11. Hukuk Dairesi 2021/6254 E. , 2023/1057 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1456 Esas, 2021/791 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/97 E., 2018/355 K. Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar ve…
**11. Hukuk Dairesi 2021/6254 E. , 2023/1057 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1456 Esas, 2021/791 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/97 E., 2018/355 K. Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ECOPİRİN PROTECT", "Ecopirin" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin “SCORPIRIN” ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysa itirazına mesnet markaları ile dava konusu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gibi tescil kapsamları da aynı bulunduğundan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, zira basiretli davranması gereken davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmadığının söylenemeyeceğini, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini, diğer taraftan dava konusu markanın, Sağlık Bakanlığı’nın, ilaç ruhsat başvurularında piyasada ruhsatlı olarak satılan ilaç isimlerinden en az üç harf farklı olmak koşuluyla bir ilaca ruhsat verilebileceği yönündeki yerleşik uygulamasını dahi karşılamadığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 29.01.2018 tarihli ve 2018-M-439 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığını, ilgili tüketici kesiminin doktorlar ve eczacılar olduğunu, nihai tüketici niteliklerinin iltibas değerlendirmesinde tali önem taşıdığını, dolayısıyla dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, dava konusu markalar arasında benzerlik olmadığından tanınmışlık itirazının değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını ve davalının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.