T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/639 Esas KARAR NO : 2025/1851 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2020/570 Esas - 2022/805 Karar TARİHİ: 20/09/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan incelem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/639 Esas KARAR NO : 2025/1851 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2020/570 Esas - 2022/805 Karar TARİHİ: 20/09/2022 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Yenibosna Şubesi ile davalı kredi lehtarı ... ve Tab. Yem. Hiz. Ara. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında Çerçeve Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu bu sözleşmeyi davalı kefilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşmeler kapsamında davalıya kredi kullandırıldığı, kredi tutarı 117.431,84 TL nakdi ve 4.800,00 TL Gayrinakdi borcun ödenmemesi üzerine Beyoğlu 47.Noterliğinin 01.11.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarı ile kredi hesaplarının kesilip kat edildiği, ihtarname davalıların gösterdiği tüm adreslere gönderildiği ve borcun ödenmediği, akabinde Küçükçekmece 2.İcra Md. ...E. sayılı dosyası ile alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, davalı/borçluların, asıl borca ve takibin tüm fer'ilerine itirazları üzerine takibin durduğu,): Talep edilen faizin sözleşmenin 4.2 m. göre 657 oranında olduğu, sözleşmenin 5.1 m. göre müvekkil bankanın defter ve kayıtlarının yegane delil olacağının taahhüt edildiği belirtilerek 146.968,92 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/09/2022 tarih ve 2020/570 Esas - 2022/805 Karar sayılı kararında;".....İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı banka ile davalı kredi lehtarı ... ve Tab. Yem. Hiz. Ara. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, bahse konu sözleşmeyi davalı kefil ... ' in de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin kararlaştırılan süre içerisinde ödenmemiş olduğu, davalı kefilin, kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitleri toplamının 400.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç miktarının ise 110.910,69 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun kefalet limitinden daha düşük miktarda olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı kredi lehtarı şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı sorumlu oldukları nazara alınarak, borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 120.926,98 TL tamamen ödeninceye kadar, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla sözleşmesel olarak yıllık %57 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği anlaşılmış olup, gayrinakdi alacak talebi yönünden Hukuk Genel Kurulu'nun 06/11/2018 tarih ve 2018/19-689 Esas 2018/1624 Karar sayılı emsal içtihatı ".....5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdi kredi” kavramı tanımlanmamıştır. Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak; çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, sözü edilen Kanun gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan, borçlunun bankadaki mevduatının bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 27.12.2017 tarih, 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararı).Tüm bu açıklamalardan ve yasal düzenlemelerden ortaya çıkan sonuç, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığı, kefilin yalnızca kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğu, Çek Kanununun ödeme yükümlülüğü maddesi uyarınca, hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdî kredi sözleşmesi hükmünde bulunduğu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceği, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağı, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiğidir. Eldeki kredi sözleşmesinde ise depo talebinin müteselsil kefilleri de kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmamaktadır....", şeklinde olup bu doğrultuda davacı bankanın sözleşmelerin müteselsil kefili olan davalının, imzalanan genel kredi sözleşmes,i ile kefalet sözleşmesinde kefilin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğuna ilişkin herhangi bir özel bir düzenleme bulunmadığı gibi henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceğinden gayri nakdi alacak yönünden davanın reddi gerekmekle, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2018 tarih ve 2016/16494 esas sayılı ile 2018/1375 karar sayılı emsal içtihatı) nakdi alacak yönüyle davanın kabulü ile gayrinakdi alacak yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile, ''Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;1-Nakdi alacak talebi yönünden davanın, 120.926,98 TL asıl alacak, 3.829,35 TL işlemiş faiz, 191,47 TL BSMV olmak üzere toplam 124.947,80 TL alacak yönünden kabulü ile davalılar tarafından Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2019/16785 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile asıl alacak olan 120.926,98 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %57,00 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesap edilen %20'si oranında 24.185,39 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,3-Gayrinakdi alacak talebi yönünden davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi 21/02/2023 tarih ve 2020/570 Esas - 2022/805 Karar sayılı ek kararı ile;''Davalı vekili UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçesiyle mahkememizden verilen 2020/570 Esas 2022/805 karar sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurmuş ise de, dilekçe ekinde istinaf harç ve giderlerinin eksik yatırılması nedeniyle yasal uyarıyı taşıyan tarihli muhtıra istinaf eden davalı vekiline e-tebligat ile 30/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde süresi içerisinde istinaf harç ve masraflarının tamamlanamadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.''Gerekçesi ile;''1-HMK.nun 344. maddesi gereğince davalı tarafın istinaf yoluna başvuru isteminin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına,'' karar verilmiş, ek karar davalılar vekiline 27/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde ek kararın istinaf edilmediği ve ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine Beyoğlu 47. Noterliği'nin 01.11.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kat edilmiş olduğunu, hesap kat tarihi itibariyle bildirilen nakit ve gayrinakit alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini, Bakırköy 33. Noterliği'nin 14.06.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin konu kısmında ise açıkça "BEYOĞLU 47. NOTERLİĞİ'NDEN ÇEKİLEN 01.11.2018 TARİHLİ ... YEVMİYE NO'LU İHTARNAMEYE EK İHTARIMIZDIR" ibaresi yazılmış olduğunu, bu haliyle müstakil bir hesap kat ihtarnamesi olarak düşünülmesinin söz konusu olmadığını, ancak bilirkişinin bu hususu göz ardı ederek ihtarnamede bildirilen 12.06.2019 tarihini kat ve hesap kesim tarihi olarak dikkate aldığını, oysa Beyoğlu 47. Noterliği'nin 01.11.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde bildirilen 30.10.2018 tarihi hesabın kat edildiği tarih olarak esas alınması gerektiğini, bu kapsamda temerrüt faizinin ihtarnamenin muhataplara tebliğ tarihi 07.11.2018 olduğundan (1) günlük mehil süresini izleyen 09.11.2018 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, hüküm verilirken bu hususa dikkat edilmediği için işlenmiş faiz tutarının yanlış hesaplandığını, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapıldığında takip talebinde talep edilen rakamların doğru olduğunun görüleceğini, Yerel mahkeme tarafından gayrinakit alacak yönünden davanın reddine karar verildiğini, taraflar arasında akdedilen ve dosyaya da iki defa sunulan Kefalet Sözleşmesi'nde;-2.1.TBK 582'nci maddesi gereği müteselsil kefaletin, doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağı,-2.2.Banka tarafından müşteriye açılan kredilerden dolayı kredinin açılma şekli ve nevine göre keza, sözleşmede yer alan tüm hususlardan da kefiller, Bankaya karşı kefalet limiti ve kendi temerrüdü dahilinde müteselsilen sorumlu ve yükümlü olunacağının açıkça ifade edildiğini, Bu durumda sözleşme gereği davalı / kefilin gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisinin depo edilmesinden sorumlu olacağını, bu açıklamaya karşın hem sayın bilirkişi hem de sayın mahkeme tarafından kararda atıf yapılan Yargıtay ilamının yanlış yorumlanması sonucu gayrinakit alacakları için red kararı verildiğini, ilgili kararın hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanılan kefalet sözleşmesi uyarınca gayrinakit alacaktan kefilin de sorumlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi 21/02/2023 tarih ve 2020/570 Esas - 2022/805 Karar sayılı ek kararı ile;''1-HMK.nun 344. maddesi gereğince davalı tarafın istinaf yoluna başvuru isteminin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına,'' karar verilmiş, ek karar davalılar vekiline 27/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde ek kararın istinaf edilmediği ve ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece verilen ek karar, davalılar vekili tarafından istinaf edilmediğinden dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusu değerlendirilmiştir.Davacı banka ile davalı kredi borçlusu/lehtarı ... VE TAB. YEM. HİZ. ARA.PAZ. SAN.TİC. LTD. ŞTİ. arasında 24/04/2017 tarihinde 400.