T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/795 Esas KARAR NO : 2025/2007 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/1323 Esas - 2022/415 Karar TARİH: 25/05/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapıl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/795 Esas KARAR NO : 2025/2007 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/1323 Esas - 2022/415 Karar TARİH: 25/05/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu ... arasında 17/06/2014 tarihinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını ve buna ilişkin olarak kredi hesabı açıldığını, ancak borçlu tarafından sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinden borçluya 06.10.2016 tarihininde ihtarname gönderildiğini, mevcut borçların yasal süresi içinde ödenmesi ve aksi taktirde tüm alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağının bildirildiği, işbu ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödenmeyen borçluya karşı İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibine geçildiğini ve borçluya ödeme emrinin de tebliğ edildiğini, 11.07.2017 tarihinde dosyaya haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı tarafından İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Sayılı dosyasından açılmış takibe ilişkin itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/05/2022 tarih ve 2018/1323 Esas - 2022/415 Karar sayılı kararında; " Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dışı ... Grup İnşaat ve Madencilik Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan sözleşmelere istinaden, Taksitli Ticari Krediler, Business Kart ve Çek Karnesi kullandırılmış, davalının kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletinin TBK 583.maddesindeki koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından hesabın kat edilerek ihtarnamenin düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı, kat ihtarının müteselsil kefil durumundaki davalıya 11.10.2016 tarihinde tebliğ olduğu, asıl borçlu ... Grup İnşaat ve Madencilik Tic. Ltd. Şti.'ne ise 12.10.2016 tarihinde tebliğ olduğu, Müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağı anlaşılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2014 tarihli 2014/222-1788 Sayılı kararı ). Bu hususlar bilirkişi raporunda da tespit edilmiş ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan mahkememizce hükme esas alınmış davanın kısmen kabulüne ve davalının itirazında haksız, alacağın likit oluşu göz önünde bulundurularak hükmedilen tutarın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,Davalının İst.Anad. 19.İcra Müdürlüğünün ...Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın taleple bağlı kalınarak kısmen iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 354,31-TL asıl alacak (Busines Card kaynaklı), 1.180,22-TL asıl alacak (diğer krediler), 326,58-TL masraf olmak üzere toplam 1.861,11-TL nakdi alacak üzerinden ve 15.165,00-TL gayri nakdi alacak üzerinden takibin devamına, takibin asıl alacak tutarı 1.180,22-TL'ye işleyecek %36,36 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi, 354,31-TL'ye işleyecek %30,24 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi ile devamına, Asıl alacaklar tutarı 1.861,11-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede yapılan yargılama boyunca müvekkiline hiçbir tebligat gelmediğini, dava dilekçesi müvekkile tebliğ edilmemiş olup müvekkilin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek aleyhine hüküm kurulduğunu,İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olup söz konusu icra dosyasına vekil sıfatı ile itiraz edildiğini, ancak huzurdaki dava dosyasında herhangi bir vekil sıfatlarının bulunmamakta iken o tarihteki ofis adresi olan " Koşuyolu Mahallesi İbrahimağa Zaviyesi Sokak Murtazaoğlu İş Merkezi ... Kadıköy/İstanbul" adresine davalı adına tebligat gönderildiğini; dosyada vekil sıfatlarının bulunmadığı, usulsüz tebligat nedeniyle davalının hak kaybı yaşamaması adına davalı asilin ikamet adresine tebligat gönderilmesi hususunu da dosyaya bildirilerek, ofise gönderilen usulsüz tebligatın dosyaya iade edildiğini, ancak UYAP sistemi üzerinden