İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 15.10.2019 tarihinde davalı oto galeriden ... plakalı aracı 59.000 TL bedel ile satın aldığını, aracın henüz sadece 600 km kullanılmış iken, 20.10.2019 t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1248 KARAR NO:2026/259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/03/2022 NUMARASI:2019/1071 Esas - 2022/222 Karar DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 15.10.2019 tarihinde davalı oto galeriden ... plakalı aracı 59.000 TL bedel ile satın aldığını, aracın henüz sadece 600 km kullanılmış iken, 20.10.2019 tarihinde seyir halindeyken motor pistonunun vurması sonucunda aracın motor bloğunun iki yerinde delik açıldığını ve motorun kullanılamaz hale geldiğini, söz konusu aracın satın alınmadan önce motorunun sorunsuz olduğunun bildirildiğini, aracın bunun üzerine davalının işyerine çekildiğini, davalının da 21.10.2019 tarihinde davalı şirket yetkililerinin tanıdığı bir tamirciye aracı teslim ettiğini, aracın tamiri için Müvekkil şirket tarafından 13.278,24 TL masraf yapıldığını, davalı şirket yetkililerinin de tamiri yapan işletmeye elden 3.000 TL işçilik ödemesi yaptığını müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin ücretsiz onarım isteme hakkının bulunduğunu, benzer bir olayda verilen Yargıtay kararından da anlaşılacağını, aracın 31.10.2019 tarihinde tamir edilerek Müvekkil şirkete teslim edildiğini, davalı şirkete aracın iade alınması ve yapmış oldukları masrafların tazmin edilmesi için ihtar çekildiğini ancak davalı şirketin taleplerini reddettiğini, davalı tarafın ortaya çıkan zararı karşılama konusunda hiç bir adım atmadığını, arabuluculuk görüşmesinde de herhangi bir sonuca varılamadığını, müvekkilinin davaya konu olan aracı şirketin pazarlamacısının kullanması amacıyla satın aldığını ancak bu aracın söz konusu arızayı yapması ve 11 gün kullanılamaması sebebiyle Müvekkil şirketin ticaretinin olumsuz yönde etkilendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile aracın tamiratı için ödediğimiz 13.278,24 TL tamirat ücretinin TTK m. 1530 uyarınca ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, ayıplı aracın tamirde geçen 11 günlük sürede kullanılmamış olması sebebiyle 1.100 TL'nin, aracın görmüş olduğu tamirat neticesinde uğramış olduğu değer kaybı bedeli olarak 500 TL'nin TTK m. 1530 uyarınca ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davalı tarafa noter vasıtasıyla gönderilen ihtarın ücreti olan 321.5 TL'nin müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili beyan ve ıslah dilekçeleri ile satış bedelinden indirim yapılarak 37.219,00 TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin dava dışı Yargıtay kararları koyarak talebini net olarak belli edemediği gibi ne talep etmesi gerektiğini de bilmediğini, ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti hakkında yönetmelik'in 16.maddesi gereği davanın reddi gerektiğini, ekspertiz raporunun aracın satış öncesi durumunu açıkça gösteren bir rapor olduğunu, davacının iddia ettiği piston vurması hususunun yağ eksikliğinden kaynaklanabilecek bir durum olduğunu, davacının aracı bu durumu bilerek ve kabul ederek satın aldığını, davacının iddia ettiği gibi ayıplı bir malın satışının söz konusu olmadığını, müvekkilinin iyiniyetini göstermek amacıyla; aracın tamir edildiği yere işçilik ücreti olarak 3.000 tl. elden ödeme yaptığını, dava dilekçesinde emsal gösterilen yargıtay kararlarının iş bu dava ile bağdaşmadığını, davacı şirketin taleplerinin haksız ve sebepsiz zenginleşme sağlamaya yönelik olduğunu, işbu dava konusu aracın araba çekme belgeli, hasar kayıtlı bir araç olduğunu, davacının aracı alırken bu durumu bildiğini ve ekspertiz yaptırdıktan sonra alarak da bu durumu kabul ettiğini, davacı şirketin aracın şirketin pazarlamacısı olarak çalışan işçisinin kullanması için aldığını ve aracın 11 gün kullanılmaması sebebiyle ticari kazançlarından zarar ettikleri iddia etmekteyse de bu iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, hiçbir basiretli tacirin işçisine 2007 model bmw markalı bir araç almayacağını, davacının iddiaları haksız çıkar sağlamaya yönelik olduğunu, dava konusu araca ekspertiz yapan şirketin davada taraf olarak eklenmesinin gerektiğini ileri sürerek haksız olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davacı şirket davalı şirketten dava konusu ... plakalı aracı Üsküdar ...Noterliğinin 15/10/2019 tarih ve... yevmiye numaralı ara satış sözleşmesi ile 59.000,00 TL bedelle satın almıştır. Davacı şirket aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle davalıya noter kanalıyla bildirilmiş ve davalı tarafından aynı yöntemle cevap verilmiştir. Dolayısıyla ayıp ihbarına ilişkin yasal prosedür yerine getirilmiş durumdadır. Bu kapsamda öncelikle davacının ayıbı satıcıya bildirme yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmakla birlikte ayıbın varlığı ile açık veya gizli olup olmadığı hususu aydınlatılması gerekmiştir. Mahkememizce gösterilen delillerin toplanmasına müteakip dosya bilirkişiye verilerek malın ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, onarım gerekip gerekmediği ve ayıp oranında bedel indirimi hakkında rapor tanzimi istenmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından hazınlanan rapora özetle ve mealen ; satışa konu aracın hasar sorgu kayıtlarına göre sel/su baskını ağır hasarlı kaydının bulunduğu, bu nedenle araç motorunun değiştirilmesi gerektiği , aracın gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu, satıcının ayıptan sorumlu olduğu, sözleşmeden dönme halinde satış bedelinin 69.523,00 TL, satış bedelinden indirim miktarının 37.279,00 TL olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki itirazlar gözetilerek bilirkişiden ek rapor düzenlemesi istenmiştir. Bilirkişi ek raporunda aracın satışı sırasında gizli ayıplı olduğu ve satışın hileli olduğu ,motordaki arızanını kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, aracın net iade bedelinin 68.000.00 TL bedelde indirim miktarının ise 30.975,00 TL olduğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Kuşkusuz işbu ek raporda taraf vekillerine tebliğ edilerek beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Yargılama sırasında davacı vekiline dava dilekçesindeki talep sonucunu açıklaması için süre verilmiş buna göre davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi verilerek iradenin aracın alıkonularak satış bedelinde indirim istemek yönünde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede satışa konu araçtaki ayıbın; ekspertiz raporları, aracın marka ve modeli ve bilirkişi raporları gözetildiğinde ağır ve gizli ayıp niteliğinde olduğu ve işbu ayıptan satıcı davalının sorumlu tutulması gerektiği konusunda tam bir hukuki ve vicdani inanç oluşmuştur. Bu kapsamda taleple bağlılık ilkesi ve kısmi ıslaha göre ve özellikle bilirkişi ek raporunda bedelde indirim konusunun hesabının teknik olarak doğru bulunması gözetilerek 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenen ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre dosyaya mübrez satış sözleşmesi, noter kanalıyla yapılan ayıp ihbarı, faturalar, tramer ve ekspertiz belgeleri ve benimsenen bilirkişi ek raporu ve sair tüm deliler gözetildiğinde davaya konu aracın gizli ayıplı olduğu ve davacının seçimine göre bedelde indirim isteyebileceği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacının davasını TMK'nın 6, HMK'nın 190 ve TBK'nın 219 vd. maddeleri nazarında satılanın gizli ayıplı olduğu ve bedelde indirim gerektiğine ilişkin olarak açıkça ispat ettiği anlaşılmakla; davanın, kısmi ıslah doğrultusunda ayıplı aracın satış bedelinin indirilmesine yönelik ek bilirkişi raporundaki bedel esas alınarak kısmen kabulü ile 30.975,00 TL'nin ıslah tarihi olan 07/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya (6.244,00) ilişkin talebin reddine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadan hatalı inceleme ile tanzim edilmiş rapor doğrultusunda usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, bilirkişi raporu ve gerekçede aracın gizli ayıplı olduğu tespitinin yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığını, davacının öngörülebilir arızalara karşı herhangi bir onarım işlemi yapmadan aracı kullandırmış, basiretli bir tacir gibi davranmayarak aracın teknik aksamına daha çok zarar vererek kötü niyetli olarak hareket etmiş, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan hüküm verildiğini, davalı firma tarafından aracın kusur ve ayıplarını gizlendiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığını, kararda belirtildiği şekilde gizli ayıbın geçerlilik halleri somut olayda mevcut olmadığını, davacının aracı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılması gerektiğini, davacı tacir, ağır hasarlı olduğunu bilerek satın almış olduğu aracın, kendisi tarafından yapılması gereken bakımlarını yaptırmadığını değiştirilmesi gereken parçalarını değiştirmemesi neticesinde hasar oranını kusuru neticesinde arttırdığını,davalıya karşı haksız ve mesnetsiz iddialarla maddi kazanç sağlamaya çalıştığını, dava konusu araç su basmasından kaynaklı ağır hasar kaydı bulunması sebebiyle davalı şirket tarafından emsal araç bedellerine göre çok uygun fiyata satıldığını, davacı şirket tüm kayıt ve hasar bilgilerine haiz olarak emsallerine göre çok ucuza almış olduğu araçtan sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, davacı firmanın ayıp ihbar sürelerine ve gözden geçirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacının tacir sıfatı ve aracın satın alınma maksadı dikkate alındığında somut olayın ticari iş olarak tespit edilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen araç satış sözleşmesinin öncesi ve sonrasında aracı inceleyen davacı taraf ayıp ihbar sürelerine aykırı hareket ettiğini ve bu husus ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadan hüküm verildiğini, somut olayda araç satımından bir gün önce ekspertiz hizmeti alınmış olmasına karşılık, 29/10/2019 tarihinde dava konusu araca parça alınmış olması ve 30/11/2019 tarihinde davalıya ihtar çekilmesi tacirin yükümlülüklerine ve TTK'ya aykırılık içerdiğini, davacı tarafından 30/10/2019 tarihinde ....