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu işbu sözleşmeyi davalı ...'in de 400.000,00 TL. kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı/kefil borçlu şirketin ortağı ve/ yöneticisi olduğundan, eş muvafakatine gerek olmadığı, kefaletin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.Davacı banka tarafından davalı muhataplara Beyoğlu 47.Noterliğinden gönderdiği 01.11.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile;30/10/18 tarihi itibariyle toplam 117.431,84 TL. Nakdi borçların işbu ihtamamenin tebliğini izleyen | (bir) gün içinde, ödenmesi ve 4.800,00 TL. Gayrinakdi borçların ise işbu ihtamamenin tebliğini izleyen | (bir) gün içinde, bankaya depo edilmesi ihtar edilmiştir. Davacı banka tarafından davalı muhataplara Bakırköy 33.Noterliğinden gönderdiği ''BEYOĞLU 47. NOTERLİĞİ'NDEN ÇEKİLEN 01/11/2018 TARİHLİ ... YEVMİYE NO'LU İHTARNAMEYE EK İHTARIMIZDIR.'' konulu 14.06.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile; 12.06.2019 tarihi itibariyle toplam 110. 056,84 TL nakit, 2.030,00 TL gayrinakit, borcun bulunduğu, nakdi borcun işbu ihtamamenin tebliğini izleyen | (bir) gün içinde, ödenmesi ve 2.030,00 TL. Gayrinakdi borcun ise işbu ihtamamenin tebliğini izleyen | (bir) gün içinde, bankaya depo edilmesi ihtar edilmiştir.Davacı banka tarafından davaya konu icra takibi ile Beyoğlu 47.Noterliğinden gönderdiği 01.11.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname dayanak gösterilerek 120.926,98 TL. Asıl alacak + 24.801,85 TL. İşlemiş faiz + 1240,09 TL. BSMV olmak üzere toplam 146.969,92 TL. Nakdi alacağın tahsili ve 2.030,00 TL. Gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine dava değeri 146.969,92 TL. Gösterilerek eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, bankacı bilirkişi ...'den alınan raporda; Temerrüt tarihi itibariyle 110.910,69 TL asıl alacak hesaplandığını, davacının ise takip talebinde 120.926,98 TL asıl alacak talep ettiğini, takdiri mahkemeye ait olmak üzere 10.016,29 TL fazla talebin yerinde olmadığını, farkın sebebinin ise davacının 01.11.2018 tarih ve 15.018 yevmiye no.lu hesap kat ihtarında talep edilen alacağı esas aldığını, oysaki, daha sonra 14.06.2019 tarihinde ... yevmiye no.lu 2. Bir hesap kat ihtarnamesi daha keşide edildiğini, güncel olan 2. Hesap kat ihtarına göre hesaplama yapılmış olduğu için arada fark doğduğunu beyan etmiştir.Davacı banka tarafından ilk gönderilen kat ihtarı dayanak gösterilerek icra takibi başlatılmış ise de, ilk kat ihtarından Yaklaşık 7,5 ay sonra Bakırköy 33.Noterliğinden gönderdiği ihtarname ile de, ihtarname tarihi itibariyle nakdi ve gayrinakdi alacak tutarını güncelleyip yeniden talepte bulunduğu, bu kat ihtarı davacı bankayı bağladığından bankacı bilirkişi raporunda Bakırköy 33.Noterliğinden gönderilen kat ihtarındaki talebe göre davacının takip tarihi itibariyle alacağının tespit edilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/19-689 Esas-2018/1624 Karar sayımı kararında da belirtildiği üzere depo talebinden kefilin sorumlu olabilmesi için GKS. de açık bir hüküm olması gerektiği, davaya konu sözleşmelerde depo talebinin müteselsil kefilleri de kapsayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre davacı vekilinin depo talebine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davaya konu icra takibi ile davacı taraf; gayrinakdi alacağa ilişkin depo talebini asıl kredi borçlusu davalı şirket ve davalı gerçek kişi kefilden talep ettiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı asıl borçlu şirket yönünden depo talebinin yerinde olduğu, kefile ilişkin talebin sözleşmede açık hüküm olmadığından yerinde olmadığı, mahkemece, şirket yönünden depo talebinin kabulüne, kefil yönünden reddine karar verilmesi gerekirken şirkete ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmadan her iki davalının kefil olarak değerlendirilip depo talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de, davacı vekili istinafında asıl borçlu şirkete yönelik açık bir istinaf ileri sürülmediği, kefil yönünden ret edilmesinin yerinde olmadığına ilişkin istinaf ileri sürüldüğünden dairemizce istinaf sebepleri ile bağlı olarak inceleme yapıldığından resen bu durum kaldırma sebebi yapılmamış ve eleştirmekle yetinilmiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.