yapmış oldukları araştırma neticesinde; müvekkiline dava dilekçesi, tensip zaptı dahil olmak üzere dosyadan usulüne uygun yapılan hiçbir tebligat yapılmamış olup işbu hususun müvekkilin savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını ihlal edildiğini, dava dilekçesinde davalı adresi olarak "Salacık Mahallesi Gülbahçe Mücavir Küme Evleri ... Akçaabat/Trabzon" olarak yazıldığını ancak tensip zaptında ise son derece hatalı olarak o tarihteki ofis adresleri olan "Koşuyolu Mahallesi İbrahimağa Zaviyesi Sokak Murtazaoğlu İş Merkezi ... Kadıköy/İstanbul" adresi yazılmış olup, dosyada davalıya dava dilekçesinde yazılı adresine çıkarılan hiçbir tebligatın dosyada bulunmadığını ( Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/1831 - K. 2017/6790 sayı ve 05.06.2017 tarihli kararı), bu durumun 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. Maddesine aykırılık teşkil ettiğini (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/4438 K. 2017/6687 sayı ve 21.09.2017 tarihli kararın, Hukuk Genel Kurulu'nun 23.11.2011 Tarih ve E:2011/11-554, K:2011/684 sayılı kararı),Davalı ...'nın dava konusu krediler açısından davacıya karşı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı bankanın, dava dışı ... Grup İnşaat ve Madencilik Ticaret Limited Şirketi ile 15.04.2015 tarihli ticari kredi, 30.04.2015 tarihli ticari kredi, **4492 ticari kredi kartı, 21.04.2015 tarihli gayrinakit çek kredisi imzaladığını, müvekkili ...'nın da kefil sıfatı ile imzaladığı için sorumluluğu olduğunu iddia etmiş ise de imzalanan sözleşmelerin 6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde belirlenen şartları taşımadığını, Dosyadan alınan 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde de sayın bilirkişi tarafından; "GKTS'ler kontrol edildiğinde, kefilin taksitli ticari kredi için bir kefaleti bulunduğuna dair bir hüküm mevcut olmadığı, kredi kartı üyelik sözleşmesinde ise kefil olarak atılan imzanın 6098 Sayılı Kanunun 583'ncü maddesinde belirlenen şartları taşımadığı" açıkça tespit edildiğini; müvekkili kefilin dava konusu ticari taksitli kredi için kefaletinin bulunabilmesi için GKTS'de ayrıca belirlenmesi veya ödeme planları üzerine imza koymak sureti ile borcu kabul ettiğini göstermesi gerekir iken ne GKTS'de kefalet hususunda ayrı madde, ne de ödeme planlarında müvekkili ...'nın imzası bulunmamakta olduğunu, ayrıca ticari kredi kartı için ise kredi üyelik sözleşmesi üzerinde müvekkili ...'nın kefaletinin mevcut olmadığı, bu sözleşmenin davacı ile dava dışı ... Grup arasında olduğu müvekkil ...'nın bu maddeler için özel olarak kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı yine bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup müvekkil ...'nın davacıya karşı sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu, davacı banka tarafından bu hususun gayet iyi biliniyor olması sebebiyle de esasen kredi kartı üyelik sözleşmesinin bu sebeple dosyaya sunulmadığını, Dosyadan alınan bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden eksik yargılama sonucu müvekkili aleyhine karar verildiğini, davada alınan 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilin dava konusu taksitli ticari krediler ve ticari kredi kartı için müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen bunun aksine alınan 02.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli karara dayanak yapıldığını ancak bilirkişi raporları arasında işbu çelişkilerin giderilmediğini ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/5286 K. 2016/5231 ve 5.4.2016 Tarihli kararın), Dava dışı ... Grup İnşaat Madencilik Ticaret Limited Şirketi tarafından dava konusu kredilere ilişkin yapılan ödemeler nazara alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin sorumluluğunu hiçbir şekilde kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili aleyhine usulsüz ve tebligatsız olarak yapılan yargılamada, dava dışı ... Grup İnşaat ve Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin dava konusu edilen yapmış olduğu ödemelerin hiçbir surette nazara alınmadığını; dava dışı firmanın bankadaki hesabına işbu dava konusu krediler için konulan bloke