11. Hukuk Dairesi 2014/10520 E. , 2014/15293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 gün ve 2010/515-2013/67 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.03.2014 gün ve 2014/3675-2014/5717 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya iç
**11. Hukuk Dairesi 2014/10520 E. , 2014/15293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 gün ve 2010/515-2013/67 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.03.2014 gün ve 2014/3675-2014/5717 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili; davalı firma ile, ... dışından ithal edilecek kömür nedeniyle yapılacak boşaltma işlemine ilişkin 10.01.2002-31.12.2002 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme ve tarife hükümleri gereğince 81.589 ABD doları fark alacağı tespit edilerek 10.01.2003 tarih 158 sayılı yazı ile davalı firmadan bu paranın ödenmesinin istenildiğini, bunun üzerine davalının ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/86 esas sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası açtığını, mahkemece yapılan yargılma neticesinde verilen ret kararının davalı firmanın temyizi üzerine bozulduğunu, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 22.07.2010 tarih 2010/127 esas, 2010/334 karar sayılı ilam ile, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu kararın halen temyiz aşamasında olduğunu, temyiz aşamasında bulunan karar uyarınca davalının 25.848 ABD doları borçlu bulunduğunun tespiti üzerine 23.09.2010 tarihinde bu miktarın davalı firma tarafından ödendiğini, ancak paranın ödenmesi sırasında 31.12.2002-23.09.2010 tarihleri arasındaki ticari faizinin ödenmediğini, davacı kurum tarafından yaptırılan hesaplama neticesinde 18.339,61 ABD doları faiz alacağı olduğunun tespit edildiğini, bu alacağın ödenmesi için davalı firmaya 01.10.2010 tarihli yazının yazıldığını, ancak davalı firmanın alacağı ödemeye yanaşmadığını, ileri sürerek 18.339,61 ABD dolarının temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulü karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 24.03.2014 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.