T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/73 - Karar No:2025/930 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/73 KARAR NO : 2025/930 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2024 NUMARASI : 2024/178 E-2024/685 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.09.2025 Davacı vekil…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/73 - Karar No:2025/930 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/73 KARAR NO : 2025/930 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2024 NUMARASI : 2024/178 E-2024/685 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.09.2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkil ile ...’ın, ...paftada bulunan arsası üzerinde ... Projesi yapımı konusunda, anlaştıkları, işin karşılığı olarak da müvekkilinin para ve aracının satışı sonucunda elde edilecek bedel ile yapılacak olan villanın parasını ödeyeceği, müvekkilinin yıllardır süren dostluğuna ve davalı firma sahibinin bu işi yapacağına inandığı için davalı şirket hesabına 01/11/2022 tarihinde 100.000,00 TL ve davalı şirket yetkilisinin hesabına da 20/09/2022 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yaptığı, Çanakkale 8. Noterliği'nin 14/11/2022 tarih ve 08025 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile de müvekkilinin sahibi olduğu 2018 Model, ... aracını 605.000,00 TL bedelle satışı konusunda davalının kardeşi ...'a yetki verildiği ve aracın satıldığı, toplamda 805.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalının parayı almasına rağmen işi yapmadığı, sürekli oyalayarak zaman kazanmaya çalıştığı, kötü niyetli davalı şirketin 36.000,00 TL ödeme yaptığı, müvekkili tarafından davalıya gönderilen 100.000,00 TL ödemeden 64.000,00 TL’sinin ödenmediği, bunun üzerine müvekkili lehine Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünü 2023/211383 esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/211383 Esas sayılı dosyasına yapılmış itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 01/11/2024 tarihli celsede; anlaşmaya konu ... projesinin davalı ... Grup Şirketi tarafından yapılacağını, davalı şirket ile anlaştıklarını, müvekkilinin ahşap evi şahsi kullanımı için yazlık ev maksadı ile inşa ettirmek için davalı tarafı ile anlaştığını beyan etmiştir. Davalı vekili; var olduğu iddia edilen alacak hakların zamanaşımına uğradığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığı, görevsizlik karar verilmesini, işin esasına yönelik olarak da davacı tarafından müvekkil şirkete gönderilmiş ödemelerin, daha önce müvekkil şirkete olan borcunun ödenmesinden ibaret olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir . İlk derece mahkemesince; davanın, Ankara 5. Genel icra müdürlüğünün 2023/211383 Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin taraflar arasında yapıldığı iddia edilen eser sözleşmesi mahiyetindeki ... proje kapsamında davacının davalıya ödediği bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmaması gerektiği, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanacağının hüküm altına alındığı, diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin düzenlemelerin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenmesi gerektiği, TTK’nın 4. maddesinde ticari davaların tanımlandığı ve sayıldığı, bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işlerinin tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılacağı, ayrıca TTK’nın da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanun’da düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğunun belirtildiği, TTK’nın 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun düzenlendiği ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğunun belirtildiği, taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemeyeceği, 08/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; “Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.." hükmüne yer verildiği, kanunun 3. maddesinde "Mal: Alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi : Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlandığı, 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli kılındığı, bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğinin belirtildiği, somut olayda davanın, Ankara 5. Genel icra müdürlüğünün 2023/211383 Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin taraflar arasında yapıldığı iddia edilen eser sözleşmesi mahiyetindeki ... proje kapsamında davacının davalıya ödediği bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, davacının ahşap evi şahsi kullanımı için yazlık ev maksadı ile inşa ettirmek istediğinin son celsede bildirildiği, bu kapsamda davacının gerçek kişi tacir olarak kabul edilse dahi eldeki uyuşmazlıkta tüketici sıfatının bulunduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tüketici Mahkemesinin, özel bir kanun olan 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun” ile kurulduğundan özel mahkeme statüsüyle görev yaptığı, bu kanun kapsamındaki davalara baktığı, yoksa taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde ise ve taraflardan birisinin şirket olması sebebiyle "kısmi ticari dava" niteliğinde ise artık davanın, Tüketici Mahkemesi kapsamında olmayacağı, bu durumda Ticaret Mahkemesinin görevli olup aksi kararın kabul edilemeyeceği, nitekim müvekkilinin dava dilekçesi kapsamından da anlaşılacağı gibi davalı şirketin "villa yapım işi" karşılığı para alması, bu işi yerine getirmemesi ve müvekkilimin de yapılmayan işin parasını geri istemesi karşısında davalı şirketçe davacının ödediği bedelin geri ödememesi üzerine ilamsız icra takibi yoluna gidildiği, davalının haksız ve dayanaksız itirazı üzerine itirazın ğptali davası için zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiği Mahkemesinde dava açıldığı, bu kadar ayrıntılı bahsetme sebeplerinin kötü niyetli ve yargılamayı geciktirme amaçlı davalı şirketin yetkilisi ...'a karşı açılan davanın durumu olduğu, yapmadığı yapım işi için aynı silsile takip edilerek Ankara 4. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/88 Esas ve 2024/326 Karar sayılı görevsizlik kararında; 6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu 73/1 maddesi ile 83/2 maddesine atıf yapılarak, sonuç olarak bir davanın Tüketici Mahkemesinde görülebilmesi için taraflardan birinin tüketici olması, taraflar arasında tüketici işlemi bulunması ve de satıcı ve sağlayıcının ticari veya mesleki amaçla tüketiciye hizmet (veya mal) sunan ya da hizmet (veya mal) sunan adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi olması koşullarının uyuşmazlıkta birlikte bulunması gerektiği ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile dava dışı ... Grup Mob. İml. Dek. İnş. Taah. Tur. Gıd. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile villa projesi yapımı konusunda anlaştığını beyan etmiş davalı ile aralarında yapılan bir sözleşme olmadığı gibi davalının şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, davalının davacı iddialarını ret edip davacının davalıya olan borcunu ödemek için para gönderdiğini savunduğu, taraflar arası uyuşmazlığın tüketici işlemi olmadığı, TKK kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir denilmek suretiyle görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, taraflar arasındaki ilişkinin, genel mahkemelerden şirket olması sebebiyle ve kısmi ticari dava sayılacağı için Asliye Ticaret mahkemesinde açıldığı, tüketici işlemi söz konusu olmadığı gibi müvekkilinin villa yapım işi konusunda uyuşmazlıkta, ifanın davalı şirketçe yerine getirilmemesi sonucunda alacak hakkı bulunduğu, bu hakkın da ancak ilgili mahkemedeki dava ile açıklığa kavuşacağından, görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı vekili beyanı ile davaya konu ev imalatının davacıya ait arsa ve kendi kullanımı için yapıldığının beyan edilmesinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır