T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/731 - 2025/1638 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/731 KARAR NO : 2025/1638 KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 08/07/2015 KARAR TARİHİ : 15/01/2025 NUMARASI : 20…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/731 - 2025/1638 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/731 KARAR NO : 2025/1638 KARAR TARİHİ : 14/11/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 08/07/2015 KARAR TARİHİ : 15/01/2025 NUMARASI : 2015/685 Esas - 2025/42 Karar DAVACI : MARMARA TERSANESİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ARMONA DENİZCİLİK ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Haksız işgal tazminatı HÜKÜM : Kararın kaldırılması yeniden hüküm kurulması İSTİNAF EDEN : Taraf Vekilleri Taraflar arasındaki haksız işgal tazminatı davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasında tanker yapımı için 28/03/2006 tarihli 2 Gemi İnşa Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre söz konusu gemilerin yapımında kullanılacak bütün malzemelerin davalı şirket tarafından karşılandığını, ancak davalının gemi yapımı için yeterli malzemeyi göndermemesi üzerine işlerin durduğunu ve 22/11/2007 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, davalı şirketin sözleşmenin sona ermesine ve uyarılara rağmen kendilerine ait malzemeleri teslim almadıklarını ve bu malzemelerin müvekkiline ait tersane sahasında bulunduğunu ve sahayı işgal ettiğini, söz konusu taşınmazın mülkiyetinin Körfez Belediyesine ait olduğunu ve müvekkil şirkete kiraya verildiğini, davalının işgal ettiği yerden Körfez Belediyesine toplam 2.539.836,31 TL (ıslahla 30.01.215-15.09.2015 tarihleri arasındaki dönem için 289.185,82 TL artırımla 2.829.022,13 TL) ödeme yaptığını belirterek, her bir ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin, taraflar arasındaki Gemi İnşa Sözleşmesi kapsamında ve gemilerin inşası için davacıya ait tersaneye getirilen malzemelerin davacı şirkete ait sahayı işgal etmesinden doğan zarar iddiasına ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki yegane ilişkinin gemi inşa sözleşmesi olduğunu, bu itibarla davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesini, bahse konu sözleşmenin 21.2 maddesindeki tahkim kaydı nedeniyle HMK m. 116/1-b ve 413 gereği davanın usulden reddine, davanın esasına girildiği durumda da dilekçesinde açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle, sözleşmenin feshedilmemesi, sözleşmenin tamamlanmamasında davacının kusurlu olması, sözleşmenin 6.1.5. maddesine göre davacının muhafaza görevinin bulunması, ilgili dosyaların beklenmesinin gerekmesi nedenleriyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "Davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, toplam 2.341.144,00 TL ecrimisil alacağının 08.07.2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından 29.06.2016 tarihli ara karar ile zamanaşımı itirazı reddedildiğini, davalının davanın devam ettiği 7 yıl boyunca hiçbir bilirkişi raporuna zamanaşımı itirazında da bulunmadığını, bu durumun müvekkili adına usuli kazanılmış hak olduğunu, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulmasına rağmen dava tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının hukuka ve usule aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının red kısmı bakımından ve faiz başlangıç tarihi bakımından kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların "İstanbul'da tahkim yolu ile halledileceği" yönünde düzenleme bulunduğunu, bu nedenle tahkim itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddi gerektirdiğini, iddia ve talep konusu alacak 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu döneminde yapılmış istisna (eser) sözleşmelerinden doğmakta olduğunu, buna mahsus beş yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, dava konusu taleplerden davacı sorumlu olduğunu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunu, sözleşmeye göre davacı gemilerin inşası için temin edilen ve kendisine bırakılan malları bedelsiz olarak muhafaza etmekte yükümlü olduğunu, malların bahse konu dönemde davalının kontrolünde olmadığı, davacının malları istifleyerek işgal ettiği alanı küçültmek