işlemlerinin ve borçlu firmanın davacı banka tarafından cebri satış ile satılan ... plakalı aracın ihale evraklarının, dava konusu ticari kredi kartının 2016-2017 ödeme kayıtlarının celbedilmeden verilmiş olan kararın hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini; dava konusu icra takibinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açıldığını, Dava, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebi ile davacı banka tarafından ikame edildiğini; dava konusu icra takibinde borçlu olarak ... Grup İnşaat ve Madencilik Ticaret Limited Şirketi, ... ve müvekkili ...'nın gösterildiğini, ancak itirazın iptalinin yalnızca müvekkile karşı açıldığını, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı nakdi ve gayrınakdi kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe, davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine 8.491,25-TL kredi kartından doğan asıl alacak, 427.96-TL işlemiş temerrüt faizi, 28.894,86-TL ticari kredi kartından doğan asıl alacak, 1.751,03-TL işlemiş temerrüt faizi, 108,94-TL BSMV, 326,58-TL masraf olmak üzere toplam 40.000,62-TL nakdi alacağın yine 21.210,00-TL gayrınakdi alacağın tahsili amacı ile ilamsız takip başlattığı, davalının takibe vaki itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının 25.359,44-TL üzerinden ikame edildiği görülmüştür. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, iki ayrı bankacı bilirkişiden kök ve itirazlar üzerine ek rapor alınarak, son ek rapor akabinde davacı vekiline dava dilekçesindeki dava değerinin hangi kalemlerden oluştuğunu açıklamak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekilinin kesin süre içerisindeki beyan sunması üzerine, tahkikat bitirilerek ve davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi kabul edilmeyerek, yalnızca nakdi krediye ilişkin asıl alacak ve belgeli ihtarname masrafı ile, takip tarihinde depo edilmemiş çek sorumluluk bedellerine yönelik gayrınakdi alacak talebinin bir kısmı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından dava dilekçesi ve eklerinin önce davalının dava dilekçesinde ve sözleşmede yer alan ve mernis sisteminde kayıtlı Trabzon adresine değil, davalı adına takip dosyasına borca itiraz dilekçesi sunan vekilinin adresine gönderildiği, ne varki bu eksikliğin daha sonra farkedildiği ve davalı asilin Salacık Mahallesi Gülbahçe Mücavir Küme Evleri ... Akçaabat/Trabzon adresine dava dilekçesi ve eklerinin cevap dilekçesi sunma hakkına ilişkin şerh de düşülmek suretiyle usulüne uygun tebliğ edildiği, bundan sonra yapılan tüm tebligatların da bu adrese usulüne uygun yapıldığı, davalı vekilinin davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadığına ve taraf teşkili sağlanmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Takip dosyası ekinde yer alan ve davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu genel kredi ve teminat sözleşmesinin 16/06/2014 tarihli 200.000,00-TL limitli sözleşme olduğu, bu sözleşmeye davalının el yazısı ile TBK'nun 583 maddesindeki koşulları sağlar şekilde müteselsil kefil olduğunu dercettiği, sözleşme tarihinde şirket ortağı olduğu sicil kaydından anlaşılan kefil bakımından eş rızasına da gerek olmadığı, anılan sözleşmede ticari kredi kartına ilişkin hükümlerin de düzenlendiği, yine takip konusu edilen taksitli ticari kredilerin bu sözleşme tarihi itibariyle kullandırılmış olduklarının takip dosyası ekinde yer alan taksitli ticari kredi ödeme planlarından anlaşıldığı, kefilin bu kredilerden kefil sıfatıyla sorumlu olması için, genel kredi sözleşmesi limiti dahilinde kullandırılan kredi kalemlerine ilişkin ödeme planlarında ayrıca kefil imzasının bulunmasına gerek olmadığı, yine davacı banka tarafından eldeki itirazın iptali davasının takip sonrası yapılan ödemeler mahsup edilerek açılmış olduğu, kefalet sözleşmelerinin geçerliliğini değerlendirme yetkisi münhasıran mahkemeye ait olup, mahkemece bilirkişi raporları arasında yer alan bu yöndeki görüş farklılığı nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.163,05-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 983,15-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.