Şti firmasından dava konusu araca işlemler yaptırılmış olup aracın nitelikleri ve nicelikleri öğrenilmesine karşılık yaklaşık 1 ay sonra ihtar çekilmesi basiretli tacirin yükümlülüklerine aykırılık oluşturduğunu, aracın ekspertiz tarihi, satış tarihinden sonra aracın tamire götürülmesi hususları dikkate alınmadan hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davacının ayıp ihbar sürelerine ilişkin olarak TTK 23/1-C kapsamında değerlendirme yapmaması açıkça bozma sebebi olduğunu, dava konusu araç davacı tacirin malik olduğu zaman içerisinde 29/10/2019 tarihinde tamire götürülmüş olup davacı tacir tarafından iddia edilen ayıplara ilişkin olarak ayıp ihbar süreleri işbu tarihten itibaren başlaması gerektiğini, davacı firmanın 22/11/2019 tarihinde ihtarname göndermesi hususlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davacının ayıp ihbar sürelerine uymadan hareket ettiğini, dava konusu aracın satışından önce ekspertiz yapan firmanın taraf olarak eklenmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinden indirim yapılarak indirim tutarının tahsili istemli alacak davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Davacı, Üsküdar .. Noterliğinin 15/10/2019 tarih ve ... YN'lu araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracı 59.000,00 TL bedel ile davalıdan satın almıştır.Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinden indirim yapılarak indirim tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Dosyada sunulu bulunan 14/10/2019 tarihli oto ekspertiz raporunda aracın 7 yaşından büyük olduğu, km ve yaş nedeniyle servis müdahalesinin gerekli olduğu, motor üst bölgede ve motor karterinde yağ kaçağı mevcut olduğu, araç alt kısmında sürme ve hasar bulunduğu gibi hususlar tespit edilmiştir.Araç satış sözleşmesinde alıcının aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek teslim aldığı, aracın trafikten çekmeli olduğu belirtilmiştir. Çekme belgesi genellikle kaza geçirmiş ve ağır hasar almış araçlar için alınmaktadır.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök raporunda, dava konusu aracın 17.08.2019 tarihinde sel-su baskını nedeniyle 33.073,43 TL hasar bedeli ile ağır hasarlı (pert) olarak TRAMER hasar kaydına geçtiği, aracın hasar sorgulamasına mutlaka bakılması ve "pert" olup olmadığının öğrenilmesi, eğer "pert" kaydı var ise 2.el olarak alınacak aracın çok büyük sorunlar çıkarmasının kaçınılmaz olduğu, su baskınına uğrayan araçlarda, bakım ve kontrollerin yapılmaması halinde özellikle elektrik, elektronik sistemlerde ve motor blok aksamlarında zamanla oksitlenme yaparak ileri ki zamanlarda teknik arızalar oluşacağı, dava konusu aracın 2007 model ve 120.604 km'de olduğu, davacının dava konusu aracı satın aldıktan sonra 6.949 km kullandığı, Oto ekspertiz raporundaki tespitlere göre araç motor ve motor aksamlarında ileriye dönük zamanlarda teknik arızaların çıkması kaçılmaz olduğunun öngörülebilir ve kabul edilebilir olduğu tespit ve ifade edilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 222/1. Maddesine göre, satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre ise satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.Somut olayda, davacı alıcının dava konusu aracın çekme belgeli olduğunu bilerek sel-su baskını nedeniyle 33.073,43 TL hasar bedeli ile ağır hasarlı (pert) kaydı olan aracı satın alması ve bilirkişinin belirttiği gibi pert kaydı bulunan ve oto ekspertiz raporundaki kusurları bulunan aracın ileriye dönük olarak zamanla teknik arızaların çıkması kaçılmaz olduğunun öngörülebilir ve kabul edilebilir olması ve davalı satıcının anılan sebeplerle ileriye dönük çıkabilecek arızaları ayrıca üstlendiğinin iddia ve ispat edilmemesi nedenleriyle TBK'nın 222. maddesi düzenlemesi karşısında dava konusu aracın ayıplı olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince satılanın ayıplı olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARA:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 259,18 TL harcın ıslah harcı 500,00 TL ile birlikte işin hitamında alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 27,19 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 37.219,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 270,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026