7. Hukuk Dairesi 2011/7126 E. , 2012/6633 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/77 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı
**7. Hukuk Dairesi 2011/7126 E. , 2012/6633 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/77 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacının bayii ... tarafından Hazine ve ... Belediyesi Tüzel Kişiliğine karşı 1989/77 esas sayılı dosyası ile açılan tescil davası Kadastro Mahkemesine aktarılmadan davacısı adına tesciline karar verilmiş, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Davacının, bayii olan ... tarafından tescil ilamına konu taşınmazın vasiyetname ile kendisine vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin tenfizi ile adına tesciline karar verildiğini, Tapu Sicil Müdürlüğünce yapılacak tescil işlemleri sırasında tescil edilecek taşınmazın 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz olup olmadığı hususunda tereddüt doğduğu için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. 7.Hukuk Dairesince; her ne kadar tescil davası aktarılmadan kesinleşmiş ise de sonuca etkili olmadığı, tescil hükmünün dayanağı olan haritanın 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenerek malik hanesinin doldurulması gerektiği hususlarına değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece, 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın aktarılan davanın kapsamı dışında kaldığı gerekçesi ile davanın redddine, 111 ada 78 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan usullere göre tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine, ancak önceki ilamda bu konuda karar verilmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç, dosyadaki delillere ve davanın niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda uzman bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 12.06.2009 tarihli rapor ve haritada davacının tutunduğu tescil ilamının dava dışı 111 ada 130 parsel sayılı taşınmazı kapsadığını bildirmişlerdir. Mahkemece 111 ada 130 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve dayanağı belgeler getirtilmiş, incelenmesinde, ... tarafından Hazine ve ... Belediyesi Tüzel Kişiliğine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasının taşınmaz hakkında davalı olduğundan söz edilerek malik hanesinin açık bırakılması suretiyle tespit tutanağının düzenlendiğinden, davanın Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, davacısı ... adına tesciline karar verildiği, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve 02.03.1999 tarihinde tapu kütüğüne tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ... davaya dahil edilmiş ise de az yukarıda sözü edilen uzman bilirkişi raporuna göre eldeki davanın konusunu teşkil eden tescil ilamının dayanağı olan haritanın 111 ada 130 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı bildirildiği halde davaya 111 ada 130 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam edilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Zira eldeki davanın aktarılan dava olduğu gözetildiğinde, kapsadığı taşınmazın zeminde belirlendikten sonra, bu taşınmaz için düzenlenen tutanağın davalı hale getirilmesi, yargılama sonucunda gerçek malikinin belirlenmesi gerekir. Davacı ...'in tutunduğu tescil ilamının kapsadığı alan Kadastro Müdürlüğünce 111 ada 78 parsel sayılı taşınmaz olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tutanak düzenlenmesi, yapılan işlemin idari bir işlem olduğu gözetildiğinde aktarılan davanın kapsamını belirlemekle yükümlü Kadastro Mahkemesini bağlamayacağı kuşkusuzdur. Öte yandan, mahkemece davaya dahil edilen ... adına 111 ada 130 parsel sayılı taşınmaz hükmen tescil edilmiş ise de eldeki davanın davacısı ya da bayii ...'in davada taraf olmadığı dikkate alındığında kesin hüküm teşkil etmeyeceği de açıktır. Diğer yandan, davacı ... ve davaya dahil edilen ...'in tutundukları tescil ilamlarına dayanak haritanın sınırlarında bulunan komşu taşınmaz maliklerinin isimlerine bakıldığında aynı yeri kapsaması mümkün görünmemektedir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ... davalı tarafın tutunduğu tescil ilamlarının dayanağını teşkil eden haritaların uygulanması amacıyla yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişiler, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile 111 ada 130 parsel sayılı taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan haritalar yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmeli, davacının tutunduğu tescil ilamının asıl dava konusu olan 111 ada 130 parsel sayılı taşınmazı kapsadığının belirlenmesi halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir. Davalı ...'in tutunduğu tescil ilamının dayanağı haritanın arz üzerinde kapsadığı yere tekabül eden taşınmaz hakkında dava açma hakkının bulunduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemece bu yönde araştırma yapılmaksızın, delillerin takdirinde yanılgıya düşerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ...'nin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 03.10.2012 günüde oybirliği ile karar verildi.