T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1139 - 2026/1534 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1139 KARAR NO : 2026/1534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.02.2026 NUMARASI : 2026/169 Esas DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1139 - 2026/1534 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1139 KARAR NO : 2026/1534 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.02.2026 NUMARASI : 2026/169 Esas DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) TALEP : İhtiyati Haciz Kararı Verilmesi KARAR TARİHİ : 11/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/05/2026 KARAR .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/169 Esas sayılı dosyası ile verilen 24.02.2026 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/10/2025 tarihinde müvekkilinin desteği olan ...'ın yanında bulunan kızı ile birlikte kaldırımda yaya olarak hareket halinde iken ... idaresindeki ... ve ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu müvekkillerinin desteği olan ... ile kızı ...'a çarptığını ve ...'ın vefatına neden olduğunu, davacı müvekkili ...'in eşinin vefatı sonrası imkansız bir acı yaşadığını, desteğinden yoksun kaldığını belirterek davalıların mal kaçırma ihtimali binaen davalılar ... Petrol Ürünleri İnşaat Malzemeleri Turizm Seyahat Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi, ..., ... ve ... adına kayıtlı araçların üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24.02.2026 GÜNLÜ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıların manevi tazminat sorumluluğun miktarının tespiti için oransal olarak henüz kusur raporu aldırılmamış olması nedeniyle davacı vekilinin davalılar adına kayıtlı araçlar üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihi itibarı ile alacağın muaccel hale geldiğini, alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatı yeterli olup, dosya içerisinde mevcut deliller ile söz konusu yaklaşık ispat şartının sağlandığını, bu nedenle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını ve davalılar adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile uğranılan destekten yoksun kalma zararı ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Talep ise, alacağın tahsili amacı ile davalılar adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde haciz konulması istemine ilişkindir. HMK'nın 355. Maddesi gereğince Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; HMK 26.maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Açılan bir davada hakim istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır. Eldeki dosyaya baktığımızda davacılar vekilinin dava dilekçesi ile sadece davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz karar verilmesini talep ettiği, bağımsız ve açık bir şekilde ihtiyati haciz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki, mahkemece davacılar vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu "ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz" talebi konusunda olumlu ve olumsuz bir karar verilmesi gerekirken 24.02.2026 günlü ara karar ile davacılar vekilinin talebi bulunmadığı halde ve HMK'nın 26. Maddesine aykırı olacak şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Bu yönü ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 24.02.2026 günlü "ihtiyati haciz isteminin reddine" dair ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin ihtiyati haciz kabul kararı verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise; İlk derece mahkemesince verilen hangi kararlara karşı İstinaf yoluna başvurulabileceği HMK 341. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; " İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." karşı istinaf yoluna başvuru yapılabilir. Yukarıda açıklandığı gibi davacılar vekilinin ilk derece mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde açık ve bağımsız bir şekilde ihtiyati haciz talebinin bulunmadığı, davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesinden öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesi yönünde talepte bulunulması ve mahkemece söz konusu talebin değerlendirilmesi halinde buna göre verilecek karar üzerine gerekirse istinaf başvurusunda bulunulması gerekmektedir. Mahkemece kurulan 24.02.2026 günlü ara kararın ise davacılar vekilinin talebi üzerine verilen bir red kararı olmadığından, davacılar vekilinin ihtiyati haciz kabul kararı verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. ve 352/1. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; ilk derece mahkemesinin 05.12.2025 günlü "ihtiyati haciz isteminin reddine" dair ara kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz kabul kararı verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. ve 352/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. Maddesi gereğince Kamu düzeni yönünden KISMEN KABULÜ İLE; 3-HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/169 Esas sayılı dosyası ile verilen 24.02.2026 günlü ara kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 4-Davacılar vekilinin itirazının Kısmen Kabulü İle; - İlk derece mahkemesinin 24.02.2026 günlü "ihtiyati haciz isteminin reddine" dair ara kararının kaldırılmasına, 5-İlk derece mahkemesince 24.02.2026 günlü ara karar ile davacıların adli yardı m talebinin kabulüne karar verildiğinden ve harç alınmadığından harç iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı 362. maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olmak üzere gününde oy birliği ile karar verildi.11.05.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır