herhangi bir etkisinin olmayacağı, intifa senedi sahibinin şirkete ortak olup olmamasının, intifa senedinden doğan haklara etki etmeyeceği, pay sahiplerine verilen intifa senetlerinin, paydan bağımsız haklar taşıdığı, hukuki işlem yoluyla payın devrinin şirkete karşı hüküm ifade etmesinin, devrin pay defterine işlenmesiyle olacağı, devrin pay defterine işlenmesinin ise yönetim kurulunun kararına dayanması gerektiği, ana sözleşmede aksine bağlam kuralı yoksa, yönetim kurulunun devrin pay defterine kaydına karar vermek zorunda olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 490/1 maddesinde, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceğinin düzenlendiği, istisnalarının ise 491 ve 492. maddelerde gösterildiği, davaya konu olayda, geçerli bir nama yazılı intifa senedi devir sözleşmesi bulunduğu, davacıların devir sözleşmesini de eklediği ihtarname ile davalı şirketten devir işleminin pay defterine işlenmesini talep ettiği, ancak davalı şirket tarafından bunun kabul edilmediği, davalı şirketin, çok ortaklı olan şirketin Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi gereği 500 ortağa ulaşarak halka arz edilme zorunluluğuna tabi olmak istememesi nedeniyle ...'ın B grubu hisselerini davacılara devretmesine onay vermediği, davalı şirkete ait ana sözleşmesinin 9/2. maddesinde, B grubu hisselerin devrinin şirket yönetim kurulunun iznine tabi olduğu, bu şart saklı kalmak kaydı ile B türü hisseleri hissedarın dilediğine devredebileceğinin düzenlendiği, davacıların anne ve babasının kesinleşen İstanbul 14. Aile Mahkemesi'nin ... esas 2018/489 karar numaralı dosyası ile boşandıkları, mahkeme kararının 13. maddesinde, 20.06.2018 tarihli protokolün aynen tasdikine ve taraflarca yerine getirilmesine karar verildiği, protokol'ün 3.5. maddesinde, hali hazırda Davalı ...'a ait ... Merkez Mahallesinde bulunan taşınmazın boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tarafların ortak 3 çocuguna devredilmesinin kararlaştırıldığı, taşınmaz için verilen nama yazılı intifa senedinin boşanma protokolü çerçevesinde davacı küçüklere usulüne uygun şekilde ciro edilerek teslim edildiği, söz konusu nama yazılı intifa senedinin mal rejiminin tasfiyesi amacıyla davacı çocuklara devredildiği, B grubu hisselerin devri şirketin iznine tabi ise de pay defterine kaydetmemek için haklı bir durumun mevcut olması gerektiği, hali hazırda ortak sayısı ve davacıların nama yazılı intifa senedini edinme şekilleri dikkate alındığında, davalı tarafın savunmasının haklı olmadığı, davalı şirket tarafından davacıların ortaklığın pay defterine kayıttan haklı sebeple kaçınıldığının somut delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dava konusu intifa senedinin, müvekkili şirket B grubu hissedarlarından finansman katılım payı avansı sağlayan hissedarlara verilmek üzere şirket esas sözleşmesinin 10 maddesi uyarınca çıkarıldığını, yasal dayanağını eTTK'nın 402 (yeni TTK 502). maddesinden aldığını, dava konusu pay senedi B grubu hissedarlardan katılım payı avansı sağlayan hissedarlara özgülenmiş olduğundan, şirketin hissedarı olmayan davacı küçüklerin pay senedini devralmalarının mümkün olmadığını, intifa senetlerinin, sahibine yalnızca kanunda öngörülen malvarlıksal haklara katılma imkânı sağlayan ve intifa hakkını temsilen çıkarılan senetler olduğunu, intifa senedi sahipliği aynı zamanda şirkette pay sahibi olma anlamına gelmeyeceğinden, davacı küçüklerin intifa senedini devralması ve zilyedi olması gerekçesiyle ortaklık pay defterine de kayıt edilmelerinin mümkün olmadığını, intifa senedinin 3. maddesinde, intifa senedinin, intifa senedi sahibinin verdiği avans nedeniyle şirketten olan alacağını da senedi devrettiği kişiye temlik etmesi koşuluyla devredilebileceğinin, intifa senedi devrinin ve alacak temlikinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesinin, şirketin onayı ve temlik alanın intifa senedi sahipleri defterine kaydı ile gerçekleşeceğinin belirtildiğini, buna göre intifa senedinin devrinin müvekkili şirketin onayının yanında intifa senedi sahibinin şirkete verdiği avansı temlik etmesi şartına da bağlı olduğunu, davacıların ise, ...'ın alacağını kendilerine temlik ettiğine dair herhangi bir belge sunmadıklarını, bu nedenle intifa senedinin devri şartlarının gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağı temlik alarak intifa senedinin devri için gerekli ön koşuldan birincisinin gerçekleştiği varsayımında dahi, B grubu hissedar olmadıkları için intifa senedi sahibi olmalarının mümkün olmadığını, dava dışı ...'ın B grubu hisselerini davacılara devretmesinin ise müvekkili şirket yönetim kurulunun onayına tabi olduğunu, onay verilmemesinin ise çok ortaklı olan şirketin 500 ortağa ulaşarak halka arz edilme zorunluluğuna tabi olmak istememesinden kaynaklandığını, bu kapsamda intifa senedi sahibi olan B grubu hissedarların hisselerini ancak tek bir kişiye devrine onay verildiğini, onay verilmediği halde devrin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu intifa senedinin verilmesinden kaynaklanan finansman katılım payı borcunun iki şekilde yerine getirilebileceğini, bunların, ilgili ünitenin yaratacağı net hasılatın %82'sinin hak sahibine ödenmesi veya ilgili ünitenin kullanımının izin süresi sonuna kadar verilmesi olduğunu, müvekkili şirketçe kullanımın verilmesi değil de net hasılatın %82'sinin verilmesi yolu ile borcun ödenmesine karar verildiği takdirde, davacıların veya ...'ın ilgili konaklama ünitesini kullanma imkanı kalmayacağını, davacıların amacı konaklama ünitesinden faydalanma hakkına sahip olmak ise, pay senedi devrinde hukuki yararlarının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sunmuş oldukları itirazlar hiç değerlendirilmeden eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, anonim şirket intifa payının şirket pay defterine kaydedilmesi istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıların babası olup davalı şirkette B grubu hissedar olan ... ile ...'ın İstanbul 14. Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilmiş 06.07.2018 tarihli karar ile boşandıkları ve bu kararın kesinleştiği, mahkeme kararında aynen tasdikine ve taraflarca yerine getirilmesine hükmedilen 20.06.2018 tarihli boşanma protokolünün 3.5. maddesinde, halihazırda davalı ...'a ait ... Merkez Mahallesi Eyüp/İstanbul adresinde bulunan, tapuda İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Köyü ... parsel sayılı 52. blok ... no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ve her halükarda ilgili taşınmaz hakkında ... Bakanlığı ile devam eden davaların sonuçlanmasını ve devir yasağının kalkmasını müteakip tarafların ortak 3 çocuğuna devredilmesinin, ...'ın 1 ay içerisinde tarafların ortak çocuklarına ... ... .. AŞ'ye ait 1 adet nama yazılı intifa senedini devretmesinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda ...'a ait nama yazılı hisse senedi ile nama yazılı intifa senedinin ... tarafından davacı çocuklara devredildiği, davacılar tarafından davalı şirkete intifa senedinin pay defterine kaydedilmesi için davalı şirkete keşide edilen ihtarnameye rağmen davalı şirketçe pay defterine kayıt yapılmadığı, davacılar tarafından açılan işbu davada mahkemece yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket ana sözleşmesinin 9. maddesinde, A ve B grubu hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, B grubu hisselerin hissedar tarafından dilediğine devredilebileceği, ancak hisse devirleri için yönetim kurulunun izninin gerekli olduğu, 10. maddesinde ise, şirketin, umumi heyet kararı ile bedeli itfa olunan hisse senedi sahiplerine ... intifa senetleri çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 490. maddesine göre, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. Hukuki işlemle devir ise, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir. Dolayısıyla nama yazılı pay senedi ancak ciro ve zilyetliğin devralana geçirilmesi ile devredilebilmektedir. TTK'nın 492. maddesinde, esas sözleşmenin, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebileceği; 493/4 maddesinde, paylar miras, miras paylaşımı, eşler arası mal rejimi hükümleri veya cebri icra gereği iktisap edilmişse, şirketin payları edinen kişiye sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebileceği; 494/2 maddesinde, payların miras, miras paylaşımı, eşler arası mal rejimi hükümleri veya cebri icra gereği iktisap edilmeleri halinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan mal varlığına ilişkin hakların derhal, genel kurula katılma ve oy haklarının ise ancak şirketin onayıyla birlikte devralana geçeceği; 502. maddesinde ise, genel kurulun bedeli yok edilen pay sahipleri, alacaklılar veya buna benzer sebeple şirketle ilgili olanlar lehine intifa senedi çıkarılmasına karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. TTK'nın 499. maddesinde ise; şirketin, senede bağlanmamış pay ve nama yazılı pay senedi sahipleriyle, intifa hakkı sahiplerini, ad, soyad, unvan ve adresleriyle, pay defterine kaydedeceği, payın usulüne uygun olarak devredildiği veya üzerinde intifa hakkı kurulduğu ispat edilmediği sürece, devralan ve intifa hakkı sahibinin pay defterine yazılamayacağı, şirketin, kaydın yapıldığını pay senedine işaret edeceği, şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimsenin pay sahibi ve intifa hakkı sahibi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Eldeki davada mahkemece TTK'nın 499. maddesine göre tescil koşullarının oluştuğu gerekçesiyle intifa hakkının pay defterine tesciline karar verilmişse de, davacıların talep ettiği intifa senedinin hukuki dayanağının belirlenmediği, intifa senedinden kastedilenin davalı şirket hisseleri üzerinde tasarruf edilen bir intifa hakkı mı yoksa davacıların devir aldığını beyan ettikleri taşınmaz üzerindeki intifa hakkı mı olduğu anlaşılamamaktadır. Bu durumda davalı şirketin pay defteri incelenerek devredenin hukuki durumunun belirlenmesi, intifa senedinin ne anlamda kullanıldığının davalı şirket kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit, ayrıca devreden ...'ın haklarının dava sonucundan etkileneceği gözetilerek davacılar vekiline bu kişi hakkında dava açıp işbu dava dosyası ile birleştirilmesi için makul bir süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda ve eksik hasımla yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer yandan boşanma protokolünde intifa senedinin devri, ilgili taşınmaza ilişkin olarak ... idaresi ile devam eden davaların sonuçlanması koşuluna bağlanmış olup, davacı ... Genel Müdürlüğü tarafından işbu davanın da konusunu teşkil eden taşınmaz üzerindeki kat irtifakları ile bunlar üzerinde 3. kişiler lehine oluşturulan intifa haklarının yolsuz tescil niteliğinde olduğu ileri sürülerek terkini istemiyle İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/352 esas sayılı dosyasında dava açıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda söz konusu davanın akıbeti de araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.03.2024 Tarih 2023/196 Esas 2024/217 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/11/2025