İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki Kayyımlık davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ...Ş. Aleyhine Bala Asliye Huku…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1031 KARAR NO : 2025/1981 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/04/2025 NUMARASI : 2025/254 Esas - 2025/312 Karar DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasındaki Kayyımlık davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ...Ş. Aleyhine Bala Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/176 E. Sayılı dosyasından açılan ipoteğin fekki talepli davasında, davalı şirketin ihyasına karar verildiğini, mahkeme tarafından yapılan araştırma neticesinde şirket hakkında İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/640 E 2019/605 Karar sayılı kararıyla şirketin ihyasına karar verildiğini, davalı şirkete tasfiye memuru atanmadığını, ipoteğin fekki talebiyle yargılamanın devam ettiği Bala Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında yapılan işlemler ihya olunan şirket aleyhine sonuç doğurabileceğinden şirketi temsil edecek bir kimsenin varlığına ihtiyaç duyulduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davalı şirkete temsil kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..her ne kadar İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/640 E -2019/605 Karar sayılı kararında resen terkin işleminden dolayı yapılan ihya işleminde tasfiye memuru atanmasına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığından bahisle tasfiye memuru atanmamış ise de; kendisine temsil kayyım atanması talep edilen şirketin sermaye artırımı yapmaması nedeniyle sicilden terkin edildiği, bu nedenle münfesihlik durumunun ortadan kalkmadığı ve kendisine tasfiye memuru atanması gerektiği; tasfiye memuru tarafından temsil edilmesi gereken şirkete kayyım atanmasını talep etmekte ise hukuki yarar bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince tesis edilen hatalı işlem müvekkili aleyhine sonuç doğurduğunu, ihya talebi kapsamında tasfiye memuru atanmasına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle tasfiye memuru atandığını, temsilcisi bulunmayan davalı şirkete kayyım atanması taleplerinin hukuki yarar bulunmadığı ileri sürüldüğünü ve neticede davalarının haksız yere reddedildiğini, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/640 E. Sayılı davanın tarafı olmadıkları ve bir talep imkanları olmadığından ayrıca verilen karar kesinleşmiş olduğundan ihya davası kapsamında tasfiye memuru atanmaması nedeniyle; taraflarınca iş bu davanın açılmış olduğu gözetilmeden karar verildiğini, davalı şirketin ihya edildiğinin ve verilen kararın kesinleştiğinin ortada olduğunu, dolayısıyla şirketin temsili noktasında eksiklik bulunması nedeniyle Bala Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/176 E. sayılı dosyası ile taraflarınca, davalıya temsilci atanması için süre verildiğini, iş bu halde dahi hukuki yarar yokluğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, ipoteğin fekki taleplerini içeren dava dosyası kapsamında şirketin temsili gerekmekte olduğundan dava açmakta hukuki yararları bulunduğunu beyanla istinaf başvurularının kabulüne, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne ve şirkete temsilci atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava; davalı şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Eldeki davada, davacının davalı şirket aleyhine Bala Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/176 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin fekki davası açtığı, yargılama sırasında İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirket hakkında verilen ihya kararında şirkete bir temsilci atanmadığı gerekçesiyle davacıya davalı şirkete kayyım/ temsilci atanması için yetki verildiği görülmüştür. İhyaya ilişkin İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/640 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalının ... olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı şirket aleyhine davacı tarafından Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/432 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan ipoteğin fekki davasında, Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun geçici 7.maddesi uyarınca taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davalı şirketin ihyası ile ticaret sicile tescil ve ilanına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kararda tasfiye memuru atandığına ilişkin bir hükmün yer almadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/640 Esas sayılı davada taraf olmaması, kararın kesinleşmiş olması ve ihya davası kapsamında tasfiye memuru atanmamış olması nedeniyle eldeki davanın açıldığı belirtilmiştir. TTK'na geçici 7. Maddenin eklenmesine dair 6335 sayılı kanunun 38. Maddesinin gerekçesinde "Geçici 7.madde ile münfesih olmasına veya sayılmasına karşın tasfiye edilmeyerek ticaret sicili kayıtlarından terkin edilmeyen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve sicilden terkinine ilişkin düzenleme yapıldığı" belirtilmiştir. Dosyada mevcut İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 14.02.2019 tarih ve ...sayılı yazısına göre 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 20.Maddesi gereği davalı şirketin sermayesini artırmadığından, sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine göre 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiği görülmektedir. TTK'nun geçici 7.maddesinde şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir düzenleme bulunmamakla birlikte münfesihlik durumu ortadan kalkmamış şirket hakkında verilen ihya kararının ek tasfiye olarak değerlendirilip, aynı Kanun'un 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı olarak ihya ve aynı zamanda tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11.HD'nin 2023/6368 Esas ve 2024/55 Karar sayılı kararı) Hukuki yarar dava şartlarından olup, 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesine göre, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan, olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Eldeki davada davacının, davalı şirket aleyhine açtığı ipoteğin fekki davasında taraf teşkilinin sağlanması için davalı şirketin ihyası amacıyla dava açarak TTK'nın 547. maddesinin kıyasen uygulanarak davalı şirkete tasfiye memuru atanmasını talep etmesi gerekirken davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025