yerine, kullanmadığı tersane sahasında malzemeleri adeta yere sererek muhafaza ettiği, bilirkişinin net işgal alanını ölçmediği, dolayısıyla da rapor içeriğinin hatalı olduğu, vekil edenine ait malların kapladığı alanın anılan raporda belirtilenden çok düşük olduğu, Davacı tarafça her halükârda ödenecek olan kira arz bedelinin hesaba katılması isabetsiz olduğunu, vekil edenine ait malzemelerin tersane sahasını işgalinde ve bu hususun sürüncemede kalmasında davacının da ortak kusuru olduğu belirtilmesine rağmen, hesaplanan sorumluluk tutarında buna ilişkin bir tespit ve indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın davanın hem usulden hem de zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız işgal tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 4721 sayılı TMK, 6102 sayılı TTK 3. Değerlendirme ve karar Dava, haksız işgal tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı husus olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinafa başvurulmuştur. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen 28/03/2006 tarihli gemi yapım sözleşmeleri kapsamında, davacı yüklenicinin NB-74, NB-75 ve NB-76 olmak üzere toplam 3 adet geminin inşasını üstlendiği, sözleşmenin içeriğine göre inşa edilecek gemilerin malzemelerinin davalı tarafından temin edileceği, davacı tarafından işçilik ve montaj hizmeti verileceği, davalı tarafından bir kısım malzemelerin davacının faaliyet sahasına teslim edildiği, taraflar arasındaki 28/03/2006 tarihli gemi yapım sözleşmelerinin davalı iş sahibinin 16/11/2007 tarihli bildirimi ile 22/11/2007 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshine rağmen davalı tarafından malzemeler teslim alınmadığı, sözleşmenin feshi sebebiyle yüklenicinin depo ve muhafaza ödevinin sonlandığı, davalı iş sahibinin iş sahasındaki kendisine ait malzemelerin teslim edilmesi gerektiğini içeren ihtarın eldeki dava açıldığı tarihten sonra keşide edildiği, 28/03/2006 tarihli gemi yapım sözleşmelerinin 22/11/2007 tarihinde feshedilmesi nedeniyle faaliyet sahasını davalıya ait malzemelerden kaynaklı olarak ecrimisil alacağının ortaya çıktığı, kaldı ki iş sahibi tarafından dava tarihinden önce sahada bulunan malzemelerin bulunduğu yerden kaldırılmasına yönelik ihtar, girişim ve dava bulunmadığı, davalı iş sahasına sokulmadığı iddia edilmiş ise de bu durumu yasal delillerle ispatlanamadığını, davalının süresinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu, zaman aşımı itirazı sebebiyle dava tarihinden geriye dönük beş yıl ecrimisil talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında keşif üzerine hazırlanan 23/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda, krokide A harfi ile gösterilen Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün maliki olduğu ve kullanım hakkı Körfez Belediyesi'nin Meclis Kararı ile davacıya tahsis edilen 3997 m2 ölçümündeki alanın, yine Körfez Belediyesi'nden kiralanan ve 10.10.2013 tarihinde davacı tarafından satın alınan 1251 ada 5 nolu parseldeki B harfi ile gösterilen 7628,18 m2 ölçümündeki alanın 705 m2'sinin davalı tarafından fesh edilen sözleşmeye rağmen davacının faaliyet sahasına malzemeler bırakılarak ve teslim alınmayarak haksız olarak işgal edildiği belirlenmiştir. 25.10.2024 tarihli teknik bilirkişi heyeti raporunda; taşınmazın devir tarihine kadar idareye ile yapılan kira sözleşmeleri ve sözleşme kapsamında yapılan kira ödemeleri ve zamanaşımı savunması dikkate alınarak yapılan hesaplamada krokide A harfi ile gösterilen 3997 m2 yüz ölçümündeki alanın ecrimisil alacağının 2.192.474,00 TL, B harfi ile gösterilen 705 m2 yüz ölçümündeki alanın ecrimisil alacağının 148.670 TL olduğu saptanmıştır. Davalıya ait malzemelerin işgal edilen alanın usule uygun olarak ölçülerek belirlendiği anlaşılmakla istiflemeye göre belirlenen hesaplamaya itibar edilmemesi yerindedir. Ancak, ecrimisile bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, davacının ecrimisil alacağına her bir ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek ticari avans faizi talep etmiş olup, davacının bu talebi dönem sonlarından itibaren faiz talebini de içermektedir. Mahkemece, ecrimisil alacağına faiz talep edilmesine rağmen, davacı tarafından bu tarihler açıkça dava ve