T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1638 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/201 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/92 E - 2023/533 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1638 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/201 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/92 E - 2023/533 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 26/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, dava dışı ... & ... Aydınlatma Elektrik San. Tic. Ltd. Şti ile müvekkili arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilin uhdesinde bulunan çeklerin 02/11/2022 tarihinde çalındığını, davaya konu 20.000,00TL tutarındaki ... Bankası ... ... Şubesin'e ait 52970 çek numaralı 24/01/2023 vade tarihli çekin ve dava dışı çeklerin kaybolması sebebiyle Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/720 Esas sayılı dosyası ile kıymetli evrak iptali davası açtıklarını ve çeklerin tahsilinin engellenmesi amacıyla ihtiyatı tedbir kararı verildiğini, söz konusu dava görülürken davalı tarafından çekteki cirantalara ve keşideciye karşı İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2023/2842 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını asıl hamilin müvekkili olduğunu belirterek söz konusu takipte çekin tahsili yönünden ödeme yasağı konularak, çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davanın TTK'nın 792. Maddesine göre açılan bir çek istirdat davası olduğunu, bu davanın görülebilmesi için davacının öncelikle aktif husumet ehliyeti bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının çekte cirosu olmadığını, aktif husumet ehliyeti bulunduğunu ispat etmesinin yeterli olmadığını aynı zamanda bu çekin rızası dışında elinden çıktığını da ispat etmesi gerektiğini, davacının müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair somut hiçbir delil sunmadığını, çekte ödeme yasağı bulunmasının çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmeyeceği gibi davalının kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; davacı, ... Bankası ... Şubesine ait 52970 seri numaralı, keşidecisi .... Ltd. Şti. olan 24/01/2023 tarihli çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürdüğü, uyuşmazlığın, dava konusu çekte davacının yetkili hamil olup olmadığı, davacının çekin rızası dışında elinden çıktığı iddiasının yerinde olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu, dava konusu çekteki ciro silsilesi incelendiğinde lehdar tarafından ciro edildiği ve takip eden cirantalar arasında davacının bulunmadığı, ciro silsilesinin düzgün olduğu, davalının çeki iktisap ederken ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, davacının yetkili hamil olarak kabulünün mümkün olmadığı, yukarıda değinilen düzenlemeler karşısında tahsilat makbuzlarının yetkili hamil olunduğunun ispatı için tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; şeklen ciroyu elinde bulunduran davalı yan şekli anlamda hamil olarak görünse de iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu için hukuken yetkili hamil olmadığını, çek tahsil makbuzu da sunulmuş bulunan işbu davada yetkili hamil hususunda yeterli araştırma yapılmamış olup söz konusu çeki iktisap eden ile ciro eden arasındaki ticari faaliyetin araştırılmadığını, çek tahsilat makbuzu çekin müvekkiline geçtiğini gösterir nitelikte olduğunu, bu nitelikte bir makbuzun ibrazından sonra yapılacak araştırmanın daha derin olması gerektiğini, yapılacak araştırma sonucunda hırsızlık sonrasında gerçekleşen ciroların yukarıda açıklanan nedenlerle kötü niyetli biçimde hırsızlık yoluyla elde edilen çeki bozdurmak amaçlı yapıldığının ve son yetkili hamilin müvekkilli olduğunun kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, çek istirdadı istemli davada davalının ağır kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, rıza dışı elden çıktığı ve kötüniyetli olarak iktisap edildiği ileri sürülen çekin istirdadı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dava konusu çek incelendiğinde, ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, 0052970 seri nolu 24/01/2023 tarihli 20.000,00 Tic. bedelli, keşidecisi ... Yapı San. Ve Tic.LTD.Ş. lehtarı ... olan, arka sayfasında sırasıyla lehtarın cirosu ile birbirini takip eden cirolarla son hamilin davalı olduğu ve davalı tarafından da bankaya ibraz edildiği görülmüştür. Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı lehtar, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek bu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesiyle, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Bu genel bilgilerden sonra somut olayda, davacının davaya konu çekte sıfatının bulunmadığı davalı tarafından ibraz edilen çekin ciro silsilesinin düzgün olduğu ve davalının da ciro yoluyla hamil olduğunun anlaşılmasına göre davanın reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı yanca rızası hilafına elinden çıkan çeke davalının iyiniyetli hamil olmadığından bahisle açtığı davada, davaya konu çekte sıfatının bulunmadığı, davalı yanın dava konusu çeki kötü niyetli olarak elinde bulundurduğu hususu ispat edilemediği, somut olayda istirdat davasının koşullarının bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 26/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."