T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 08/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALILAR : 1- ........ VEKİLİ :…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 08/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALILAR : 1- ........ VEKİLİ : Av..... : 2- ........ VEKİLİ : Av..... İHBAR OLUNAN: ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 04/11/2023 tarihli dilekçesiyle; 26/07/2023 tarihinde müvekkiline ait olan Almanya plakalı ........ numaralı aracı ile seyir halinde iken araç maliki davalı ........ şirketi olan sürücüsünün dava dışı ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkilinin aracının kazadan dolayı tamir ettirildiğini, bunun sonucunda araçta parça değişimi ve onarımı yapıldığını, davaya konu kaza nedeniyle müvekkilin aracının hasar kaydının ciddi olarak yükseldiğini, bu nedenle müvekkiline ait araçta hasarsız muadili olan başka araçlara göre değer kaybı yaşadığını, müvekkilinin tamir sürecinde aracından mahrum kaldığını, bunun da davalı araç maliki tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, kazaya sebep olan ........ plakalı aracın davalı sigorta şirketinden ZMMS kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkil adına sigorta şirketine 08/09/2023 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından kendilerine 75.000 TL. Kısmi ödeme yapıldığını, daha sonra yasal zorunluluk sebebi ile arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, izah edilen tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100 TL. Değer kaybının davalı ........ şirketi yönünden olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı sigorta şirketi yönünden teminat limitleri sınırlı olmak üzere sigorta şirketine başvuru tarihiden itibaren işletilecek ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınmasına, aracın kullanılmaması nedeniyle araç mahrumiyet bedelinin ise şimdilik 100 TL. olarak davalı araç sahibi ........ şirketinden olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 05/07/2024 tarihli değer artırım dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 100 TL. Olarak belirtilen değer kaybı zararını 75.000 TL.'ye yükselttiklerini, yine dava dilekçesinde sonradan artırılmak üzere 100 TL. Olarak belirtilen araçtan yoksun kalma tazminatının ise sadece davalı ........ şirketinden tahsil edilmek üzere 24.000 TL.'ye yükselttiklerini, toplam dava değerini 98.800 TL.'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. Davalı ........ vekilince 28/11/2023 tarihinde mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ........ araç ile davacının ........ plakalı aracın 26/07/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında her ne kadar müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu tarafın park ettiği alandan çıkış yapmak isterken gerekli yol kontrollerini yapmayan ve sola sinyal vermeyen davacı tarafın kusurlu olduğunu, davacı yanın her ne kadar aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybından söz etmişse de değer kaybı olması için aracının daha öncesinde aynı bölgeden kazasız ve hasarsız olmasına ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, müvekkili şirkete ait aracın davalılardan ........ tarafından sigortalandığını, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle sigorta şirketinin sorumluluğunun 120.000 TL. Olduğunu, davacı adına davalı sigorta şirketinin 45.000 TL. Tutarında sorumluluğunun devam ettiğini, izah edilen nedenlerle davacı yan tarafından hukuka ve kanuna aykırı olarak açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ A.Ş. Tarafından mahkememize sunulan 28/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, 26/07/2023 tarihli kaza sebebiyle ........ plakalı araçta meydana gelen maddi zararın tazmini için servise toplam 11.730 TL., değer kaybı zararının tazmini için 75.000 TL. Olmak üzere toplam 86.730 TL. Tutarında ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunu tamamıyla yerine getirdiğini, başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının araç mahrumiyeti için talep ettiği tazminatın genel şartlara göre teminat kapsamı dışında olduğunu, izah edilen tüm bu nedenlerle haksız yere açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı- ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; BAM kaldırma kararı öncesi yapılan tespit ile, davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ........ plakalı davalı araç sürücüsü ........'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta bakiye 75.000,00 TL değer kaybı, 24.000 TL mahrumiyet bedeli oluştuğu yönünde tespitte bulunulduğu, istinaf ilamı sonrası kaza tarihi itibariyle Almanya piyasasındaki 2.el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre Almanya piyasasındaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususlarında ayrıntılı gerekçeli, alınan bilirkişi ek raporuna göre davacının aracında kaza tarihindeki değer kaybı bakiye miktarının 74.338,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar, BAM kaldırma kararında Hollanda piyasasındaki duruma göre değer kaybı tespitinde bulunulması istenilmiş ise de, taraf beyanları ve aracın plakası dikkate alınarak Almanya piyasasındaki rayiç değer dikkate alınarak hesaplama yaptırılmış ve bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Değer kaybı ve hasar kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ........ plakalı araç sürücüsünün ve işletenin sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davanın kısmen kabulü ile; 26/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ........ plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 74.338,00 TL (........ yönünden 33.270,00 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ........ Şirketinden 20/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, diğer davalı ........ Şti.’den kaza tarihi olan 26/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ........ plakalı aracın kullanılmamasına bağlı mahrumiyet nedeniyle 24.000,00 TL maddi tazminatın davalı ........ Şti.’den kaza tarihi olan 26/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiği, kazanç kaybı hesabının davacının fiili kazancına dayanmaksızın emsal kira rayici esas alınarak günlük bedelin varsayımsal şekilde kabul edildiği ve makul onarım süresinin sabitlenmek suretiyle soyut bir hesap yapıldığı, bu hesaplamada yakıt, bakım, personel, vergi, sigorta, yıpranma payı ve amortisman gibi zorunlu giderlerin düşülmediği ve netice itibarıyla brüt tutarın olduğu gibi kazanç kaybı olarak kabul edildiği, davacının sunduğu fatura ve belgelerin aracın düzenli ve kesintisiz gelir sağladığını ispatlamaya elverişli olmadığı ve ispat yükünün davacıda bulunduğu halde bu eksikliğin gözetilmediği, bilirkişi raporlarının araç değer tespitinde yanlış piyasa esas alınarak ülke seçimi hatası yapıldığı, ilk raporda Almanya piyasası araştırılması gerekirken Hollanda fiyatlama ölçütlerine göre değer kaybı hesaplandığı ve sonraki raporda da aynı bakiye değer kaybının tekrar edildiği, aracın Almanya tescilli olması nedeniyle önceki kazalara ilişkin kayıtların araştırılmadığı ve kazasızlık hususunun ispatlanmadığı, farklı rayiç tespitleriyle (bir raporda yüksek, diğerinde nispeten düşük rayiç) bakiye değer kaybının neredeyse aynı gösterilmesinin makul ve denetime elverişli bir açıklamaya bağlanmadığı, zarar ile illiyet bağının ve fiili kaybın somut olarak ortaya konulmadığı, mahkemece bu önemli eksikliklerin giderilmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ek bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, tüm bu nedenlerle hükmün hakkaniyet, ölçülülük ve ispat ilkelerine aykırı olduğu iddia edildiğinden mahkeme kararının kaldırılması, müvekkil yönünden davanın reddi veya reddedilemediği takdirde tazminat miktarının hakkaniyete uygun şekilde indirilmesi, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. İDM CE DAİREMİZCE VERİLEN KALDIRMA KARARI DOĞRULTUSUNDA İŞLEM YAPILMASINA BU BAĞLAMDA Araç değer kaybına itiraz Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacıya ait yabancı plakalı aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi vs. gibi hususlar göz önünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle hollanda piyasasındaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre almanya piyasasındaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususlarında alınan ek rapora göre kaza tarihi itibariyle Almanya piyasasındaki 2.el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre Almanya piyasasındaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususlarında ayrıntılı gerekçeli, alınan bilirkişi ek raporuna göre davacının aracında kaza tarihindeki değer kaybı bakiye miktarının 74.338,00 TL olduğu anlaşılmakla kaldırma kararının gereği yerine getirilmiş olup itiraz yersizdir. Kusura itiraz Bilirkişiler ........ ve ........ 25/04/2024 tarihli raporlarında özetle; ........ Plakalı Çekici “Tır” Sürücüsü ........'ın bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın asli kusurlardan Madde-67/1-A (Park yapmış taşıtların arasından çıkarken duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, karayolunu — kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmak.) Asli kural ihlali olup % 100 (yüzde yüz) oranında kural ihlali olduğunu, ........ plakalı araç sürücüsü ........'ın ise bu kazada herhangi bir kural ihlali yapmadığının belirlenmesine göre itiraz yersizdir. Araç yokluk bedellerine ilişkin her iki tarafın istinafı Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir. İtiraz yersizdir. Belirsiz olarak dava açılamayacağı istinafı Somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği; aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesi, ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. İtiraz yersizdir. Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 1-Davalı ........ tarafından alınması gereken 6.717,46 TL harçtan peşin alınan 1.679,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.038,10 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı ........ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 08/04/2026 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.