ıslah dilekçelerinde belirtilmediğinden ve taşınmazlardan birinin idarenin mülkiyetinde olduğu dönemde kira ödemesinin davacı tarafça zaten yapılacak olması nedeniyle hüküm dava tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebi doğru değil ise de alacağa dönem sonlarından işleyecek avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi hatalı olmuştur. Dairemizce hükme esas alınan 25/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki verilerden yararlanarak dönem sonları ecrimisil alacağı toplamının belirlenmesi için yapılan hesaplamada; krokide A harfi ile gösterilen 3997 m2 yüz ölçümündeki alan için 09/02/2010-01/02/2011 dönemi için 366.004,00 TL, 01/02/2011-01/02/2012 dönemi için 410.091,00 TL, 01/02/2012-01/02/2013 dönemi için 442.822,00 TL, 01/02/2013-01/02/2014 dönemi için 468.205,00 TL, 01/02/2014-01/02/2015 dönemi için 505.352,00 TL olmak üzere toplam 2.192.474,00 TL, 1251 ada 5 nolu parseldeki B harfi ile gösterilen 705 m2 yüz ölçümündeki alan için 09/02/2010-01/02/2011 dönemi için 24.548,70 TL, 01/02/2011-01/02/2012 dönemi için 27.890,40 TL, 01/02/2012-01/02/2013 dönemi için 30.104,10 TL, 01/02/2013-01/02/2014 dönemi için 31.816,90 TL, 01/02/2014-01/02/2015 dönemi için 34.309,90 TL olmak üzere toplam 148.670,00 TL, iki alanın 09/02/2010-01/02/2011 dönemi ecrimisil alacağı toplamı 390.552,70 TL, 01/02/2011-01/02/2012 dönemi ecrimisil alacağı toplamı 437.981,40 TL, 01/02/2012-01/02/2013 dönemi ecrimisil alacağı toplamı 472.926,10 TL, 01/02/2013-01/02/2014 dönemi ecrimisil alacağı toplamı 500.021,90 TL, 01/02/2014-01/02/2015 dönemi ecrimisil alacağı toplamı 539.661,90 TL olmak üzere toplam 2.341.144,00 TL ecrimisil alacağı belirlenmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 tarih, 2015/685 Esas, 2025/42 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, 3-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 09/02/2010-01/02/2011 dönemi için 390.552,70 TL, 01/02/2011-01/02/2012 dönemi için 437.981,40 TL, 01/02/2012-01/02/2013 dönemi için 472.926,10 TL, 01/02/2013-01/02/2014 dönemi için 500.021,90 TL, 01/02/2014-01/02/2015 dönemi için 539.661,90 TL olmak üzere toplam 2.341.144,00 TL ecrimisil alacağının her bir dönem sonu tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 159.923,55-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 43.374,06-TL ve ıslah ile tamamlanan 4.938,57 TL'nin toplamı olan 48.312,63 TL'nin mahsubu ile bakiye 111.610,92-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, (ilk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına,) 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 345.760,16 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen kısmı yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri; 43.374,06-TL peşin harç, 4.938,57-TL ıslah harcı, 12,80-TL başvurma harcı, 221,80-TL keşif harcı ile yargılama aşamasında harcanan 20.501,70-TL reddiyatın davanın kısmen kabul durumuna göre belirlenen 18.897,84-TL'si olmak üzere toplam 67.432,27-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davalı tarafından yapılan toplam 11.650,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red durumuna göre 911,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 9-Yargılama sonucunda ve re'sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re'sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve HMK m.333 düzenlemesi gözetilmek suretiyle avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, İstinaf incelemesi bakımından; 10-Davalıdan alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye toplam 119.942,75 TL'ni davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 11-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden istinaf karar harcının (615,40 TL) talep halinde kendisine iadesine, 12-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu 1.638,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 80.00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.718,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 14-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 15-Kararın tebliği ve diğer işlemlerin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile 14/11/2025 tarihinde karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır