6. Ceza Dairesi 2013/10275 E. , 2013/21921 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.3.2013 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlüler ... ve ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde; Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.12.2004 gü…
**6. Ceza Dairesi 2013/10275 E. , 2013/21921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.3.2013 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlüler ... ve ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde; Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.12.2004 gün ve 2003/802 Esas, 2004/1473 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 gün ve 207/125- 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Yakınanın bir arkadaşına emanet olarak verdiği ve 16.06.2003 tarihli suç tutanağına göre ... sokak 12 numara önünde bulunan aracından oto teybi ve hoparlörlerinin çalındığı, kolluk görevlilerinin olaydan kendilerine ... sokak üzerinde 3 kişinin araçları kurcaladığı yönünde ihbarda bulunulması üzerine haberdar olduğu, ihbarda sanık ve arkadaşlarının bindiği aracın da bildirilmesi üzerine hep beraber bu araç içerisinde yakalandıkları, sanığın savunmalarında kendisinin ihtiyacını gidermek için aracı süren ...'dan durmasını istediğini, araçtan indiği sırada ...'ın da araçtan indiğini, bir süre sonra Çağların sonra elinde bir hoparlör ile geldiğini, elindekileri sokak içerisindeki tipo marka bir araçtan çaldığını söyleyip "hemen gidelim" demesi üzerine kaçtıklarını söylediğ, mahkemece sanık ...'nın araç içerisinde durduğu ve teybi alıp gelen ...'ı göremeyecek yerde bulunduğu kabul edilmiş ise de, olay yerinde keşif yapılıp, sanıkların birbirlerine göre pozisyonları ve eylemin nasıl olduğu tam alarak saptanıp buna göre 765 sayılı Yasanın 493/1.maddesinin yanı sıra aynı maddenin (son) fıkrasının da uygulanma koşullarının takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yetinilip, anılan yasanın 64.maddesi yerine 65/3.maddesi ile hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.